Cumartesi, Ekim 30

6 sene önce bir zaman

book of answers kitabının da oldugu bir mekanda, adını vermicem cok bilindik,
bir takım kız, elimizden kitabı cekiştirp biz bakıcaz, buralar bizim yapmıslardı
hırs ve kıskanclık..
oralar sizinse zaten cümle içinde kurmanız gerekir mi?
kitabı eve götürmeyi hiç düşünmemiştik.

kızlardan biri sonrasında sevgilisinden de kıskandı,
ona da anlam veremedik..

neyse 6 yıl gecti, ögrendim ki, o kız o kız ve arkaası..

yazı okununca ekizokızı hissi verdi, bizim köyden komşular.

done ve rıfat

bugün çalışma arkadaşlarım done ve rıfattı. vereceğimizine vin temizlikçileri, sabah onlarla karsılastıgımda suratları asık, hayattan bezmiş bir havaları vardı, kendine pek bir görev ayrımı sagamıs, bana herseyi en ince detaylarına kadar anlatıp anladın mı edasında olup, tüm işi yan çizmek, adam dinlememek ve ben biirim olan aslında tam benlik bir sahıs onları arabana hadsizce azarlamıs.
seytan dürrtü, bende o bana camarsıhane ile ilgili gene sorulmadan bence kur temzıleme ve diye baslayan bitmeyen tukenmeyen acıklamalar yaparken direk, sen al götür ve senin sorumlulugunda bunlar gittikleri ebata ıslak temizleme ve üyü olarak geri gelecekler dedim.

Done hanım, bana sen gibi davransalar ben mutfagı 7 kere silerim dedi,
herkes sevilmek istiyor, sevildiğini bilerek calışmak, o zaman severek çalışıyor..
yaptıgın iş, temizlikte olsa, doktorlukta. bende dokturumu sevmediğim için degiştirdiğim oldu.

bu konu karısık.
seviyorum sevmiyorum, sıcak soguk secimlerle bugüne kadar geldim.

yorulmusum yazamıyorum daha fazla.
sanırım temetık olarak
sevgi
sevdiğin iş için tuvalaet temizleyip çöp atmak
herkesin ne işte olursa olsun içinde büyüttüğü komplekleri karsıya yansıtması
iş secmesi
ben bunu yapamamları
nasıl gidip pazarlık yapmassın ve ya hiç yardımcı olmassın.
adam dinlemezsin ve dinlemediğin yanlıs bilgi ile kişilerin bir saatine mal olabilirsin.

kurtulus caddesinde, tasfırında yemek fena değil ancak etrafa baktıgımda burası da istanbul diyorum, zamanında eas istanbul burasıymış, diyorsun..gene de seviyorum. istanbul u ..burda etrafta gördüklerim ve kişiler ile bir bag kuramasamda, küçük pazarı andıran manavları sevdim. İtalya balkonlarından küçük fransız köylerinden sarken sardunyalardan bol bol sahip olunan sadece bir handa tek balkon olan evi sevdim, s ile başlıyor hanın adı ancak su an aklımda degil.
Salı günü konuk sanatcı getirirken özel gidip oranın fotografını cekiyor olacagım.

içeride done teyze celiktepeli mesela ve ben celiktepeyi hiçbiryere deişmem diyor,şimdi gidicem akşamları balkonumdan dısarı bir bakıcam oh tüm yorgunlugum gidecek diyor, o denli keyifli ki, memenun oldum. bizim sevgili teknik olmayan hiçbirseyden sorumlu durmayan, dinlemyen sinir bozucu bey ise gelip bu kişiyi azarlamış.

tatsız, gereksiz.

birde dün aksam gece bir suları uykumdan uyandım cebimde missed call vardı, eski bir sevgili..
sonra mesaj attım, hayırdır birini gördün de bana haber vermk için mi aradın, hayır kızııııım diye yıllar önce kulaklarımda cınlayan kırmızı perdeler zamanı sesiyle cınladı.. bugün arayaı dün gece benim cumhuriyet bayramımı kutamak için araıgını söyledi.
erkek psıkılojisi, içinden o gelmiş.

