Salı, Haziran 29

Umut

Güzel anların fotgrafını beyne çekme düşüncesi, o fotografa da gün içinde hatırlama ve ya geri çağarma yöntemi ile onlara bakmak, gözlerin objektidte hafızan da hazıfa tam anlamıyla, öbürü de ordan zaten!
Fazla oksijen, saat 4'den bu yana gökyüzen bakmak, ilk ışıklarla mediyasyon, üzerine bebek su kenarı kahve, geldiğim durum bu.

Neydi beni saat 4'de kaldıran ve bir daha uyutmayan; umut yok olması en perişan edici bir kez daha anladım ancak şanslıymısım ki daha once böyle bir konuda umudum yıkılmamıstı, aşk mesk insanlara güven gibi aslında bana hala önemli ancak şu an karsı karsıya kaldıgım ölüm kalım konusu kadar ciddi olmadıgında anladım.
anlamak uykumdan kaldırdı, bir de 6 saat uykunun yetmiş olması belki de, çok düşünmemek gerek.

Üzülüyorum.

Pazartesi, Haziran 28

müge çiceği, karadeniz çiçeği..

Bu hafta'da ince bir düşünce ile başladı hem de bende olandan daha minik bir müge cicegi ile, bu ciceği ilk karadenizde görüp aldıgımda bayılmıştım, evimden hiç eksik olmadı, sonrasında ceşitli yerlerde sevdiğim ve kullandıgım ve kullnamayı düşündüğüm her yerde karsıma cıktı, bana iyi gelen bir çiçek bu..
Evde olana bir yenisi daha eklendi, minik hem de. Cok sevdim, bana bu hediyeyi düşünen ve oralardan tasıyan Duygu,seni seviyorum. Sinyo.

su kalp su

Bu kadar derinlerde dolaşırken bir balıkla karşılaşmaya çok şaşmalı,


Sevinmeli, kalakalmış bir moddayım, neden?
Duran ve sadece birsey düşünen.



Nasıl tanımlarım bu duyguyu, aslında tanımsız, sadec yürü diyen bir duygu, ve yogun, kırmızı, likit, olumlu kırmızı, parlaki hayat var burda diyen, içimden hep istediğim



Anlaşılıyorum hissinin burda karsılıgı var gibi, daha önce üzüldüğüm dama çıkıp aslında düşmeyeceğimi düşündüğüm anlarda düşüşlerimin nedenleri net anlaşılacak gibi. Karşında sen gibi bakan biri olunca, sana geciyor bu his, içini aslında bu tarz bir duygu içindeyken birsey dürter de sen o sese kulak vermessin ve cok gecmeden de üzülürsün ya, bu karsılasmada o dürten yok. Dama çıkmak istiyorum, bu sefer tek değil!



Sudayız diye içim bir ferah.

Pazar, Haziran 27

bu sabah

bu sabah erken uyandım, bir yumurtayı sütle çarptım, elbette çarpmadım, yaoar mıyım hiç?
tüm ciddi olamıyorum, aslında yazamk istediklerim var ancak ruhum bedenimden hızlı, adeta kabıma sıgmıyorum, nasıl olurda ellerim beynime eşlik eder ki?

tam da bu konuyla ilgili, yazmak istiyorum zaten de başlayamıyorum, bu sabah erken uyandım, hem biraz düşüncelerimi netleştirmek hem de olanları görmek için içimdne gelen bir sesle, dün akşam olan mesajlaşmaları yazdım. Gördüğüm şuydu,çok basit bir konuda yazısırken bile araya başka konu ve ya o anda yazıdan cagırasan bir hayal, koyabiliyorum.

beyin böyle işliyor.

erken kalktıgım için şu an uykum var, cıkmam lazım, bir saat uyusam neye yarar.
denemeden bilemem elbet ancak bu tip kısa zamanlı uyku denemelerini yaptım, cok da harika sonuc vermiyor, power nap denen 20 dakika ile sınırlı, güç deposu uyku molası uygulaması yapıcam.

iyi hissediyorum, heyecanlı ve aslında ne güzel evet durumu.

kısa sac ve bireysel kahvaltı

Öne düşenlerden rahtasız olacagımı hissede hissede genel sekle ve kesen mustafa.2nın özenine  saygısızlık olmasın diye karısmadım da ne oldu, saclarım önlerde kısa olan yerinden rahatsızım..
Bu sac bir ayda 3 cm uzadıgına göre bir ay sonra bugun memnun olacagım.
Sevdiğim uzun sac değil aslında benim tek boy.

yani bu hale gelmeden öceki halim.

:)
o halde benim bu halde benim,
sanırım en cok kendimde de etrafta da yalın hali seviyorum.

bireysel kahvaltımın ekmekleri o kadar güzel kokuyor ki, gidiyorum ben kahvaltıya..

Cuma, Haziran 25

ince düşünce


Yaratma odasına yeni bir kişi katıldı .Resmidir.
Bugün ofise gittiğimde sandalyemde bir poset beni bekliyordu, bir actım, kahvecilik oynarken yanında götürebilinen bardak, çok sevdim hediyemi,ilk 35 yaş hediyem. Bana veriliş şekli ve şemalide çok tatlıydı, kimden mi, nam-ı değer, jessica abla, pırasadan..hem ne ne pırasa, organik ve ince..
iyi ki varsın.




