Cumartesi, Temmuz 31

31 temmuz

bugün bircok seyin baslangıcı.
aynada yüzümü kurularken farkettim bunu, gözlerimde gördüm değişimi.
bir cok olayın konunun hayalin süresi doldu ve artık hayata geciyorlar,
ayagımızda olusan fala dans ve tıpuklu ıle 10 saat dolanma sonrasında
24-31 tam bir hafta ıcınde yok oluveriyor, geciyor.
gecer
lafı sana ilk soylendıgınde evet bılıyorum ancak su an degil ajitesi veriyor ise de,
sık sık kendımeze bu gecer emanet duygusunu hatırlatmalıyız.
emanet
senin degil sadece emanet..
cocouklarımız da emanet..tek sorumluluk onlara iyi bakmak
iyi davranmak..
eşim nerdesin, emanet alamk istiyorum seni artık.
bense kendime emanetim.

bugün bir hayalimin gercekleştiğigün.
bugün bir hayalimi gerçekleştirdiğim gün
daha dogru
alacakgönüllü olmak

iş hayatının en baslarında bile işleri ben yaptım diyenlere nasıl kıl olurdum..
kendi birebir yapsa bile orada tek degil ki nasıl ben der diye düşünür dururdum..birebir kendim yaptıgım eve bile benim demez bizim der bir kafada oldugumdandır.

hoşluk var, esiyor ruhum..hafifliyorum, degişiyorum..

sinyaller iyi...

Çarşamba, Temmuz 28

gülmeler

Her gün değişik. Kendimden biliyorum bunu.

İki gün öce hissettiğimi şu an hissettmiyorum.

Kızgınlık yerini gülmeye bıraktı, yok oluş komik geldi, sanki bir cocuk ayakları gözükerek bir yere saklanır onu andırıyor durum, ve ya kapının arkasında ve görmem an meselesi.

Direk şu ögretiyi deneyimledim, varlıgına sevinme yokluguna üzülme
Bu kısa deneyim bunun için basıma geldi demek.
İçinden gecerken biraz sms attım anlayana kadar sağlık olsun.

Anladım mı.
Anlamadım, bu komik.

Bana gelecek olan cevap için bir tahmin hakkım var, ve bunu kullanıyorum.
Bilmiyorum.

yengecim yengeç

Yengeç Kardeşliği;

Dün akşam sohbet o kadar güzeldi ki, kendimi dünyanın en dogru insanı hissettim.
Karşımda sağlamasını yapan da benim gibi oldugundandır!

Bir olayı dinlerken kendin yapmadıgın için aslında yapılmaz gelen birsey gibi geliyor, bir süre sonra konusulanlardan farkettim ki, kendinde sana anlatılanı yapmısındır belki.
Yengec oldugundan hissettiğine sevin yasadıgına bak diyip aslında beni şu andan geçmişe götürdü, tüm ögretilerin aksine, sen yasadıgına bak şimdiyi ne yapacaksın dedi bir anlamda. Güzel de oldu.

Zaman gene uçtu, aynı kafalarla kesinlikle bir içkiyle kalamıyorsun ve ya bir sarkı dinle öyle git öyle olmuyor, tüm elvis sarkıları, bazı bana benzeyen kadınların besteleri, elinde zil tutan kadın aklımdan cıkmıyori saclarımı uzatmak istiyorum, böyle de güzel oldugunu duymama ragmen dün, uzun saç durusu bir ayrui ruh yansıtması açısından... U2, Michael Jackson, sadece rock bazlı sarkılarını sevdiğimi dün farkettim, mesela, Dirty Diana ve give it to me, Dasty Springfield’in tipini görmek, Nick Cave, Into my Arms, Jımmy Sommerville ve adını bilmeyip dinlediğim bir dolu parça. A-Ha diye düşünmek istediğim bildiğim müziğini ancak adını bilmediğim parçalar,  bir çok insanın ilham kaynağının Elvis oldugu, U2 dahil.