su an perdeler takılıyor
kimse akıl yurutmuyor tüm perdeler asılmıs ve pede arttı deniyor, herkes kendi işi hakkında ne olursa yaptıgı akıl yürütmeli
biri ince tül ve altta digeri de kalın ve ustte gibi dusunulmuyor veya artanları yanına assak daha da ıyı olabilir mi gibi, neden evde fazla perde cıksın?

bu bir cahil insan örneği okulsuz yani..
okullusu da var boyle ellemem dokumamam diyen

en guzelı herseye elleyıp dokunana kaldırıp konduran okullu veya okulsuz
konu cunku kumasında..
kumasında olmayan kişiler ise karın agrısı her an..

işin mutfagı bu ise, girdim, memnumiyet hakim.
sevdiğin bir iş ugruna gerekirsem tuvalet de temizlersin denir, mecazi yaptım.

iş tanımı ve içeriği de bana bağlı, herseyin bende düğümlenmesi gibi, o da bende düğümleniyor.

Cuma, Ekim 29

tam evden

cıkarken nasıl olur da tam derinden yaşlar gelir ve ağlamaya baslar insan.

kurtuluş, inci, ara, mektup, metro.

Cuma, Ekim 22

kadim dost coka'ya..

Coka Merhaba;

Madem bu bloga her an birsey olabilir ve sen baska bir aleme gidebilirsin hissi ile gelip okuyorsun, meraktasın, al sana bir yazı. Konu sensin, bu gün de bu oldu.

İçim içime sığmıyor, sabah dusta gene cok eglendim, bugün için kendimle konustum, şu an uykun var evet ama bir an önce uykunu unut ve işe git dedim. Teomanın o kadar güzelsin ki sarkısını, o kadar osmansın ki özge kaldım yanında diye çığlıklar atarak söyledim. Fonda beynimde bir yerde de dün aksam ki hint muziği..

Seninle konusmalarımızı ve dünyayı algıladıgımız ve önemlisi de dünyada algılayaMAdığımız yeri cok seviyorum.
İlelebet algılayamayacağımız çirkinlikler bize dokunmadan hep etrafımızda olacak, ve biz o sırada yerdeki salyangoza bakıyor ve ya bulutların varlıgı ve yoklugunu tartısıyor olabilir, biraz gercek biraz yalan yasarken kişiler, hep kendi gerceğimize sahip cıkıp, birbirimize ve yakınlarımıza hiç yalan olmayacağız.

Ben bunu hissediyorum ve yaşıyorum.

Kız kardeşin gibi seninle ilgili meseleleri üstüme alınıp mesele etmeyi de seviyorum.

Aramızdaki keyifli durum nerde nasıl basladı ve gelişti o kısmı kacırsam da, şu an olanla çok mutluyum. Birbirimizin hayatına açtığımız pencereler ve tanımadığımız hayatlara yaptığımız ve yapıyor olduğumuz dokunmalar ne tatlı. Bu hayatlar bunu kendi üstlerine alınsalar da ne fark eder? Helali hoş olsun. Farketmeden de dokunuyoruz etrafa. Dün akşam yanına gelip sana birşeyler fısıldayan kişi bunun kanıtı!


Aslında hep okurken kendimi iyi hissettiğim Küçük Prens romanından çıkmış gibisin.
Küçük Prens konulu konularda hep yanımda olman, saflığıma beni sevindirmene seviniyorum.

Şanslıyım.

Senin eserlerini bile bodozlama eleştirip, sevdim sevmedim dediğim zamanlar için de tesekkür. Bana bu lüksü sağlaman, senin tam bir insan olmandandır. Sen çizersin ben sevmem ve bu sadece çizdiğinle ilgilidir, senle değil. Yeri gelmişken beni çizdirtme ve sen çiz bol bol. Bana çizim takımı almayan utansın.

Şanslıyım, teşekkür ederim sana!



.ILUSTRASYON Coka İÇİNDEKİ de Coka.

