Üst komşumla olan sohbet..
Ben sohbet demek istiyorum çünkü insan sadece üst komşusu ile sohbet etmeli.
Gece bir buçuk gibi eşya'nın yere düşme sesi ile irkildim ve uyandım.
Uyku bölmek suç olmalı, hele ki 11'de uykuya saygıdan yatağa girmiş bir insanınkini daha da üst mertebeden günah olmalı.
Geçen sene yaşadıklarımızı da düşünerek, gecenin bir vakti gitmedim. Bu daha ilk ses dedim ve uykuya devam ettim. Sabah gene aynı sesin devam eden şekli ile uyandım ve çıktım yukarı gene aynı suratlar bu sefer koca da eklenmiş, oysaki ben geçen sefer keşke kocası çıksaydı kapıya daha az çamura bulanır, derdimi anlatınca anlaşılmama şansım olmaz diyerek inmiştim evime, 3 yıl önce kadarı o ilk seslerde babam da vardı yanımda, şahit kategorsinden.
"Merhaba, hoşgeldiniz (başıma)" diyerek açtım konuyu. "Gece bir buçuk'ta da çok ses oldu ancak normaldir yeni geldiler, olur birazdan biter diye düşündüm. Bugün Pazar, çok ses var, dinlenemiyorum." dedim.
Cevap:
"Kızım biz ses yapacağız, yılda bir ay burdayız zaten, sende bir şey var, sen hem ilk kattasın diye kimseyi rahatsız edemessin bundan dolayı da kimse sana şikayate gelemez dedi"
O an beynine kısa devre yaptırma potansiyeli en yüksek saygısız bunlar sinyali beynime ordan direk dileme vuracakken, olacak olanın olmasına izin vermeden devam ettim.
Yok aslında nerden böyle düşündünüz bilmiyorum, bu kafa yapısı ben ikinci katlarda da otursam alt komşuyu rahatsız edecek hareketler yapmam dedim. O zaman sen müstakil evde otur dedi. Karşımdaki kişi dedem yaşında. Dedim ki, ben söylemiş olayım, insanca. Sıkıntımı siz istemezseniz dinlemeyin, anlamayın ve tüm gün evin eşyalarını çekiştirin.
Geldim eve, kahve olana kadar beynimdeki sıcaklık gider hissi ile yazıyorum, sakince.
Mutsuz oldum, evi ters çevirip bende tüm eşyalrımı tavana dizerek onlara bana yaşattıklarını yaşatmak istiyorum. İmkansız.
Kahve ve kulaklık ve kitap..
Demek ki kişioğlu evde kalınca yapacak hiç bir meşgalesi yok ise sadece eşyaların huzurunu bozmakla kalmıyor, en yakındaki insanında huzuruna niyet ediyor. Ayda sadece bu evde yaşadığı için bir ay hergün ses yapmayı kendinde hak görüyor. Ne fena yazık ve üzücü. Bu tipler bir de çoluk çoçuk yetiştirmiş. Torunlarına nasihat verme yaşında.
Henüz sabah, bakalım, insanlar ne derece insan olmayı seçebilecekler?
Saygı duymadığını sevemezsin, iletişim kuramaz isen saygı duyamazsın.
İletişim kurabilen az? Derken konu anlaşıldı sanırım.
Herkese sessiz izsiz pazarlar!
Yazdım tepemden, gaaaaarrrrcccchhhhh bir koltuk daha geçti!
Pazar, Şubat 26
Cuma, Şubat 24
Pazar, Şubat 5
Pazar, Aralık 4
3 ve 4
İnsanı kendi şehrinde tatile çıkaran haftasonları vardır. Kendini Starbucks'ta oturmuş, masada yazanlardan bir kısmını kullanarak kolaj yağarken bulursun.
Gezdiğin sokaklarda kendi tarihini bir başka kültürden öğrendiğin an, utançla karışık sevininirsin utanırsın çünkü neden bilmiyorsun, sevinirsin çünkü ne güzel anlatıyor. Küçük Ayasofya'ya girip son bir kez bakmak istemek, en sevdiği mahalle lokantısında musakka yemek için uzun uzun yürütmek. Hayat bu yönüyle çok güzel. Gerisi detay. Sanki en umutların bittiği bir anda gelen bir mesaj hissinde.
Hissetmeyi deneten seni düşünmekten ve tasalanmaktan uzaklaştıran anların birleştiği iki gün.
Dünyada bir dolu insan var, siz tanışana kadar yoklar aslında. Tanışıp onu daga boyundna yakaladığını hissettiğin anda senin hayatında bir yer kaplamaya başlıyor.
