Perşembe, Ocak 28

iyi ki söyledin ASLI!

Şu an o kadar mutluyum ki.
Tam olmak
şeffaf olmak
namıdeger click olmak bu..
sesini bile şu an duyuyorum.
click!

geliştiren arkadaslık bu işte.

meydan okumak.
sen önemli değilsin demek.
önemliyim bir o kadar da değilim.
Sende..
o da..
Google earth..
yukardan baktıgında bir noktasın sen de ben de..

Salı, Ocak 26

en sevdiğim isimle konusmak..

heyecan var..
özlem var..
merak var..
istek var..
aşk var..

ve bu sevdiğim yansıması olandan..
içimdeki sakin, itiaatkar ve ölçülü bir o kadar da yanındayken sıcak ve kabul edici olanı çıkarandan.

nasihat almayı severim,benden cok bileni,ögreteni,anlamadıgımı anlayan ve göstereni severim, etkindeyim, üç harf..Üç harfin ve o üç harfe uzun zamandır eşlik eden bedenin ve ruhun..

aslı devam..

Sevgiden;

Evimden çıkarken -hele karlı günlerde- evden ayrılırken, son bir bakıs attıgımda dönüp arkama, beynimde hep Aslı olur.

Evi sevip, oh be bu akşam da sana geldim dediğim her anda, bir anımsarım Aslı'yı..
Aşığım evet sana!?!
Ayrı kaldığımız zamanda da kızma enerjimi sevgiye döndürebildim.
Kızma enerjim de o kadar kuvvetli sevgiden gelişti zaten.
Bana sen gibi gerçek insanlar lazım. Artımı duyup sevinirken, eksilerime de yer vermeni ve bunu konusurken ki aynen Can'a da senden geçmiş olan sevgi dolu gözlerini seviyorum!
Pırasasın sen kızım, seviyorum seni.

Temelinde sevgi olan bir ilişki kurduğumuzdan kriz atlatabildik, clairvoyant Mert'in dediği etmeyen klik bu noktada etti bence. ( Cevap hakkı tam işte burda doğdu, bana ne? ) İlşki kurmak ta değil, kurmakta belli bir gaye var, çaba var, bu kendiliğinden oluştu, direk kafaların içinden geçen düşüncelerin ortaklıgından..

Hey Arkadaşlar;
Aslı ya hissettiğimi, karşı cinse hissedince adına aşk koyuyorum ben.

İyi Günler,bol güneşler..

Son.

Cuma, Ocak 22

denizi analiz eden balık

Bırakın kadınca görünüşünüzün yanısıra parlak zekanız da ortaya çıksın. Bu, bazı erkekleri korkutabilir, ama İkizleri korkutmaz. Aksine onu size doğru kuvvetle çekecek yegane şeydir.

Çarşamba, Ocak 20

Aslı'ya..

zodyak yılın öküz, ben hintlilere benzerim vekültrülerini seviyorum..
benim zodyak yılı tavsan sende havuclu keksin;
click etme noktaları biraz da buralardan mı acaba?
devam edecek..


Dıştan Cher!
İçten Che!

Telefonumda atomkarınca diye kayıtlıydı. Kriz anında sildim telefonunu.
Krizleri sevmez o, yaratılmasında bazı savunucu ve peşin fikirli, geçmişinden onda kalmış izlerden seslenerek şimdiki anda aslında olmayan bir konu, tama ya işte olacak gene ben biliyordum güdüsüyle, fevri kesimi direk ateşleyebilir.

Gördüm sevdim. Konuştum, aramızda tetikçiliğin en zararsız olanı “fikir tetiklemesi” gerçekleşti, fikir fikir fikir üzerine fikir, derken, aramızda görünmeyen vibe’ların aktıgı bir anten hayal ederken ve bizi bunun bagladıgını düşünerek atomkarınca fikri cıkıverdi, bir serbest cagırısımlı tetiklenme anında..Olay fikir üstüne, akıl üzerinei kendisiyle barısık, etrafla çatışık iki kız temelli bir arkadaşlık başladı.