Perşembe, Ekim 21

rüyalarda buluşuruz.

cidden çok özleyince rüyana mı giriyor, çok düşününce mi?
gerçek olmadığını bildiğim halde özlemim gitti, hersey kafada biter lafını da burda tecrübe ile sabit onayladım gitti.
seni çok özledim ve rüyama girdin, dün gece beraberdik yedik içtik gezdik tozduk ve şimdi şu an ben sanki seni görmeden seninleydim gibi bir durum var ama gerçek degil. özlemim geçti mi evet.
al sana paradoks ve gercek hayal kesişmesi.

hayır hayır kesinlikle bunu ölen birini her zaman düşünerek ona bağlı karı ve onu yaşarıza getirmicem. getirsem de getirmicem.

yeni bir kalvyeden merhaba dünya ve öbür dünya.

Çarşamba, Ekim 20

dar allar

beynim kafama dar
ruhum bedenime dar

dusunduklerim kelimelere fazla

su an catlamak ve patlamak uzereyim
zaman bana hep kisa

aklim benden once

Salı, Ekim 19

ISTANBUL HAVASI

ISTANBUL HAVASI GIBIYIM
DEGISEN
DUN YERLERDE OLAN RUH HALIM BUGUN NASIL DA TATLI BIR YUKSEKLIKTE..

YEDIKLERIMIZLE VE DINLEDIKLERIMIZLE ALAKALI GERCEKTEN.

GINGER VE PEYNIR
LIMON
KIRMIZI BIBER
VE YEMYESIL SALATA KIVIRCIK ROKA GIBI

yasiyorum

kendimi zorlamayi seviyorum
kendimi sorgulamayi seviyorum
hemen her gun bu mu diye hissetmeyi bu degilse ne
demeyi seviyorum
sevmesem yapiyor olmam
bana bir yerde memnuniyet vermese devam etmem biliyorum kendimi

su an baktigim ekran gelen mailler etrafimdaki yuzler kalkis saatim
printerin formati gibi herseyim degisti
degismeden degismeye  calisinca son iki hafta cok daraldim.
simdi bende mac e gectim kafada. windows yok artik beynimde.

tam bu degisimin gobegindeyken tum enerjimi kullanirken anlamaya ve geldigim noktanin bana uygunluguna kendimi ikna ederken, bir de nasil ask acisi cekip debelenebiliyorum
kendimi tebrik ve takdir ediyorum
en onemlisi de kabul ediyorum

dunya duzenine uyamadigim halde kendi duzenimde devam edip icimden gelenleri yapma ve askin pesinden bencilce kosma serbestimi sonuna kadar kullandigim icin.

dun gece icimden gecenleri duvara karsi konustugum smslerden sonra kahkalar icinde uyuya kalmam en az opusuren aldigim haz kadar rahatlatici ve dusunce durdurucuydu.
 yasayip yatinca insan kendine olan sorumlulugunu yerine getiyor.
tohumlarini ekiyor
elbet bicecek tohumlar var cunku
karsindaki evet ben gordum tohumu bana ektin fakindayim iyi veya kotu niyet belirtmese de.
onaylanma ihtiyacini bitir ozge.
cidden.

kendini onayladiktan sonra baska bir onaya ihtiyacin yok.
mesela meselen bu sabah ne denli farkli bir nokta da
neden
kendini onayladin ve yetti de ondan.

hersey oldugu an gercek ve guzel.
olanla ölen.
yasasin an.

Pazartesi, Ekim 18

eger ki ben bir rüzgar gülüysem..

dönme nedenimi rüzgara baglıyorsam, durgun bir havada kendi elimle dıs güc olup gene kendimi döndürmeyi basardıgımı neden kabul etmiyorum.

durgun havaları ben sevmiyorum, bana ne hadi bakalım rüzgar cıksın da ben dönücem demediğim ne belli..

öyle.
böylece kabul ediyim ben bunu.

yoksa bu kadar yorulmazdım.

bir de ben cocuklugumda biryerde kaldım. büyümedim.
bu hem eglenceli hem değil..
sistemin içinde bunu algılayan var algılamayan var, bu da sorun değil
algılanmadıgım anları taktıgım anlar kalbim daralıyor bu sorun.

kırılganmısım, hassasmısım bundan sertmiş dısım.
kabul.

belki belki de..

leyla benı arkadası sanıyor ya, belki gercekten onun arkadasıyım. belki gercekten büyümedim, anlamadım, sıkılınca aglayan üzülen ve istediğim her ne ise olana kadar aglayan biriyimdir.
hep beni sevsinler, öpsünler güldürsünler ve bana baksınlar istiyorumdur.

belki de bana bu hiç yapılmamıstır ve öfkem bundandır.

olabilir mi?