Sultan Ahmet ve sokakları başlı başına ayrı bir yazı konusu. Kendimi hiç ait hissetmediğim, sadece bir kısmını Ankara Kale içine benzettiğim için ikinci kez bakma ihtiyacında olduğum sadece İstanbul adına önemsediğim bir semt.
Balıkçı Sabahattin'e ilk gittiğimde sevdiğim dışarda meyve sebze şimdi de en hoşuma giden şey oldu. Kış olsa da, gene tazelik ve İstanbul'da değilim hissini aldım. Sebze müzesinde gibi hissetmek, insan kırmızı biberleri bir sepet dolusu görünce bu kadar sevinebilir mi? Keyifle sevdiğin mezeleri yerken, karşında sana söylenen şarkılar ve samimiyet.
En kötü günüm böyle geçsin. Hafif. Bol sebzeli, paylaşılan ana yemekli.
Salı, Kasım 29
Simdi de yer yokmus. Corba icemedim. Kitabin büyüsüne kapilip yol ustumde yer alan Ada muzik kitap kafe sine girdim. Buraya corbalarin en dogali yarasirken ne diye kofte var ne diye cirba sehriyeli tavuk? Suyu gercek tavuk mu ondan bile emin degilim.
Zaten kalmamis, minesitron olur mu dedi. Sebze corbasi neden demiyoruz?
Kitap beni bu haftaya baslarken yargilayan kisiye verecegim cevabi cevapladi memnunum.
Corba gecikti kalkip gitmek uzereyim ancak yazmanin buyusu ve dokunmatikteki hizimla memnunum. Corba geldi. Hesap gecikir diye hesabi da istiyim de bitsin derken, hesap ve limon lutfen dedim, garson dumur oldu.
Suyuna sebZe kokusu gecmemis iskak bezi cigniyorsun tadi veren corbaya bir limon sıktım olmadi, yeniden yapmassam bu corbayi olmayacak.
Corba acaba musluk suyuna mi?
Ekmek bayat ve ben yazarken doyuyorum. Guinness icsem daha doyardim. Zaten bence o soguk corba.
Yazi bitsin, corba kalsin. Burasi da sadece kitapci olsun.
Zaten kalmamis, minesitron olur mu dedi. Sebze corbasi neden demiyoruz?
Kitap beni bu haftaya baslarken yargilayan kisiye verecegim cevabi cevapladi memnunum.
Corba gecikti kalkip gitmek uzereyim ancak yazmanin buyusu ve dokunmatikteki hizimla memnunum. Corba geldi. Hesap gecikir diye hesabi da istiyim de bitsin derken, hesap ve limon lutfen dedim, garson dumur oldu.
Suyuna sebZe kokusu gecmemis iskak bezi cigniyorsun tadi veren corbaya bir limon sıktım olmadi, yeniden yapmassam bu corbayi olmayacak.
Corba acaba musluk suyuna mi?
Ekmek bayat ve ben yazarken doyuyorum. Guinness icsem daha doyardim. Zaten bence o soguk corba.
Yazi bitsin, corba kalsin. Burasi da sadece kitapci olsun.
Cuma, Kasım 25
yeni ay
bu sabah cok güzeldi. sabahlara asık olmaktan bıkmam ben cünkü günün en güzel saati ve ışıgı ben iyi oluyorum diye bana öyle de geliyor olabilir.
yoga'da yerle bir hareketler yaptık kendimizi elimizi ayaklarımızı önce yere yapıştırıp sonra tekrar sıyırdık.
hocanın karnındaki olusumu izlemek bana memnuniyet verdi, aynı ana karnında gelişen cenini ilk ultrasound'a görüp heyecanlanısım gibi. içizim karnımız ve kendimiz sonra bebeğimiz aynen ucakta oldugu gibi.
sonra enteresan bir veri aslında veri vardı da bünyemde tecrübeye dönüştü, bacak üst iç kısım acısı.
hayatta kastıgımız ve nefes vermediğimiz yani aslında hayat vermediğimiz kısımlar geliyor yogada bizi buluyor ve yogada tam ordan inciniyoruz.
sakatlanma diyip de abartmıyoruz bunu sadece bir rahatsızlık diyoruz.
nasıl buyuk buyuk hareketlerden inceliyorsak aynen düşüncede ve kullandıgımız kelimelerde de buyük büyük kaba kaba iken güzel ince ve nazik.