Perşembe, Haziran 24

Babalar Günü..

mesela pepsi leri croplyalaım daha iyi olur, fotoyu secene kadar aklmda baska bir konu vardı su an baska bir konu. bir gün yazar olursam ve bu konu hakkında yazı yazarsam bu konuya degineceğim, ve şu anda kesin bu konuda tomris uyar veya feyza hepçilingirler birseyler yazmıstır, kitaplarından okumadıklarıma bir göz atmayalım. .bügün gazetede yıllarını yazarlıga vermiş bir kişi ancak kitap cıkarmıstı, benimle aynı nedenden dolayı, saygıdan meslege duruyor, blogger olmak daha bu kadsr gelişmeden, yazımı okuyamıyorum diye, floppy disclerin silinme tehlikesi, fakslarn ucması gibi nedenlerde 2007 yılında bir gece kendime blog acmıstım. .bir büyük acmak gibi,ac ve dök beynini, sonralarında kişilerin burdan kitaba gectiklerini duydum, o sıralar ben yazı ile ilgili kurslara senaryo yazımı ile ilgili workshoplara girerken de aslında neye dayanarak ders veriyor ki dediğim kişiler benim acemi oldugumu düşünüp ögrenmem gerek diye yola cıktıgım yollardan gecmeden ögretmeye hevesliler. böyle durumlar insana dünya cahile güzel dedirtiyorsa da sanırım pek güzel olmuyor. bakınız baslık ki konum babam ve aile ve hissettiklerim biz büyüdük ama ben hala aynanın karsısındaki kırmızı ojeli kız gibiyim,  annem ve babamla arkadas gibiyiz klişesinin yerine aslında tam da bizi anlatan bir cümle ancak klişe derken konı nereye gelmiş, toplarlamam lazım, yanlız artık hızlı yazabildiğimden klavyeye bastıkca harflerin yanyana cıkması o denli hosuma gidiyordu, hiçbirsey hakkında yazmaya dogru gidiyorum, biliyorum , içimden gelen ses diyor ki şu an böyle devam sonunu bir yere baglayacaksın, karsımda asma yaprakları bir perde niteliğinde camın bir kısmını direk kapamıs, yagmurdan sonrası sarımsı renk yeni girdiğim evden cık akmerkeze kadar yürü, zara home dan carsaf al, mangodan aldıgın adi bes para etmez poaracalrı geri ver vermediğin paraları kredi kartına geri yüklet demekte, evde harika bir kahve yaptım ancak elime alıp gidemem, neden stratbucks bardaklarından eve almıyorum, strbuckstaki işlemin tam tersi olan evden dısarı götürme aracı olarak kullanırım.
bir degil iki calısma masam var artık evde, çalışmalarım devam edebilir, şu an camı hiç umulmadık yerlerden saran asma yapragı gibi dallanıp budaklanabilir.

yürüyüşe cıkıyorum...
remzi, zara, mudo; chakra..

bu arada sibel arna özür yazısı yazmamıs yazdı ve ben mi atladım bilmiyorum sanırım o da bircok arkadasımız gibi dünyayı seclamakta care buluyor kendinden uzak beni yanlıs anladılar diyor, anneler anlar bir tek demiş te, annelerede sorduk anlayan olmadı. o da öyle biliyor, en güzel cevaplar radikal cumartesi ekindeydi ona verilmiş.

yürüyüşe çıkıyorum sevgili sony ali, o kadar tatlısın ve yazdıkca yazıyorum ki bırakamıyorum, arada iyi cümleler cıkıyor, sonradan onları kullanırım. bir gün. sakla samanı gelir zamanı.

aydın boysan seni örnek alıyorum, ferhan sensoy seni de..
Tam yürüyüş derken, kahve almaya mutfağa gidince salata yapmak istedi canı ve salata yaptım, evdeki tüm peynirler ve kırmızı biberli yeşil salata. Yanına da beyaz sarap, yerken yerken havanın güzel rengi, düşünceler ve umutlarla yarım şişe bile olamyan sarapla sarhoş oldu.


Uzun zamandır aklında olan bir mektup vardı, onu yazdı ve sahibine yolladı.

Mektubu sadece yazmıs ve yollamıs olmasıydı önemli olan, anlaşılmak değil. Ortada birsey denmeye calısıyor önmeli olan bunu anlamak,kıymet vermek, anlamaya calsımaktı. Herseyi kendinden menkuş yasamayı ilke edinmiş felsefesi ile

Beklinetisi yoktu ancak, o ona en uzak korkak, tavsan boku gelen insanları bile, vardır bir bildiği diye dinlemek, ve anlamak için caba sarf ediyorsa onu da anlamayacalsımak önemliydi.

En azından anlamadım demek.



Tüm mumları yaktı, mektup sonrası, dısarı izledi, evi, sehrin ortasında olmasına ragmen, ne sanslıydı ki sadece agac görüp sessiz bir salonu vardı.