Cumartesi, Ekim 16

oh dedim//

geceden baslayan gece 3 de gelen bir kriz tum gun beynimde dolandi durdu
su an alacagim john friedanin kokusu ile saclarimi yikadigimi hayal ediyorum
saclarimdan akan kopuklerin omzumdan ayaklarima akarken head over heels hissttigim askid abenden alip suya akitacagini ve kendimi hafiflemis bir halde yataga atip temiz bir uyku sonunda yenilenmis kalkicagimi hissetigim bir sabahin hayalini kurdum//
ya da kacta kalkarsam
kakltigim o saatte
evdeki messy
clutter havayi delip gecmeyi
ferahlatmayi aynen kendimi yikladigim gibi evimi ve kafamin icini yikmaka ve kalbimi elime laip sikmak icinde topladigi duygulari akitmak istiyorum
ve ne guzel tum bunlar yarin sabah olu bitmis olacak
akil alamk vermek gibi isleri sevmedim ve sevmicem

kendimin tek dostu kendimim
icimden geleni yaptim
acik oldum
iyi ki yaptim

oh dedim/

Çarşamba, Ekim 13

mutluluk reçetesine giden yolda cevaplar...

, Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik,
evet.
, İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl,
bazen.eglenmekten kendimi alamiyorum.
, Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat,
fazlasiyla.
, Kendini sevecek kadar özsaygı,
evet.
, Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu,
fazla ve zarar ver'yor bana.
, Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret,
var.
, Sorunları çözecek kadar yaratıcılık,
beni yasatan duygu bu.
, Her an gülecek kadar mizah duygusu,
istesem evet..sadece gulerim bu seferde.
, İyi bir yarını bekleyecek kadar umut,
gel git halinde.
, Hayatı bütün değerleriyle yaşayacak kadar bir sağlık,
allaha şükür.
, Sahip oldukların için şükran duygusu
evet. daha yukarda ettim.

Salı, Ekim 5

istiklal caddesi, namı deger nehir.

istiklal caddesi,

merhaba,

sanırım sen en çirkin ve kalabalık halinle bile güzelsin.. verdiğin his aynı değişmiyor, sanki hersey kucak acan en hosgörülü ve eglenceli insan modelisin.
trafğie acık olupşu an kamyon seslerinden basın şisse de iyi görünüyorsun.

Bundan sonrasında içindeyim, ofise geldim, 40 dakika önce kimse yok, sanırım iş bası
10  da. bu da ne güzel bir his..motive hissetmem içi tüm sartların bir aarada oldugu bir olusumdayım.

bende yavastan dün gelen mailleri okuyup, heycanım gecese okuduklarımı anlayıp işleri yapmaya baslıyacağım..

ask hissi içindeyim..
erken yattım, teli kapadım da uyudum , uykumu iyiy alıp günümü iyi gecirmek için ne gerekiyorsa yaptım, bornoz akıntım dan sonra, agar olmayan yumusak beyaz yorgan arayısım da sona erdi, dün pat diye buluverdim, huzurlu odamda bir bulutun altında hafifce uyudum ve hafif uyandım..

şimdilik bu kadar,
seni seviyorum istiklal caddesi, ve garanti han.

Pazar, Ekim 3

telling tenderly..

Manik – Geyik


Zarif, koruyucu, psişik. Peyote Geyiğin ayak izidir. Ölümü ve öte hayatı biraz tattıktan sonra, şefkatli oluruz ve gücümüz yenilenir. Sabrı ve toleransı tecrübe ederiz. Şimdiye eriyen bir

geçmiş ve gelecek duygusu vardır
 
KOSKOCAMAN BİR KALPLE, YUKARDAKİNE ASIK OLDUM...
 

Ix – Jaguar

Dünya’nın sihrini bilen Şamanik kabile. Kediler gibi sakindirler,

jaguarlar gibi  hüküm sürerler! Yüksek tonlu bir sezgi, nazik ve bağımsız...

Jaguara biraz kedi nanesi verin!