Elvis'in tulumları onda nasıl erkek duruyor tanrım, damat kişisi bence giysin, yanımda. Ne o penguen gibi, smokin!
Buluşmaya giderken ki sorgulamam, nedenlerim aksam evime dönerken yok oldu.

Olanları olmamış, olmamışları olmuş gibi hissettim.

Yengeç kardeşliği böyle bir şey sanırım.

Kendime not, duygu konularının konuşulmaması faydalı, bende bunu biliyorum ancak karşımdakinin kalıcı olmasını istediğim durumlarda iyicene yapıyorum bu duygu paylaşımını gidecekse baştan gitsin diye,içimden bu ses geldi, kendimle karşılaştım şu an!

Sevildiğini bilmek, beğenildiğini bilmek, etki alanına girdiğimi bilmek, onu ancak mutlu etmeli, uzaklaştırmamalı.

Sevilmek güzeldir, Sevmek güzeldir.


Geceden notlar:

biz askı yaratıp onu hissedip anında yukseltip sonunda tepemize düşürüp altında kalıyoruz
karsındaki bu sürecte yoruluyor.

kötü degiliz bize kötülük yapılınca aynısını bir sekilde hakkını geri verme mantıgı ile sahibine bagıslıyoruz.


kendi kurallarımız dısında var olan kurallara baglı kalmadan yasayıp genelde hayal kırıklıgı bursası neresi ya, kendimize bir ulke kuralım ve sadece bizim gibiler vize alabilsin hislerine kapılıyoruz.

hissetmek önemli.

anlam vermek önemli

az düşünmez isek, durum vahim..

Salı, Temmuz 27

DOLUNAY, her ay.

Ay dolarken,


Bende doluyorum, ikimizde tam dolmuşken hadi diyor kışkırtıyor direk.


Aklıma takılanları boşaltıyorum, dün aksam mesela.

Muzur ayın bulutun arkasından çıkışı gibi, çıktım benim kafamı meşgul eden olayların önünden arkasından.

Kafam çalışıyor tutturmaya müsaitim, anlamaya, anladıgım ve aldıgım cevabı kabullenmeye de, sessizlik olunca ise anlamıyorum, neden boşluk var cünkü orda, boşluk dinlenirken güzel. Olaylar netken güzel.

Manasız geliyor.
Sezgilerime ters geliyor.

Sevginin temeli BENCE iletişim. Saygıyı kuvvetlendiriyor. Aşkı da uzatıyor böylelikle.
Kafamızdakileri kalbimizdeki elimizden dilimizden geldiğince anlatalım.

Cuma, Temmuz 23

düşünce şeridi

kaybolmayan adam istiyorum. ask gerekli denenlerin aksine, karsı cins lazım.
neden?
hayat daha güzel olur paylaşma kısmında ozellikle..gördüklerini yediklerini ve dudaklarını..

konu ne şu an, aklımızdan her saniye gecmekte olanlarda bu kısım bana eglencelı gelır, hele ki uzun yolda ise nasıl yanından taslar hızlıca akar renkelrı bırıbıne karısır ve yol altından halı gıbı cekılıyr aslında beynınde de oyle bır akıs var...bu dusuncelerde havaya yayılıyor ve enerjı alalnın olusuyor
su an zıhnen nerdeyım kollarına hayran kaldıgım kısının etrafında muhtemelen v az once kokusunu duydum..o da benım yanımdadır belkı..ıletısım kurmasak ta..
onunla yakınlastıktan sonra daha cok ıctıgım bır gercek..degecegını dusundugum bırı..degmesını hat saffa ıstedıgım bırı de..
ruhunu anlamak nıyetındeyım de gızlıyor kendını..gonderı yapmıyor dunyaya yapıyoraslında muzukle
ve fotoyla fotoarını gormek aaa aslında senını sarkıda duymak
hobılerımız aynı dıye mı tutustum ben...benım hobım onun akademık ısı olmus dıye mı
ne farkeder kı akadeık ısı olsa aslında akademısk ısten kastım okumus ben okumadan..

saate bakıp az kaldı demek keyifli
varıs saatını bılınce ne guzel..
rotar en sevmedgım ıslem.
beklemekte

su an beklıyorum
bırde ılk bulusmada
merhaba ben beklemekten nefret ederım demıstım..
o da eyvah demıstı..

buyur burdan yak.

tam da o oluyor şu an.

dialogta guzeldi..
monolog ta tatlı şu an..

bilirkişiler ve yakın cevrem
yapma dese de içimden geceni ona yazıyorum

akan bant misali gibiyim su an onun telefonunda..

bulutlr asagıdan bakınca ne tatlı ve yumusak bir de içine ucakla gir baka noluyor?