Nasıl dan dan topuk vuruyordum da şimdi parmak ucundayım. tam öyle.
sevgim bu işi.
sert olmus, agrımız yerlerim hayatta neresi neresi demeyip artık 3 değil 5 gün yoga yapıcam
yapıcam da yapıcam..
olmak için yapmak.
yoga'da yerle bir hareketler yaptık kendimizi elimizi ayaklarımızı önce yere yapıştırıp sonra tekrar sıyırdık.
hocanın karnındaki olusumu izlemek bana memnuniyet verdi, aynı ana karnında gelişen cenini ilk ultrasound'a görüp heyecanlanısım gibi. içizim karnımız ve kendimiz sonra bebeğimiz aynen ucakta oldugu gibi.
sonra enteresan bir veri aslında veri vardı da bünyemde tecrübeye dönüştü, bacak üst iç kısım acısı.
hayatta kastıgımız ve nefes vermediğimiz yani aslında hayat vermediğimiz kısımlar geliyor yogada bizi buluyor ve yogada tam ordan inciniyoruz.
sakatlanma diyip de abartmıyoruz bunu sadece bir rahatsızlık diyoruz.
nasıl buyuk buyuk hareketlerden inceliyorsak aynen düşüncede ve kullandıgımız kelimelerde de buyük büyük kaba kaba iken güzel ince ve nazik.
Nasıl dan dan topuk vuruyordum da şimdi parmak ucundayım. tam öyle.
sevgim bu işi.
sert olmus, agrımız yerlerim hayatta neresi neresi demeyip artık 3 değil 5 gün yoga yapıcam
yapıcam da yapıcam..
olmak için yapmak.
Perşembe, Kasım 24
Cumartesi, Kasım 5
Yoğunum.
Kedi-Kendi
Kedi ile kendi, kelimesi, aslında farklı olsa da bir n ile benzerlik kazanabiliyor, biraz kafa orarsan tabii kelime üzerinde.
Kediler kendilerine düşkündürler gibi bir cümle kurarsam daha net anlatmış olur muyum meramımı bilmem.
Kedi gibiyimdir belki de haberim yoktur, bir köpeksever olarak aslında kedilerle olan benzerliğimi geç fark ediyor olabilirim.
Öyleyim..
Bundandı belki ego savaslarından patlayan blogumuz hepsi bir ya!da kedileri her gördüğümde delirmem.
Sevmemem.
Psikolojide de çok geçer insan kendine en benzerde yaşarmış sorunları. Sana en yakın olması gerekeni aslında gidip bazen uzagında tutabilirmiş insan.
Basit görünen ama zor konular bunlar.
Dün hiç duymadığım bir kedi şarkısı ve bana geçen bayram hediye edilen Kedi ile bu düşünceler belirdi.
Sabahtan beride aklımda. Başım ağrıyor, kendimi bu konuda bile bile, Sarafin Merlot içtim. Frontera dışında basımı agrıtmayan bir şarap bulmalıyım. Bir de bazı şaraplar neden baş ağrıtır bunu da öğrenmeliyim, 2009'da bai gösteren ben şef olacağım içimdeki şef'ten gene haber var, her ne yeni bilezikse koluma takmak istediğim, hep yanında yoga var. Yazıyı saymıyorum bile, o zaten kendimim.
Bir kedim bile yok.
Köpeğim de. Hayvanların beyni ile kurduğum o doğal iletişimi ne severim ben oysa ki.
Köpekli anılarımda buruk bir yer de. Bir yer de değil, bakış açımı değiştirdiğim anda.
Köpek yazısı değil bu kedi yazısı. Bir de kaç zaman önce Akmerkez'de görüp gönül verdiğim Bengal kedisi var. Evde sana bakan iki göz keyifli bir şey. Enerjisi hoş.
Gene de kedi mi köpek mi dendiğinde, elbet köpek.
İyi bayramlar
Kurban edilmemek lazım, kurban olmamak ta..Hiç kimseye..
İnsanlarla olan problemimi kendimle çözmek kararı verdiğim bir gün.
Kediler kendilerine düşkündürler gibi bir cümle kurarsam daha net anlatmış olur muyum meramımı bilmem.
Kedi gibiyimdir belki de haberim yoktur, bir köpeksever olarak aslında kedilerle olan benzerliğimi geç fark ediyor olabilirim.
Öyleyim..
Bundandı belki ego savaslarından patlayan blogumuz hepsi bir ya!da kedileri her gördüğümde delirmem.
Sevmemem.
Psikolojide de çok geçer insan kendine en benzerde yaşarmış sorunları. Sana en yakın olması gerekeni aslında gidip bazen uzagında tutabilirmiş insan.
Basit görünen ama zor konular bunlar.
Dün hiç duymadığım bir kedi şarkısı ve bana geçen bayram hediye edilen Kedi ile bu düşünceler belirdi.
Sabahtan beride aklımda. Başım ağrıyor, kendimi bu konuda bile bile, Sarafin Merlot içtim. Frontera dışında basımı agrıtmayan bir şarap bulmalıyım. Bir de bazı şaraplar neden baş ağrıtır bunu da öğrenmeliyim, 2009'da bai gösteren ben şef olacağım içimdeki şef'ten gene haber var, her ne yeni bilezikse koluma takmak istediğim, hep yanında yoga var. Yazıyı saymıyorum bile, o zaten kendimim.