MAKE IT MINE ...


BASIMIZA GELEN EN ACIMASIZ VE CAN YAKICI SEY YA POTANSİYELİMİZİ ORTAYA CIKARAMAMAK YADA ASIK OLDUGUMUZ ADAMIN YANINDA OLMAMAKTIR.

ASIK OLDUGUMA GOZYASLARIMIN SAYISI KADAR SUKUR..

WHAT EVER WILL BE WILL BE!


MANİK - GEYİK




Spiritüel, Güçlü, Gözü yılmaz, Kararlı, İlham dolu, Kendine güvenli, Dışa dönük, Sevecen.



Geyik gününde doğan insanları sembolize edecek bir özellik varsa o da güçlü olduklarıdır. Bu günde doğanlar cinsiyetleri ne olursa olsun belli bir erk taşırlar. Geyik şamanizmde de erki sembolize eder, ve şamanlar erk toplamak için geyik eti yerler. Geyik burcu insanları genelde güçlerini çok direk olarak ve kuvvetlice ifade ederler, ve bunun yumuşak ve kibar geyik stereotipi ile hiçbir ilgisi yoktur.



Tahmin edilebileceği üzerine Geyik insanının hayattaki en önemli mesele bu gücün doğru kullanımıdır. Hedeflerini sürekli olarak sorgulamak bu konuda Geyik insanına yardımcı olabilir. Sahip oldukları inanılmaz kaynakları başkalarının iyiliği için mi yoksa üstü kapalı olarak kendi bencil arzuları için mi harcadıklarını tartmaları faydalı olacaktır. Bunun öteki ucu ise etrafındakilerin haklarını savunurken kendi haklarını savunmayı ihmal etmektir ki bu da sık sık onların başına gelebilir.



Olumlu Özellikler: Zarif ve Cesur Otorite sahibi, Büyük lider veya rehber, Dengeli ve sorumlu, Şefkatli, Taahhütleri yerine getirebilir, Takdir etmeyi bilir, Şöhreti sever.



Olumsuz Özellikler: Hükmeden, Araya giren, Buyurgan.


KALP

Ağzı sıkı, Duyarlı, Zeki, Psişik. Rahat, Gevşemiş, Uysal, Dalgalanmaz.


Jaguar gece görüş yeteneği son derece yüksek bir hayvandır. Jaguar gününde doğmuş olanlarında diğer insanların görmediklerini görmek gibi bir yetenekleri vardır, aynen bir Jaguar gibi. Bu yüksek Şamanik ve Psişik yetenekler ile Jaguar insanında kendini gösterir.

Mayalara göre Jaguar gününde doğanlar zengin olmaya meyillidir. Ama bu zenginliğin bir bedeli vardır ki bu bedel kendini hastalıklarla gösterebilir. Jaguar insanına zenginliği getiren güç aynı şekilde dönüşüm içinde bir baskı getirir. Dönüşüme direnç gösterildiğinde ise hastalık ortaya çıkar. Tabii ki bunun bir çözümü vardır: dönüşümü kabul etmek ve iç dönüşümü kucaklamak. Dönüşüm ihtiyacına ayak uyduran bir Jaguar insanı çok güçlü bir Şaman figürü olarak karşımıza çıkabilir.



Olumlu Özellikler: Gayretli, Pek çok yeteneğe sahip, Çevik, İyi ebeveyn.




Olumsuz Özellikler: Aşkta zayıflık gösterir.  ( EVET KABUL, YAPMICAM)

isimlerim yorumlaması...

Buradaki Bilgilerle Kendi İsminizi Analiz Edebilirsiniz...



özge
mürşide özdoğan

2 ö
2z
2g birde yumusak
1e
1a
1n

atılgan sıkıntılardan kurtulmak için mücadele eden, içine kapalı bilimsel acıdan okuma seven, üstün güçlere sahip basarısı sürekli engellen,sert yapıya sahip cok üretken ve güçlü...inatcı gerginlikten de g den..

özleri agarlıkta bakmakta fayda gördüm,
öö m
olsun

içine kapalı tüccar..:)
..........................................


Buradaki Bilgilerle Kendi İsminizi Analiz Edebilirsiniz...