şu sağımda duran alan bos arazı ye kadar ınsanlar yerlesır mı acaba..yapmasınlar..

neden mesela aklıma su an barıs uysal geldi, bu ortam onla alakasız hatırlatan birseyde yok, beynime bak, şu tezi dogrular mı, bu akla geliş, şu an o beni düşünüyor, bana baglandı benimde pat aklıma geldi, aramayı tercih etmediğimden baglantı kopuyor. arasam belki su an aklımdan geciyorsun diyivericek.

az kaldı ankara.
az sonra ankara.
yarım saate ankara.

ankara ankara güzel ankara seni gormek ıster her bahtı kara
senden yardım umar her dusen dara
ankara ankara ankara

ankara kalesine de gıtmek ıstıyorum
orda zamanlar once 10 zaman once yıl bazında
kahve ıctıgım bır tatlı yer vardır..oraları kesfe cıkmısken
gene gıtsem..

hello kıty geceleıge de az kaldı

aksam nerde kalıcam
kacta yatıcam ne ıcıcem hıc baherı yok
yarın aksam neler olacaktan da bı haberım hos ve heyecanlı olacgı kesın

otelde bır kalıyım dıyorum bır yok kalmıyım dıyorum..

bakalım nasıl gelısır..kendi içinde oldugum kendi programımı benim de bilmiyor olmam tuhaf..

bilmiyorum..

eminim şu an o da bilmiyorum benim bildiğim birsey var, bilmeden bildiğim seziş kavraması ile
o, o!

yollar

yollar siz ne tuhafsınız, yerleri  birbirine bağlarken aslında yalnızsınız.  bende bundan sonra yanlızlıgı secicem, daha dogrusu kabul edicem. yazamadım şu an acı var. bloke ediyor.

Çarşamba, Temmuz 21

Jessica Abla'ya Mektup!

Jessica Abla;




Seni yokken çok anıyorum Jessica Abla, olmayınca etrafta sen sıkıntı veren hisler düşünceler ve hayata beraberce yapıştırdığımız etiketlerin altını dolduran olaylarla başbaşa kalıyorum. Olsaydı o da tam da buna takardı demek, iyi bir his. Öteki olmaktan kurtuluyorum senin olduğun ortamda.



Az önce delice bir yagmur basladı.

Kafamı pecereden sıkıştırıp nefes aldım ve gercekten o an pencereden ucmak istedim. Coka’nın çizdiği kanatlar çıksın ve uçarak gideyim. Yarım kalan hikayelerimiz var, Jessica Abla, bitirelim.



Benden bağımsız sen orda olsan aynı his ve birebir aynı hisse kapılırdın ya budur bizim aramzıdaki bağ.



İkincisi kötü bakan kişiler, kötü bakıyor. Birseye kötü demek ne kadar kötü olsa da, kötü bakıyor. Kötü bakıyor, kötü bakıyor. Başka bakıyor diyelim, kötü demeyelim. Evet, kötü yerine başka. Başka bakıyor. Diyişinden anlaşılır zaten o başkanın sen ben gibi başka mı o gibi mi başka olduğu. Gözler ruhun aynası ise işte tam da bu.

Bu da ikinci bir nokta bizim aramızdaki bağ, en nemrut halimizde bile gözlerimiz kendi renginden biraz daha koyu baksa da, sert dursa da, kontrol edemediğimiz bir noktada iyi bakan yumusak duran seviyorum diyen bir hare var gözlerimizde, tüm o nemrutlugumuzu kapsayan sefkatli bakış.