Sonra adamın teki cıktı, tam klik etmediniz dedi, favorilerini begendiğim favori bir tip
Bu aramızdaki dış dünya ortak arkadası, sonra adamın varlıgı ile şunu da tespit ettik,
Benim çekildiğim kişilere bu kız seşfat hissi beliyor! O kadar aynıyız ki aslı kaldım yanında, o kadar aynıyız ki özge kaldın yanımda ve bir o kadar da farklıyız, kumasımız mayamız aynı, hayata yansımalarımız, ve patlamalarımız farklı,
O; içe ! aynı zamanda da che,
ben ise dışa patlamalı!


devam edecek..

beyin dökülmesi

Dün et yedim ve çarptı. Ciddiyim. Akşam kafamda her zamanakin den çılgın düşünceler ve gülme hali oldu..Bence bu et tek kişi için zaten fazlaydı, daha kusbası dograrken anladım anlamasına da ki, bana biraz fazla dememe ragmen kasap’ın hayır abla bu pişince de azalır gibi sacma ikna cümlerine kanmaya neden meyilli oldugumu anlamadım..
Gizem iyi ki var benim bu et yiyip çakır keyif olma durumu anlıyor ve bunun iyi birsey oldugunu düşünüyor.
Başka bir varlık ile kendi varlık sağlamam bu. Normal mi?
Normal ne ki?


Şimdi insanlara yaklaşma nedenim, sevgi, merak olunca herkeste bana öyle yanasır diye düşünüyorum. Ya da sevmiyor ve merak etmiyor ve bunun doğal sonucu yanaşmıyor. Bu gün ben bir dilemma silsilesi yazıcam. Düşünüş tarzımdaki aslında bence normallik, kimilerince marjinallik..Bir dilemma.
Sabah ilk uyandıgımda neden evli değilim, aslında ben evliliğe inanmıyorum düşüncem bir dilemma. Hem içinde olmak istemek hem de aslında inanmak.

Richard Frank Oznowicz (doğum: 25 Mayıs 1944) Britanya doğumlu Amerikalı film yönetmeni, aktör ve kuklacıdır. Biyografi okurken, yukarıdaki tanımı görünce saatlerce bakmak adete cümleyi izlemek, kac yıldır ertelediğimi düşünmek. .KAfamda düşündüklerimi yazmamak, gitgite agarlasan kafa sendromum..Şu an da kime dokunduysam bir yerinde bu işlerde olması, daha önce olmayanın da artık girmiş ve ya girmek üzere olması.. ve hala hala durmam. Dilemmanın anası..

Geçinmem lazım konulu para kazanıcam derdi aslında evet artık bir “dert budüşüncesi” ile yol almam.
Ki girdiğim ortamları da sevmeye başlamam, yaptıgım her işi benimseyip severek yapmaya başlayıp, ilgi alanlarımda oldugu gibi, meslek seciminde de coklu olmak, lost in my choices, değişim kanımda var..Allahtan hersey değişiyor yoksa ne olurdu halimiz?

En büyük hayalim diye başladıgım bir çok cümle var,abartıyı sevmem den kaynaklı..Çoşkulu heyecanlı yapımdan kaynaklı bu.. hayali belirle ve saldır. İsteyipte giremediğim kapı oldu mu? Hayır. İçerde kalırken kaynamaların ve ya kaynatmalarım oldu, kabul.

Zekalarına önem verdiğim kişilerden herhangi sen öyle sanıyorsun ancak aslında değilsin diye birsey duydum mu? Hayır? Kendimi hiç birşey sandım mı? Hiçbirzaman.
Gecen sene bu zamanlar hayatımdan cıkmak uzere olan, sen birsey degil iki seysin dememiş miydi?
Hem de tam yeri ve tam zamanı değilken ve bu gercek olduguna bir örnek..
Olay aslında imgelemek.. Bugüne bol sıfırlı birli ikili gün diyebilemek.20.01.2010.. Hayatı agacların üstündeki karla bakıp, kanyonda yüzmek ve nefes alırken dısardan karı görmek keyfini sen yasamaymıyorsan bunu yasayabilme ihtimali en yükek olan en yakındaki dostu arayıp bugun spora gidip yüzsene demek!

Aynı gün dogan aynı hisleri etrafa yayan iki ayrı insanın aslında üniversite arakdası oldugunu ögrenince sevinmek. Neden sevinilir buna? Neden güleriz, nelere gülerizden sonra, neden seviniriz sorusunu cevaplasana.

Kime yazıyorum su an, muhtemelen birinci tekil kullandığıma göre sevdiğim birisi olmalı.
Sana yazıyorum o halde..
Sevdiğim birisine yazıyorum, anladıgını bildiğim birisine. Anladıgın kadar seversin cünkü.
Birine yazdığım kesin.