A: Atılgan-enerjik

B: Ön sezileri kuvvetli

C: Konuşma ve yazma yetenekleri olan

Ç: Zevk sefa düşkünü

D: Üstün güçlere sahip

E: Sıkıntılardan kurtulmak için mücadele eden

F: Uysal, güvenilir

G: İnatçı kişilik, gerginlik

H: Sakin ve durağan

I: Hassas

İ: Kırılgan

J: Kaprisli ve kıskanç

K: Başarılı, unvan sahibi

L: Sanatsal yeteneğe sahip

M: Ticarete yatkınlık

N: Sağduyulu

O: Gizliliği sever

Ö: İçine kapalı

P: Kendinden emin

R: Sert yapıya sahip

S: Hayalperest

Ş: Çok üretken ve güçlü

T: Duygularını zor açabilen

U: Durgun, çok ağır hareket eden

Ü: Başarısı sürekli engellenen

V: Kendi içine dönük, umursamaz

Y: Geçmiş üzüntüleri sürekli yaşarlar

Z: Bilimsel açıdan, okumayı seven.

Cuma, Ekim 1

mesela 2

Az önce evden çıkıp, unkapanı yoluna çıkan ben şu an sarap yanında eski istanbul beyefendisi kestane kaynak suyu yemeğimi bekliyorum, tam nispetiyeye cıkmıs ve metroya ulaşmadan kitap bakıyım demişken, birşey beni cekti ve all sports'da gözlerini sevdiğim çoçukla oturup cok ( çok deme fazla makul ol)  keyif aldıgım masayı goren bir masadayım..


Çantamda, iki kitap, bir netbook var. 5 adet buzdolabı poşeti, üzerlerine kırmızı oje ile ailemin baş harfleri yazılı, ki içlerine harfe göre hislerlerle kum koyacagım ve dileğim onlar için en dogru ve hayırlı olanın yollarına cıkması, kendime düşünemiyorum sadece, aile anlayısım çekirdek. Çılgın dağıtık ve fakat bir ailem.

Etraf iki tane iş için buluşmuş kişiler dısında tek'lerden olusuyor, birkac da orta yaşın üstunde tipleme facebook muhabbeti yapıyor, helal sana facebook, bir daha senden ne cıkıcam ne kıl olucam ne de insanlar kendilerini gizliyor ama eşşek gibi comment bırakmadan da sağı solu geziyorlar demicem, kızdıgım sen degilsin bir platrfom olarak, salak insanoğlu. Gizemli olmayı maskeli olmakla kendini gizlemekle karıştıran gürüh. Gizem, net olandadır, tanımayı seçene, seçmeyi severim.

Gözlerini begendiğim çoçuk, gözlerinden kollarına geldiğimde zaten yok olan çoçuk, derin bir ah cektirip sarabımdan bir yudum aldırttın bana, farkındır.Bana gündüz dündüz içtiren çoçuk..  2010 yılımın son 3 ayında yoksun. Sen bana fazla iyisin cosmopolitan lafarına gönderme mi yapıyor ki dediğim , tam anlayamadığım, üdtü metal kaplı içinde bulutlar kaplı beni benden alan çoçuk... Ben de şaşırdım neden 3 ay, yoksa, ocak gibi gelmeyi mi planladın hayataıma da şu an bana gaipten yazdırdılar, yoksa ses cıkmaynca merak eden kesimden misin? En başta sıkılıp sonrasında sesssizliğe ses veren misin? Yumurtaya can veren allahımsa benim artık şiş gözlerle gezmekten vazgeçip, göz yaşlarımı başka şekillerde akıtacağımın da bir habercisi midir, bu kararım.

Mama geldi.

Rokalar sanki çiçek pasajndan babamın ögrettiği;  bir günde annemi özledim diye ayva alıp; yediğim manavdan alınmış. En sevdiğim manav, artık iş çıkışı o manava uğrayıp ordan manav işlerini halledebileceğim.

Mutluluk nedeni 1. Akşam Ankara, mutluluk nedeni 2.