Bir kedim bile yok.
Köpeğim de. Hayvanların beyni ile kurduğum o doğal iletişimi ne severim ben oysa ki.
Köpekli anılarımda buruk bir yer de. Bir yer de değil, bakış açımı değiştirdiğim anda.
Köpek yazısı değil bu kedi yazısı. Bir de kaç zaman önce Akmerkez'de görüp gönül verdiğim Bengal kedisi var. Evde sana bakan iki göz keyifli bir şey. Enerjisi hoş.
Gene de kedi mi köpek mi dendiğinde, elbet köpek.
İyi bayramlar
Kurban edilmemek lazım, kurban olmamak ta..Hiç kimseye..
İnsanlarla olan problemimi kendimle çözmek kararı verdiğim bir gün.
Pazar, Ekim 30
Çarşamba, Ekim 26
Keskelalaka
Je suis dans la piscine!
Edebiyat olmasa ben kendimi çok yanlız hissederdim, fotoğraflar zararsızdır misali, kitaplardaki kişilerde zararsız aslında, o sırada kitapta konuya göre zararlı olsalar bile, rol icabı ya, veya yazarın kahramana o sırada yüklediği rol icabı ya.. Belki de günlük yaşamda da böyle bir düstur vardır..
Günün lafı keskelalaka çünkü bir konuda herşey yerli yerine tam oturmusken içimden fışkıran bir duygu seli ile durduk yere burnuna bayıldıgımı ifade ettim birine. Keskelalaka baslıgı ondan atıldı. Mesela bu sabah güne başlarken aklımda bunu yapmak yoktu. Hergün gördüğüm burun, onu beğendiğime ilk karar verdiğim günde katiyen burnu değildi ön planda. Daha ziyade onun enerjisini, tuhaflıgını ve anti kahraman tavırlarını beğenmiştim.
Şimdi aklımdakileri not alıyorum, sabah erken kimse yokken yazacagım şu an yediğin fırında mercimekler ve öncesi içtiğim domates corbası onlardan da önce içtiğim bir kadeh sarap ve ceviz beni yorgun yaptı, onlardan da öncesinde upuzun bir saati canlı yayın olan bir gün var. Hayat kendine göre olup geçerken bir de benim o hayatın içinde olup dıştan bakabilen yanımda eklenince tüm yenen ve içilenlere haliyle yoruldum.
Yatakla yatay, uykuyla bir olmak şimdilik en içimden geleni.
Yeni ay!
Edebiyat olmasa ben kendimi çok yanlız hissederdim, fotoğraflar zararsızdır misali, kitaplardaki kişilerde zararsız aslında, o sırada kitapta konuya göre zararlı olsalar bile, rol icabı ya, veya yazarın kahramana o sırada yüklediği rol icabı ya.. Belki de günlük yaşamda da böyle bir düstur vardır..
Günün lafı keskelalaka çünkü bir konuda herşey yerli yerine tam oturmusken içimden fışkıran bir duygu seli ile durduk yere burnuna bayıldıgımı ifade ettim birine. Keskelalaka baslıgı ondan atıldı. Mesela bu sabah güne başlarken aklımda bunu yapmak yoktu. Hergün gördüğüm burun, onu beğendiğime ilk karar verdiğim günde katiyen burnu değildi ön planda. Daha ziyade onun enerjisini, tuhaflıgını ve anti kahraman tavırlarını beğenmiştim.
Şimdi aklımdakileri not alıyorum, sabah erken kimse yokken yazacagım şu an yediğin fırında mercimekler ve öncesi içtiğim domates corbası onlardan da önce içtiğim bir kadeh sarap ve ceviz beni yorgun yaptı, onlardan da öncesinde upuzun bir saati canlı yayın olan bir gün var. Hayat kendine göre olup geçerken bir de benim o hayatın içinde olup dıştan bakabilen yanımda eklenince tüm yenen ve içilenlere haliyle yoruldum.
Yatakla yatay, uykuyla bir olmak şimdilik en içimden geleni.
Yeni ay!
Yeni AY
Aklımda şu soru ile uyandım. Yazmak için engin bir konu oldugunu da düşündüm.
Yoga ile bu denli ilgili ve sevgili olup, aslında ondan uzak yaşamak durumunda olup, onun ögretisi ve dönüşümleri ile ofis ortamlarında yaşama durumunda olmak.
Aynaların daha çok ve çeşitli.
Kendimi şanslı hissettim, bir başka gözle bir başka işlere bakabilmek.
Aslında hepsi bir.