Son ve ancak en önemli kısım ise, iki gün önce, bebek bar’da kızılderili gördüm, beline kadar saclar, yakari’nin amcası aynı, bir süre gözgöze kaldık, yanına gidip,tanısmaya yorgundum yapamadım, bir daha ki sefere.



İyi Tatiller Jes!

Severim, geniş zaman.

Salı, Temmuz 20

en fazla 3 gün

en fazla üç gün kendim kendme soru cevap yazabiliyorum.
sonunda ne şaçma diyip bırakıp kutu yapma kararı ile yanında da sarap içmeye karar veriyorum.

balıkları tanıyalım..escapist, avoid confront..

Pisces sign is emotional and mystical


Pisces are the most mysterious people. You are sensitive, imaginative, artistic, sympathetic and an escapist. You express yourself emotionally and live through your feelings. You are very adaptable and you can change to adapt to any person or situation, you like to get as close as you can to feel an experience to indulge in the same things that the other person likes. You want to see the world through their eyes and you easily get attached to a person or place. You get so attached that when another person feels pain, you feel their pain too. You sympathize with them so much that their hurt is your hurt. This can cause problems because if the other person recuperates, you may dwell and still feel the pain, they might not know this and move along in their life, unappreciative of the support you've given them. This will hurt you, to avoid this, let the person know exactly what is going on or if you are aware of what is going on, you might be able to avoid feeling their pain, support them and when they feel good you can feel good. You won't be able to change they way you are but if are more aware of the reasons why you do the things you do, it will make it easier to cope with these issues in your life.



Pisces sign is sensitive

You are sensitive to your environment and you want to absorb as much as possible. This leaves you emotionally vulnerable and you probably had your feelings hurt many times. Pisces is the sign of self-undoing so if something goes wrong, you feel very sad and are very hard on yourself. If the pressure gets too tough, you run away. Pisces are notorious for avoiding people or a situation instead of confronting it. You avoid facing your fears, escaping is the easiest way out.

Pazartesi, Temmuz 19

kendimle konusuyorum

İçim:




cevap aramak yoruyor --- ararken gereksiz geliyor.



ama varsa bir cevabı,



bulunca - duyunca insan salıveriyor kafasında ki tüm düşünceleri.



cevap olumlu da olsa olumsuzda olsa iyi geliyor sanki...





beN:



Cevaplar onda ne demek?





İçim:



cevabı onda..sen neden diyecek bişey yapmadın bence.

ya da cevap aramalı mı acaba..

aslında ceveplar rahatlatıyor..



ben : neden böyle oldu.



İçim: bu oyunları kabul etmek zorunda değilsin..

çünkü güzel olan oyunsuz gerçek olanı. ne ise o olanı.hesapsız olanı.

öbürtürlü yalan başlayıp yalan devam ediyor.

kabul etme sakın

sen doğru olanı yapıyosun.



Ben:

çözdüklerinle karsıyla oyun oynacaksın aslında, da ben beceremiyorum.

evet o yazdıklarımı yazmıcaktım belki de..

ondan ses gelene kadar sessiz kalmak oyun mu bu..



evet oyun..

cok sinir kabul etmesi

var

Telefonum su an


01,01,2007 yi gösteriyor,

Saat 09:00.

Nedeni aman tüneline binip 3 yıl önceye gitmiş olmam degil, pilini cıkardım ve ondan oldu. Ne yapıyordum ben 2007’de, yeni yılını hatırlıyorum, baannemin evinde herkesle beraber girmiş, cok eglenmiştik, evin içinde bir nar parcalamıştık. 3 yıl önce, bu yasanan güzel kutlama şu an halam’ın durumunu düşününce yanımıza fazlası ile kar kaldı. Yapmamış olsak, şu an daha da fenaydı.



Zamanın bir ilüzyon olduguna inanırken, kişilerinde buna baglı olarak, olaylar ve kendiminde bir iluzyon olduguna inanıyorum.



Ben burda olduguma inandıgım sürece burdayım.