Mama da tam mama, tam şu an yemem gerekeni seçmişim, sebzeli strudel, ben bunu yaparım da fırınım yok, olan fırınla yaparım ince olabilir, fırın kısa. Sebze severim, şarap severim, s seviyorum gibi durum var, sevgi severim, senaryo yazmayı severim, a, kendimde bir nokta çoğunlukla s ile başlayan şeyleri seviyorum.
S sever özge. Klavyeden ş de kabul, s, ş sever bir kadın.

Ne diyordum, All sports, all olmasa başında o da S, sahne severim, aman tanrım, ne kadar S mişim haberim yokmuş. Sarımsak, soğan, bu S konusu burda kapansın.

Sanat, sır, sefahathane derken sevdiğim hersey S

Güneş  yanağımda ve kestane suyu çarptı beni, şisesinde ki değişik tasarımlı ki şişe  severim, şisesindeki boğaz köprüsü o kadar zarif ki, bayıldım. 1954 den bu yana, ne tatlı, yıllanmak..Bu arada All sports'un kitabı cıkmıstı almadım, alıyım, Zehra Akay, yemek tariflerini yazarken hemde burdan anılara yer vermiş, tatlı.. İçinde samimi insan paylaşımı olan bir yemek kitabı özeldir.

Samimiyet severim. Gene S

Şımardım, s lere taktım, şımarıklık da severim, gider şımarıklara asık olurum, bakınız aşkın en çok ş sini severim, şıp sevdi sevmem, şıp yaptı bey hiç sevmem. Bu benim yaratımım değil, Ferhan Şensoy yaratmış, bende sevdim, kullandığıma kızmaz, okuduguma sevinir, Ferhan Şensoy severim, şu an yanımda en sevdiğim renk olan mor ile, kapak yapmış olduğu gene S ile başlayan son kitabı var,
Seçme sapan şeyler..
S konusu takıldı.

Sirtaki, özellikle tabakları çat çat çat kırma kısmı, sahile bayılırım, gün doğarken ve batarken ki kesinlikle farklı batımı ve doğumu. O anlarda renk değişiminden mutlu olurum, allahtan hersey değişiyor ki derken , allah sorgulması yapmaktan geri kalmasam da benim bilmediğim algımın ötesinde bir güç tarafından
değişen bu renklerin hayatta da değişimin bir kanıtı olduguna inanarak rahatlarım,

Allahtan hersey değişiyor, yoksa katlanılmaz olurdu.

Derken başımı kaldırdım,karşımda bana bakan biri var, yok sen değilsin gözlerine bakmaya doyamadığım çoçuk, çok ta bakamadığım çoçuk, baktığım kadarı sana çok gelen çoçuk..Başkası..

Neden bakıyorsun bana, ne ilginç geldi, tekim diye mi? Burayı sevme nedenim herkes genelde tek oluyor, ve tekliğin normal oldugu bir yer, en güzeli, tekken etrafla konuşma ve arkadaslık etmek..

Tek mi çift mi? derdi babam eskiden bir oyunda ben genelde tek derdim.

Tek sayı severim.
Sek severim herseyi, gene S.

Ne güzel olurdu, kendine has yürüyüşü ile şurdan girse safi göz adam, bana baksan ben sana bakmasam, azarladın beni diye, azlaşmamı istedin diye, becerebilsem yapardım, Sana bakasım var. 

Sırtta bir kavisimsi baş önde, tatlı ve sakin ancak hızlı ilerleyen bir yürüme ...
Bir de sırt severim
Hayat güzel.

Seni seviyorum, S severim ya ondan...

30 eylul - 1 ekım

1 ekımda kas ta oldugum bir zaman vardı..
sabah o hs ve aldıgım bir mesajın sıkısntısı ıle uyandım.
mesaj sıkıntılarına son vermek kararımdır.
birazdan ıstıkamet aksaray ve unkapanı ordan da malum yer.
ıstanbulum olmayan ıstanbulu gezme gormek bana bir haylı heyecan ve dusunce katıyor.
etrafan duydukların muthiş.
cok gezen mı bılır cok okuyan mı emın degılım..sanırım sonunda ıkısıde aynı..
cok bılmek neden?
bilmiyorum
zevk meselesi sanırım
yasamayı secmekten ılerı gelıyor.

aksam ise ankara, sabah dogdugum sehir ve ordakiler..