Bakalım eve geldiğimde neler gözlerime çarpmış, aklımda yer etmiş, mutlu etmiş, şaşırtmış, üzmüş
hangi hislere bulanmış olarak geri dönücem. Ne öğrenmiş olacağım özetle.
Sabah ve akşamki ben bile farklı.
Hava serin, şu an camdan tamamen yapraklar gözüküyor ve hareket halindeler, evde çıt yok, sadece klavyeden çıkan çıt çıtlar..Aklımda ve rüyamda sık sık VK beliriyor şu sıralar.
Berlin ve ordaki kamp, ordaki günlerde VK ile ilgili gelenlere eşlikçi.
İşlerimi yoluna koymuş olmam ve zevkle gidiyor olmam çok memnun edici, bugün kötü bir gün ancak doğru yerdeyim hissi insana güven veriyor. Doğru yerdeyim dedirten de yanlış yerlerin bende bıraktığı net duygu.
Hatalarım ne tatlıymış, onlar olmasa be bu sabah bu kadar keyifli ve hafif olur muydum?
Gönlümdekiler yaşamıma ..Bugünden dileğim bu. Yeni ay'dan...
Yoga ile bu denli ilgili ve sevgili olup, aslında ondan uzak yaşamak durumunda olup, onun ögretisi ve dönüşümleri ile ofis ortamlarında yaşama durumunda olmak.
Aynaların daha çok ve çeşitli.
Kendimi şanslı hissettim, bir başka gözle bir başka işlere bakabilmek.
Aslında hepsi bir.
Bakalım eve geldiğimde neler gözlerime çarpmış, aklımda yer etmiş, mutlu etmiş, şaşırtmış, üzmüş
hangi hislere bulanmış olarak geri dönücem. Ne öğrenmiş olacağım özetle.
Sabah ve akşamki ben bile farklı.
Hava serin, şu an camdan tamamen yapraklar gözüküyor ve hareket halindeler, evde çıt yok, sadece klavyeden çıkan çıt çıtlar..Aklımda ve rüyamda sık sık VK beliriyor şu sıralar.
Berlin ve ordaki kamp, ordaki günlerde VK ile ilgili gelenlere eşlikçi.
İşlerimi yoluna koymuş olmam ve zevkle gidiyor olmam çok memnun edici, bugün kötü bir gün ancak doğru yerdeyim hissi insana güven veriyor. Doğru yerdeyim dedirten de yanlış yerlerin bende bıraktığı net duygu.
Hatalarım ne tatlıymış, onlar olmasa be bu sabah bu kadar keyifli ve hafif olur muydum?
Gönlümdekiler yaşamıma ..Bugünden dileğim bu. Yeni ay'dan...
Salı, Ekim 25
yoga vinyasa
Ben içimden geldi diye, nasılda sondan başlamışım, son derken aslında yapılmışı var misali, son noktasından ve vucutları ile bu işe 200 saatini vermiş kişilerle..
Aferin bana.
Şimdi ise yazılarından tanıyıp, bu kişi benlik olabilir dediğim diğer bir hocanın ellerinde dünya bir toz bulutu halindeydi döndüm. Başında power olmayan version ise beni yumuşacık yaptı, eve geldim, ılık bir duş, bambu/koton karısım aslında bornoz ama ben ev elbisesi giyiyorum bana ne ile yazmaya koyuldum.
Bugün bir gün öncesinden, ağrıyan yerlerimden eser yok, bilakis uzadım. Mutluyum.
Omuzlarım daha bir düşük, kafama doğru yaklaşmaya çalışmıyor. Yüzüstü yattığımızda ayaklarıma yapılan işlem acaip iyi geldi. Neden? Bunu hemen düşünüp araştırıp, tamam buldum diyemeyecek kadar
huzurlu ve meraksızım. Nasıl olsa bulurum, veya sorarım.
Yarım kobra'nın yavaş versiyonu ilgincti. Beynine iyi resmettim, ben o harekete direk en hızlısından ve
suryanamaskar'ın bir parçası olurken girmişim. Bir anda hayatım ne kolay dedim.
İyi ki bu vinyasa tarzı yoga'ya da en ağırdan girmişim.
Bugün bu denli haydi uçalım, hey modunda olmazdım.
Hoca demek adetten, hoca kelimesini sevmiyorum, öğreten kişi, yoga mentor, master, örtmen, kişi,
şimdi bu sefer aklımda kalmasa da sonra hatırlayacagım kadar güzel tek tek tane ve akılda kalıcı konusuyor, çok sevdim.
Herkes yazılarında oldugu gibi aslında. Yazılarını sevdiğin birini seversin.
Uykum geldi, kendimi yataga bırakıp, sabah erkenden kalkıp, kendi yogamı yapıcam.