Aksi takdirde yokum.

Yok.

Cuma, Temmuz 16

carpanlar 3

Gün devam ederken, jes abla, kahve yapacagım ben diyerek mutfaga yöneldi, eger sen yapacaksan bende içerim diyp bende mutfaga yöneldim, orda tatlara geldi konu, votka içemeyen kişi içerken benide düşünmüş o hosuma gitti, insallah gin ve whiskey de sevecek, yapılıs olus şişeye girene kadar başlarına gelenleri bilse kedin hemen sever,


Türk kahvesi sevmesi an meselesi, içti içeçek ve içtiği an ben cok mutlu olucam.

diger kahve yaptıgı şahıs, çok güzel olmus, bundan sonra sen yapacaksın gibi konusunca da, son dedigini demesen daha iyi olacak diyişini cok sevdim jessica'nın, benimde cok takıldıgım bir üst perde yaklaşımı, naapsın o da kendini öylece yükseltmeye calsıyor, bu nedenle, sadece gülümsediğim anlar benim o anlar!

çarpanlar 2

Gün devam ediyor, yol taksi akmerkez, 10 adımda unutmak biletimi almak üzere vakko’ya gidiyorum. Taksi bey’e 10 lira veriyorum, 5 liranız yok muydu diyor, yok diyorum


Sonra bana en son bes liramı da sayenizde size veriyorum diyor, eski ben bu konuyu adamla konusup onu sacmaladıgı konusunda ikna etmeye calısır, bense artık bravo diyor ve iniyorum arabadan.

Ayakkabı deniyorum, 38 ancak biraz sıkıyor ve burun tarafı, satıcı kadın, genişler yanlardan diyor, herkes kendi dünyasında selam olsun.

Vakko da hersey yolunda, biletix bey^’in ses tonu ise şahane ..

Günün kahvesi cok karaktersiz oldugu için, house blend, mocca içmek istiyorum ancak tall değil küçük , türk small’u gibi bir laf cıkıveriyor agzımdan, geliyor üzerinde

Özlem yazılı türk small’u, ancak sleeve yok ve elim yanıyor, istiyorum bir sleeve, ceremeyiz, small için yapmıyorlar diyor, demek ki small içenlerin ki ya terince sıcak degil ya da elleri yanmıyor. Yazıda yer alan, sleeve e ne diyeceğimi düşünüp düzelticem. Alıyorum sleeve i yanını buluyorum ve oluyor, ordan bir adam bana bakıp aferin türk zekası diyor. Tebrikler diyorum adama da, anladınız!

Eat pray love kitabını aldım, helen fielding ten sorna seveceğimi düşündüğüm bir yazar, elisabeth gilbert. Modası da geçti.

Bloguma yeni bir hava getirip, caktırmadan gün içinde krsılastıgım genellikle de maruz kaldıgımı hissettiğim an ve tiplemeleri de fotolayacağım.

carpanlar...

Hep düşündüğüm hafif tembel oldugum için, (hafif tembel olana cekliyorum belki, tanrım, çok özlediğim biri var)




Oldugumdan bindiğim zamanlarda takside gecen diayolaglar,

Asaönsrede kişilerin aralarında konustukları ofisten yerime gelene kadar kulagıma calınanlar hakkında .



Bugün asansör bir katta durdugnda bir kız sunu dedi, ben ojnaşimdi bunu dicem o da kesin bunu dicek, düşünce hatası bir. Nerden biliyorsun.



Uyandıgımdaki renk, harikaydı, perdem ısıgı gecirsede içerisi artık uyku gözlugu gerekmeyecek kadar karanlık, bej perdeler gitti, yerine morların gerisi geldi, iletken bir o kadar da engelleyen yapısı var. Birde rustikler olması gerekn yükseklikte olsa

Bir gün o da olur.



Birde kendi üzgün oldugundan sesine yansıyan sertliği farkettim, üstüne alındıgın noktada durum felakete yelken acabilirken onu anlayınca asayuiş berkemal.