Didemin son yazısına cok duygulandım.
Saat 6 ‘da bende uyanıyorum ve uyumaya devm etmeyi seviyorum.
Seçiyorum, aslında seviyor muyum blmiyorum, baska ne yaptım spor o saate onu da sevdim..Uyanık olmayı seviyorum. Günün her saatini aslında su an doldurdugumuz sekilde doldurmuyor olsak belki daha cok seviyor olacagız yerine koydugumuz aktiviteyi..ne bliyoruz ki?
Bu filmi müge ye getidim, içimden geldi..O çıksın istiyorum..Herkesten once vaa cabuk cıksın istiyorum.. bana ne di mi ya? Ama sevdim bir sekil, onun üstüne, blinkci yollarda seklinde istiyorum..
Onun iyiliğini,

Ailecek satırarasıyız..babam halan yürüyüse cıtı sonra kendide dedi, öyle bir dedim ki sanki bebeke gidiyor gibi dedi, halamın yürüyüsü o kadar kısa ki, bir adım. Bunu yazınca ağlamak geliyor aramadan soramdan geliyor ve direk aglıyorsun geciyor. Hala konusunda üzülme cok rutine bindi, heran aglayıp ve o sırada yıkılmadan da işe devam edebiliyorsun..
Gelir gider hesabı. Kendini makina düşünürsen aslında printer düşünürsen hayat daha rahat, aslında bir kulagından girsin ve cıksın..hersey ..anılar asklar sevincelr kederler..gelen gidecek cünkü..belli bu..o zaman ev almak neden? Yerleşmek neden bu dünyaya?

Ektiğini biçersin diye bir lafımız var, herkes bunu ne kadar da rahat söylemekte, aslında
Rüzgar eken fırtına biçer diye de bir laf var..
bazen istemeden rüzgar ekiyourz ve fıtrına cıkınca, sasırıyoruz!
İnsan ilşkilerineki ana sorunları biri bu..dinlemeden yasandıgı için, bende ne ekti o farkında olmadan, fırtına cıktıgında şaşırıyor..

Birsey en uzun nekadar begenirsin ki?
Teomanı uzun zamandır bgeniyorum, bi o var hep begendiğim.
Ben kim ve ne sıfatla onu begeniyprum o da ayrıbir konu, bu da düşündüklerimden biri..Bunu düşünüp haytaını bunlara vermiş, onca filozof vardır evt, oku bil durumu bende yok..kendime kendi çözümlerim ve kendimi iknalarım gerekli..
Kendi.
Konusu, “n” cıksa kedi! Demek!

Su gibiyim, etrafın hissini almak konusunda, yansıtmak konusunda da..İyi bir etrafta bulunmak her zaman benim için faydalı..Etraf içinde..


ksdkdkdkdksdkdkdkasisdpladilşasdlasşdasidlşaşdlaşidlaşdl

Pazartesi, Ocak 18

bir yıl önce tam..

Geçen sene bu zamanlar hersey ne kadar da belirsizdi.Halam, iş.. Canım Tolga’cım’a ben kendime göre senaryolar yazar ve kötü olacak!! hiçbirseyin kontorlü bende değil diye ağlarken, hiçbirsey belli olmaz demişti, nerden bilmişti? İşim var, halam tam düzelemedi ancak yaşıyor..
Ne tatlı bir adamdın sen Tolga.
Kahveci yakısıklısı, şarap getirtici, güzel yemekler yapıcısı ve üşenmeden iş sonrası pişiricisi, sonrasında da her yeri derleyip toplayıcısı aynı anda temizleyicisi, evde güzelce iki kişilik parti yapıp, en çok sesli sıcak muziklerle insanı dansettiricisi ve hiç açılmamış sarı vietnam sabahlıgı hediye edicisi..

Hastayım

Cuma 9 da uyanır gbi oldum ve sonrasında aksamüstü 5 te uyandım ve midem basım karnım agrırken tüm vucudumda sanki mediatsyon yaparken hayal ettiğimiz gibi parçalarına ayrılıp birleirken yanlış birleşiyormuscasına bana agrı olarak geri dönüyordu. Ofisten gelen sevgi dolu yardım mesajları ve ulduzun getridği çorba bile toplarmama neden olmadı, yardımcı olmadı.
Sonrasındaki günde perde bile acmadan yattım, uyudum.
Pazar daha iyiydim ve cidden zaman kavramı yok oluyor, saatler boyunca uyuyunca, bebek misalii ancak onun kadar huzurlu ve bakıma marız kalarak bir sürec değil bu.
Aksam babam geldi ve anlamdıgım bir sekilde gitmeye karar verdi ve gitti. Ettiği lafların satır arasına takıldıgımda anladım ki kafasında cok fazla sey var. Bakıslarına alt yazı gecsem, ever, şu an kişisel alma konu sen değilsin desede içim cok sıkıldı, ve agırlık çötü üzerime ve iyi uyuyamadım.