Kendi yogamda bu yogadan cıkmıs ve ögrenirken ögrenirken büyük resimde hareketler kafamda beliriyor. Bütününü ögrendiğim , parçaları birleştiriyorum. Çok keyifli ..
Peki neden sesimi paylaşmakta sessiz kalıyorum?
OOOOOMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM!
Tek bir isim aklımda şavasana, o da tam değil.
Perşembe günü öğrenirim.
Bugün bir de ders sonunda kişiler nasıl uyuya kalabilecek kadar kendilerini bırakabilirler diye düşünürken, ispanyolcaya kaldığım yerden devam etmeye karar verdim.
Seviyorum.
Aferin bana.
Şimdi ise yazılarından tanıyıp, bu kişi benlik olabilir dediğim diğer bir hocanın ellerinde dünya bir toz bulutu halindeydi döndüm. Başında power olmayan version ise beni yumuşacık yaptı, eve geldim, ılık bir duş, bambu/koton karısım aslında bornoz ama ben ev elbisesi giyiyorum bana ne ile yazmaya koyuldum.
Bugün bir gün öncesinden, ağrıyan yerlerimden eser yok, bilakis uzadım. Mutluyum.
Omuzlarım daha bir düşük, kafama doğru yaklaşmaya çalışmıyor. Yüzüstü yattığımızda ayaklarıma yapılan işlem acaip iyi geldi. Neden? Bunu hemen düşünüp araştırıp, tamam buldum diyemeyecek kadar
huzurlu ve meraksızım. Nasıl olsa bulurum, veya sorarım.
Yarım kobra'nın yavaş versiyonu ilgincti. Beynine iyi resmettim, ben o harekete direk en hızlısından ve
suryanamaskar'ın bir parçası olurken girmişim. Bir anda hayatım ne kolay dedim.
İyi ki bu vinyasa tarzı yoga'ya da en ağırdan girmişim.
Bugün bu denli haydi uçalım, hey modunda olmazdım.
Hoca demek adetten, hoca kelimesini sevmiyorum, öğreten kişi, yoga mentor, master, örtmen, kişi,
şimdi bu sefer aklımda kalmasa da sonra hatırlayacagım kadar güzel tek tek tane ve akılda kalıcı konusuyor, çok sevdim.
Herkes yazılarında oldugu gibi aslında. Yazılarını sevdiğin birini seversin.
Uykum geldi, kendimi yataga bırakıp, sabah erkenden kalkıp, kendi yogamı yapıcam.
Kendi yogamda bu yogadan cıkmıs ve ögrenirken ögrenirken büyük resimde hareketler kafamda beliriyor. Bütününü ögrendiğim , parçaları birleştiriyorum. Çok keyifli ..
Peki neden sesimi paylaşmakta sessiz kalıyorum?
OOOOOMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM!
Tek bir isim aklımda şavasana, o da tam değil.
Perşembe günü öğrenirim.
Bugün bir de ders sonunda kişiler nasıl uyuya kalabilecek kadar kendilerini bırakabilirler diye düşünürken, ispanyolcaya kaldığım yerden devam etmeye karar verdim.
Seviyorum.
Pazar, Ekim 23
Voltran
antrikotlarım ağrılı ve kolumun arka üst kısımları. Köprücük ve çevresi oldukça rahatlamış. Ordan geçen sızıyı belirli yerlere paylaştırmış sağolsun. Bu ağrılar bana ketif veriyor, sanki dolaplarda kalmış bşr şeyleri çıkarıp havalandırmışsın misali, yer değiştirip kullanmış ve hayat vermişsin hissinde.
Kate mesaj atmış, deprem ile ilgili. İnsanlar arasında ilk görüşte oluşan bağlar hep devam ediyor.
Canım arkadaşım.
Yoga yolunda en ilgimi ceken ve ilk derinleştirmek istediğim kısım dünden beri
aklımda olan, bu sabah araştırmalarımda buldum. Ne varsa Berlin'de var.
● Anatomy and Physiology
To instill a scientific understanding of how our bodies work in relation to yoga and well being.
To instill a scientific understanding of how our bodies work in relation to yoga and well being.
Topics:
● Anatomical Models of Different Cultures and Medical Systems
● Western Medical Models of Anatomy
● Systems of the Body and Their Functions
● Applied Anatomy and Physiology in Relation to Physical Yoga Dynamics
● Anatomy in Relation to the Subtle Energetic System
Köprücük Kemiğim BOLD bir hal aldı, bedenimde.
Setubandha Asana; Half Wheel
Yeniydi. İlkti.
Suçlu hareket bu da olabilir. Sevgili köprücük kemiğimi sızlatan. Kemik mi doku mu sızlar?
Bunu yazarken, "twist" hareketleri de yeniydi, onlar da olabilir.