Henüz günün basındayken, üstüne alınmadan yasamak inanısımı bir kere daha etrafıma bakıp keskin sezişle sağlamlaştırıyorum.



Birine bir sey diyorsun , ayaklarımı böcekler minik minik ısıtyor buna çözüm lütfen diye fiade ediyorsun, cevap olarak, böceklerin ofise gelen yemkelerden olusmus olabileceğine dair bir acıklama duyuyorsun.



Bir ilustrasyon var, sen onda gördüğüne bir yorum yazıyorsun, pat ordan direk bambaska bir yönden algılanmıs olan gercege diger bir yorum, sevimli anlar.

Yanlız, işte bu noktada hangisi gercek konulu bir tartısma acılırsa

O sevimsiz.



Ve ya 10 dakika iş konustuk sonrasında kocasını konustuk, diye bir toplantı cıktısı,



Nasıl?

Neden?



Gün devam ediyor..



Sadece kendine yapılan kahveler ancak bana kahve yapsanıza beklentisi.

Paylaşım hayatın en keyifli seyi iken, neden?

Perşembe, Temmuz 15

I COULD WRITE A BOOK!

If they asked me I could write a book

About the way you walk, and whisper and look

I could write the preface on how we met

So the world would never forget

And the simple secret of the plot

Is just to tell them that I love you a lot

Then the world discovers as my book ends

How to make two lovers of friends

Çarşamba, Temmuz 14

bu gece ben cok mesudum

Bülent bey'e,savoy balık'a,ebru'ya, cihangir anılarımda didem'e, dolayısıyla, yeni oluşum,süper kavuşum leyla'ya, süper oluşum berkel ailesine, çankaya'ya ve sarabına, kızılcahamam zeki amcama, 23 yıla, hisse gitmeye, fuat'a, köklerime, yerdeki martı tüyü'ne, onu hediye edicem hissi getirene, yükseliş kolejine, osman dedeme baglantılı konulara (ki geniş), hilmi amcamın toruna, cinnah caddesine, eskisehir'e, tesekkür ederim! Halam'a ..

Pazartesi, Temmuz 12

Diz Boyu Papatyalar

Kalkan’a giderken yolda uzun uzun düşünürüm, bir yere varma hissini yaşarım


Düşüncesi ile yaptıgım otobüs yolculungaki papatyalar geldi aklıma, papatyalaro görünce yaklaştıgımı hissettim,

Kucağımda da diz boyu papatyalar kitabı durmaktaydı, nedir, şu an aklıma bu kareyi getiren,

Sonrasında da babaannemin sana gelip kalsam da yanlızım diyişindeki nüans ve dün halamın basındayken ettiği, gazete okurken, aşık olmak bu kadar mı kolay ki? Diye magazin haberlerine yaptıgı yorum. Dedimi kaybettikten sonra asık olmamıs bir daha, aşık olma durumu bir kafa yapısı mı? Ortamla alakalı bir oldu mu? Mesela ben abur cubur yemem, tercih meselesi durumunda ancak önümde olan bir ortamda yerim, hem de cok yerim.



Dedem’i düşündüm, ve baannemin dedemli hayatının şu anda dedemsiz hayatından çok oldugunun farkına vardım, dedemden geriye kalanlar ise, en başta dedemin babannemde bıraktıgı his ve bizler, çoçukları, ve torunları ve bizim onunla paylaştıgımız dünyalarımız.



Halamın anlattığı içimde dedem olan bir hikayeden esinlenip, dün begendiğim adam, maç izliyor diye bende aynı yere bakmak istedim ve maç izledim, sonlarına dogru uyusam da, keyif aldım, ve golle uyanmak cok keyifliydi, sese uyanıyorsun ve karsında yüksek enerjili bir takım görüntüler, mutluluk verici. Dedemin yaratımı ise, cocuklarından uzakta oldugunda ben ay’a bakıyorum siz ce aya bakın, diyip, birbirlerini görme çalışmaları, bende bunu dün, televizyona bakmak marifeti ile kendimce yaptım.