Yazsam da su an, ne demek istediğim yok ortada, bir kere bana ne oluyor olarak yazmıyorum, burası bana ne oluyoru yazdıgım özgür alanım aslında,yazabilirim.

1100+700 seklinde direk bir ödeme de bulablmek memnun ediyor, ve ederken de neden bu birikmeye gitmiyor diye üzebiliyor. 750 de cabası..Buna sevin mesela..Motivasyonun bu olsun.. sevin bir seye de sevin, tepki ver, Mecbursun kendine eşlik edip, kendini motive etmeye, kendinin yanında olmaya, bir seyler içinden gelenlerle aksi yönde gidiyorsa, kimsey yoksa bile kendine destek cıkma zorundasın..Konusmalısın kendi kendine. Telkin etmelisin.
İkili düşünme, iyi birseyi o iyi birseyken yasa sonra kötüsü oldgunda o zaman he de..


Yarın ne giyeceğim dısında bir düşüncem olmasın istiyorum ki, en kolay hallettiğim kısım ne geyieceğim, kılık kıyafet benim için öenmsiz oldugumnda ve klasik zevklerimden kaynaklı, her zaman az ve öz severek giydiğim kılıklarım var..
Her an heryerde blue jeanım yok oldugu için yenisini almam lazım,tek ihtiyacım bu.
Ona ek yüksek ama lastik topuklu camper ve belki de gömlekler silsilesi.

Bu hafta özdenin lafıydı bana damgasını vuran, hızlı ve daganık düşünce şeklini
Bir seye yönlendirmelisin ki bu sanat olmalı ki, geri dönüşleri hızlı alıp, tatmin olma duygusunu yasa..
Hep aklımda hiç pratikte olmadı, neden?

Kafamın içindekilerle bir gün Barış yasasın isterdim. Ki anlasın.
Babamda. Annemde.

Roller önemli. Anne baba rolünde anne bana lazım.
Olmuyorsa da herkes bireyselliğini kabul etsin ve birbirinden birsey beklemesin.

Hayatı iki kişi yasamak istiyorum nerede o?

Perşembe, Ocak 14

huzurum kaçtı

Türk kahvesine nescafe muamelesi yaptım ve pek memunum, içerken kupa ya bakarken
Nasıl da renk vermiş, kahve, kahverengi verdiğin renktir..Pembe ne renk vericek gibi bir sacmalıga girecek değilim.
Keyfimi kacırmıslardı ya, geri geldi.
Keyifimi bu kadar kolay kacırılmasına izin vermicem. Madem yılların sevgilisi eski dostu hayvanlıgı secip benim kalbime biyolojik bir makine muamelesi yapmak istiyor, yaptırtmıcam, en son çıkısı ve bu cıkısı takiben, gördüğü sevgi sefkat hosgörü sayesinde yükselen bir balon moduna gecip, savunmaları ile birlikte, bir daha ki
Limana yanasmasında direk durgun su olmak yerine, öyle bir dalganıcam ki, öyle bir kıyıya gelesi geldiğinde hızla onu denizin tam ortasına fırlatıcam ki, resmen suyun hızıyla ne kadar berrak olsa da su, yıpranacak ve o an düşünecek. Şu son iki günde neyi kime neden savundugunu ve beni dalgalandırıp fırtına cıkamasına neden olup sonrasında da ben fırtınalı denizsevmem ki diyişini, ona bu aynı "su"hatırlatacak!
SAdece bir topraksın sen.. Toprak, ben onu rahatlıkla asındırırım..Madem sulayıp beslememi istemiyor, almıyor suyumu, bu su onu yerden yere vurucak, karadeniz dalgası gibi, alltan cekip üstten vuracak!

İçimden geldi! Bu olayda burada yasandı bitti.

Pazar, Ocak 3

2010 a giriş!

 



Dolunayda meditasyon ve dans...
Posted by Picasa