Karnımı tir tir titreten, Nouka Asana.
Hareket merkez gücü kuvvetlendiyor.
Sağ tarafım daha ağrılı.
Shadow Yoga'yı şu an aldatıyorum muyum? Onu o yapan ailesini görmeye gene ona sevgimden köklerini araştırmaya mı gittim? Sanki ikincisi, aldatmak bana göre değil zaten.
Yeniydi. İlkti.
Suçlu hareket bu da olabilir. Sevgili köprücük kemiğimi sızlatan. Kemik mi doku mu sızlar?
Bunu yazarken, "twist" hareketleri de yeniydi, onlar da olabilir.
Karnımı tir tir titreten, Nouka Asana.
Hareket merkez gücü kuvvetlendiyor.
Sağ tarafım daha ağrılı.
Shadow Yoga'yı şu an aldatıyorum muyum? Onu o yapan ailesini görmeye gene ona sevgimden köklerini araştırmaya mı gittim? Sanki ikincisi, aldatmak bana göre değil zaten.
Köprücük Kemiğim
Ağrım devam ediyor, tekrar uyudum, hem hoşuma gidiyor bu uyku hali hem de düşündürüyor.
Adını hatırlayamadıgım kemiğin sağ tarafında sızlama var.
Köprücük, yarım köprülerde incittim diye düşünürken aklıma geldi. Köprü kurarken incindi ve adı köprücük, komiğime gitti.
http://www.innerbody.com/image/skelfov.html
Anatomi önemli ve kritik, hakkında bir çk şey okusamda derinleşmem lazım.
Yoga'nın bendeki duygusal etkilerini daha az düşünüp biraz bu yönüne bakıcam. Yoga'nın madde yönü benim kendi deyimimle anatomi.
Sağ köprücük kemiğim iyi olsun istiyorum.
Ve neden incindi bilmek istiyorum?
Kollarım güçsüz olduğu için oldu sanırım, aynen shadow yoga başlarında karnımın cok ağrıması ve bileklerimin acıması gibi.
Bacaklarımın nispeten güçlenmiş olmasına, adho mukha svanasana'da cok rahat olmama, plank pose'da iyi hissememe odaklanıp, daha öne hiç yapmadıgım hareketlerle şu an ağrılar içinde şaşkın olmama odaklanmıcam..Her ikisi de güzel, sadece köprücük kemiğim geçsin.
Salı günü başlangıç seviyesine gidip, başında power olmadan nemenem bir şey ona bakmalı.
Wizard of OZ!
Boyunumu yağla dedi teneke adam..Wizard of Oz'dan bir laf belirdi aklımda. Boynum ağrıyor, yarısı sağ tarafı.
Uzun uzun uyudum. Sanırım dört saat. Yüzümde bir memnuniyet ifadesi belirmiş kalktım. Aynada uçuk ilacımı sürerken bünyeme Yoga geldi bakışı geri gelmiş. Yoga tanımı bence bu, yüzüne baktıgında gözlerinin içindeki mutluluğu yakalamak.
Boynuma dönecek olursak, ilk bahsetiğim yerlerden ziyade bu sefer gene sağ ama sırta doğru, tek bir yerde ve sabit olmadığı için rahatım, endişe etmedim. Boynumu bırakmam gerektiği yerlerde ya bırakmadım veya köprü yarım olsa da kurmam yaptı. Bu nedenle birebir çalışmak istiyorum ben.
Sabah güne mor mürekkep üzeri, özel ders ayarlaması ile başladığım için mutluyum. Yazı, yoga ve yogurt günler gene yakında, düşüncesi de mutlu ediyor beni. Mutluluk en iyi şeydir. Benim hayatta tek hedefim var, mutluluk.
Uyuyakaldığım için Leyla'nın ikinci yaş doğum gününe gidemedim. Uyuyakalmasam da kalakaldığım için gidemezdim belki de. Heryerim ağrıyor. Mutluyum ama takatim yok. Sadece yazıya isteğim var bugün.
Eve gelir gelmez ilk notlarımdan sonra aklı selim bir yoga geçmişim ile ilgili yazarak düşünmek istiyorum.
Önce bir kahve yapayım, bugün hiç içmedim.
Çekirdekten çekince kahveyi tüm evi saracak koku ile zihnim bayram ederek bana daha çok bilgi gönderir belki.
Uzun uzun uyudum. Sanırım dört saat. Yüzümde bir memnuniyet ifadesi belirmiş kalktım. Aynada uçuk ilacımı sürerken bünyeme Yoga geldi bakışı geri gelmiş. Yoga tanımı bence bu, yüzüne baktıgında gözlerinin içindeki mutluluğu yakalamak.