Kalkan’a vardıgımda hissetiğim ise, bilmediğim sokaklarda gezerken ne ler göreceğim ve ne hissedeceğimi düşünmekti, umulmadık kafede umulmadık güzellkteki kahve ile, umulduk kafe’deki olmamış kahve, orada yazdıgım defterlerimi temize cekmenin vakti geldi gibi, burada lafını ettiğime göre..

aşka akıl sokma işlemi.

İspanyolca uyandım.

Aşık uyandım.
Pictures of you sarkısı ile uyandım.


Ve güne gülerek başladım, hayatımın şu an daha net en bası dediğim yıllarda tanıdıgım dünya komiği bir arakadasımın en az ben kadar çapraz düşünceli ve zaman bagımsız cevaplarına koptum. Hayattaki küçük şeylerin bana verdiği sevinci

Hiçbirşeye değişmem, beynimde ve kalbimde bir duygu olusturmak cok kıymetli, oluşan o düuyguyu ise beynine kaydetmek, fotografını düşünce sadece sen görebiliyorsun, bünyenden o duyguyu cagarabiliyorsun, en üzgün oldugun anlarda mesela, var olan o eskiden yasamıs olduklarını cagarmak.

Şunu deniyorum, aşka akıl sokma işlemi.

Hissediyorum, kap koy kop’dan ziyade, tam bu komutlar geldiğinde, nasıl dans ederken, pat durabilirsin, aynen o sekilde durmak.

Dün mesela, baktım gidebileceğim en uc noktaya cok yakınım, direk kapatma düğmeme bastım. Deliriyorum şu an kendimce ve fakat içten içe. İçten dışa olması gerektiği yerde içimdekileri dışarı dogru serbest bırakıcam.

Cuma, Temmuz 9

gönlüm sende.

kendimi sevip anladıgım kadar birini sevip anlayabileceğimi düşünüdüğüm bir kişi.
kendim kadar cekici cocuksu seksi ve iç dünyası derya bir kişi

35 in ilk haftası

Mesela cok begendiğim birinin porfili olan ilişkisini cok seviyorum ya


Sanırım benim de bir önce ki günle ilşkim olnla bitenle olmus bitmiş olduklarındna dolayı aynen öyle olması istedği getirdi.

Günlük süt, bugün içiniz yarına yenisi.



Bu hafta, 35 yasımın ilk haftasıydı.

Bir yaşıma girerken hayatım bir önceki yastan farklıydı,

Farkı dudaklarımda hissetmek keyifliydi.



Leyla cok süper olmaya basladı, 21 temmuz da tam 9 aylık. İçerdeki süresi ile dısardaki süresi yaşam süresi aynı ve içerinin etkileri bitiyor mu acaba kendi zinhinde, bir kere de yere düştü, zaten. Anlamıştır, artık, içerde olmadığını.

Düşe kalka büyümek, ne doğru.



Peki uykuda mesajlaşmak ne güzel, ayrı yatkta rahatca uyurken iletişim halinde olabilmek.



Birine bilgi vermek konusunda daha ketum olacagım, gelen sorular bazen sıkıcı olabiliyor, ve konu gelişirken her konusa merak detay sanansoruldugunda bayagı bir elini kolunu baglıyor, 2568 kare kökü kac, bir anda bilmen bekleniyor sanki.

Perşembe, Temmuz 8

llaaaa laaaaaa laaaaaa

Kirazlar olmadan,


Gelincik basması

Asmanın sürgün veren dallarında,



Nergisin zerrinin tac yaprakları



Seninle baharı kutlamak



Basımı omzuna yaslamaya

Hayata yenıden baslamaya



Bagında bahcende

Pınarlarında

İçimi yıkamaya geliyorum.

Pazartesi, Temmuz 5

kırkpınar sokak 7/7

Baba evine gitmek aynı zamanda dede evine, cıkarken o merdivenleri seni karsılayan yüzlerin tek tek gözünün önüne gelmesi bos bos merdivenden yukarı bakarken, bogazında düğümlensende o an tüm anıların sendeki izleri, mutlusun, yaşadıklarının sana kattıklarına.