Boynuma dönecek olursak, ilk bahsetiğim yerlerden ziyade bu sefer gene sağ ama sırta doğru, tek bir yerde ve sabit olmadığı için rahatım, endişe etmedim. Boynumu bırakmam gerektiği yerlerde ya bırakmadım veya köprü yarım olsa da kurmam yaptı. Bu nedenle birebir çalışmak istiyorum ben.
Sabah güne mor mürekkep üzeri, özel ders ayarlaması ile başladığım için mutluyum. Yazı, yoga ve yogurt günler gene yakında, düşüncesi de mutlu ediyor beni. Mutluluk en iyi şeydir. Benim hayatta tek hedefim var, mutluluk.
Uyuyakaldığım için Leyla'nın ikinci yaş doğum gününe gidemedim. Uyuyakalmasam da kalakaldığım için gidemezdim belki de. Heryerim ağrıyor. Mutluyum ama takatim yok. Sadece yazıya isteğim var bugün.
Eve gelir gelmez ilk notlarımdan sonra aklı selim bir yoga geçmişim ile ilgili yazarak düşünmek istiyorum.
Önce bir kahve yapayım, bugün hiç içmedim.
Çekirdekten çekince kahveyi tüm evi saracak koku ile zihnim bayram ederek bana daha çok bilgi gönderir belki.
Fark ettim ki!
shadow yoga cidden iyi bir programmış. yogun ve zormuş harketleri kendi içinde, bugün zorlandıgım power vinyasa dersine girdim, ve bir buçuk saatmiş.sanırım geçmişimde shadow yoga pratikleri olmasa derste daha çok zorlanırdım.. çıktıgımda saat kaç diye sorarken acıklı bir ses tonum vardı. çok iyi geldiğini hissediyorum. Bir ay ara verip, shadow'a ısınsın diye bünyem, biraz da hocayı merak edip gittiğim seanstan mutlu, mesut,
düşüncelerim durmuş şekilde çıktım.
Boynumun sağ tarafı çenemden omzuma dogru inen yerde gergin ve rahatsız..
sanki bu vinyasa ileri seviye gibi geldi.başındaki power'dan kıllanıp iyi ki aç karnına gitmişim.
başlangıç dersine de girip farka bakacağım.
2005 yılında üç kere gidip sonra 2008 6 ay yoga fit her salı sonrasında da 2011 Şubat
8 şubat shadow yoga, ben şimdi kaç zamandır yoga yapıyor oluyorum, aslında saatlerine bakmam daha mantıklı. kafam ve bedenim kaç saat bu uğurda zaman harcadı, bu durumda yoga ile ilgili okuduklarımı ve izlediklerimi de işin içine katmam gerekir.
kollarım güçsüz, bacakları iyi durumda gene, kollarıma kıyasla.boynumun sağ tarafı acıyor, hissi nasıl tarif edebilirim, gerliyor hissi ve bir noktada arakaya doğru şimsek çakınca beliren kırık ışık çizgisi gibi sinyal yolluyor..
yemek yemeliyim.
özlemişim yoga'yı.
düşündüğüm kadar feci geçmedi. beynime vucudum yardımcı oldu, şu an düşündüğüm yapamadıgım iki hareket dısında fena degildi.
başlangıç aşamasında gidip hareket isimlerini ve manyıklarını anlamya çalışacağım.
power kısmına daha sonra..
düşüncelerim durmuş şekilde çıktım.
Boynumun sağ tarafı çenemden omzuma dogru inen yerde gergin ve rahatsız..
sanki bu vinyasa ileri seviye gibi geldi.başındaki power'dan kıllanıp iyi ki aç karnına gitmişim.
başlangıç dersine de girip farka bakacağım.
2005 yılında üç kere gidip sonra 2008 6 ay yoga fit her salı sonrasında da 2011 Şubat
8 şubat shadow yoga, ben şimdi kaç zamandır yoga yapıyor oluyorum, aslında saatlerine bakmam daha mantıklı. kafam ve bedenim kaç saat bu uğurda zaman harcadı, bu durumda yoga ile ilgili okuduklarımı ve izlediklerimi de işin içine katmam gerekir.
kollarım güçsüz, bacakları iyi durumda gene, kollarıma kıyasla.boynumun sağ tarafı acıyor, hissi nasıl tarif edebilirim, gerliyor hissi ve bir noktada arakaya doğru şimsek çakınca beliren kırık ışık çizgisi gibi sinyal yolluyor..
yemek yemeliyim.
özlemişim yoga'yı.
düşündüğüm kadar feci geçmedi. beynime vucudum yardımcı oldu, şu an düşündüğüm yapamadıgım iki hareket dısında fena degildi.
başlangıç aşamasında gidip hareket isimlerini ve manyıklarını anlamya çalışacağım.
power kısmına daha sonra..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