Tü haftasonunu düşündü, ilk gün sadece gazete ve su oldugundan sakindi, ancak ikinci gün sabahı agar geçmişti. Bakım evi anları. Hatice Hanım ve ona asık eşi, aşkım diye seviyor 57 yıllık karısını, son 3 yılını bakımevinde geciren sevgili eşini, hem de babası sana ali bey’in kızını alıyoruz demişler ve almıslar görücüde değil, görmeden, sonrasında 57 yıl gecirmişler.



Halam’a 40 yıllık kocası her gün sevgilerini getiriyor. İyi günde kötü günde evlilikler böyle oluyor, hasta saglıkta gercekten demişler onlar birbirlerine. Aşk varmı cılgınca sevgi var mı bilinmez, ordalar mı el eleler mi o öenmli olan, gercek olan da o. Konusulan birseyi kağıda dökmek, hayata gecirmekle aynı anlamda.

Cuma, Haziran 18

iletkenler

2000 yılından önce, canım sıkılsa, birilerine kızsam, arardım Yunus’u ( Yunus Ömer Aran 1976-2000) Hayal Çubuklu’ya giderdik. Teoman dinlerdik, ben hem içer hem ağlar rahatlamıs bir sekilde eve dönerdim. 2010 sene bugün canım cok sıkkın, evrenden son günlerde klişe olmus evrene yolla, evrenden mesaj misali, bir arkadasım durduk yere, aksam Balans’ta Teoman var diye mesaj attı.


Kac gündür aralıksız dinlediğim Sertap bana dinlenen CD’den de iyi his olumlu enerji gecer mi, reiki geciyor hissi verdi, sanırım Teoman’da öyle bana reiki veriyormus, zamnında nedir bu sevgi enerjisi bilmeden.

Dinlemek ve rahatlamak!

Beyinler baglı belki de.

7 kız yemek

cok keyifli bir gece gecirdim.

Perşembe, Haziran 17

Sushi-Co

10-15 dakika gelir denen bir suschi nin 20 dakika da gelmesi sinir bozucudur. Sabah 10 dakikanın gün içinde bir saate eş olması gibi, öglen olan 5-10 dakikada daha degerlidir. Suschi’nin kalın sarılması da ne demek, yeni ev hanımı mısın da kalın sarabilme serbestin olsun, işin bu.




Mori nerdeyse artık ben ordayım, gitmem bir daha suschi-co’ya.

Pazartesi, Haziran 14

jazz

elif,
hayal,
fever,
cry me a fever
ünlü kişi coka
kenardan ses verdim
2 aya
2 sarkı
olsun 3
ay
yay

ayse gencer, peki.
sibel köse harika.

Pazar, Haziran 13

Son Ders.

evet arkadaşlar kimler sorunları için bugün adım attı?
kimler çözdü demiyorum, adım attı.

ve sahne, direk beni ölü ozanlar derneği filmine bağladı.
carpe diem zamanlarım ve tek felsefemin o oldugu zamanlar, filmle saglamlaşması..

sene kaçtı, tekrar alıp izleyeceğim filmlerinin ilk sırasına yazdım, filmi.

ferhan sensoy u duymak ve izlemek istediğim için son ders filmini aldım, görmediğim filmi yok sanıyordum, varmıış.

ölmeden onunla aynı filmde oyanr mıyım, dersiniz?
tam bu sırada, pek te vaktimiz yok aslında dedi, filmden!
En son onu izlerken bende kendi kendime, vakit az ise hemen yola cıkmalı demişti içimdne gelen ses..

film'in sözlerini cok begenerek izliyorum, senaryo, ferhan sensoy olmasa da, kendi konustuklarını direk o yazmıs gibi, korkarım aramızda....kacak ögrenciler bulunuyor, bu tür kacakcılık...
gibi, tam ferhan, ferzan bir harf farklı.. ne kadar enteresan ve sahika..

erkekleri ne kadar naif asık olunca
asık olurken de karsı traf birsey yapmazken oluyor

bu yıllar belkı yarın yok,

oldum olası bir erkegin aglaması cok hosuma gider, bunu güçlü bulurum..duygusal olmak iyidir..

şimdi bir deneme, ben dilinden kopup,
sen dilen geciyoruz,

su an ferhan sensoyda serge ...havası buldu kırlı sakallı uzulen surat ve gozler patlak..
extreme de dusunursen gider oraya kadar benzeme durumu...

kesinlikle erkekler yaslı olunca güzel...
olgunlasmasa da yaslanmıs olması...
hiç yaslanmamak ne manasız..

film acıklı yahu.
içlendim..

güzel bir film..
ölü ozanlarda da ölüm var mıydı?
yarın izlemeliyim..

hızlı izleme ve hızlı okuam dersleri almak istiyorum
zamanında izlemediğim kadar izlemek, okumadıgım kadar okumak istiyorum..

yapmasan ne olurları listeleyip zamanlarını hesaplıyacagım ve zaman kitap
zaman film hesabına girişeceğim.

iyi akşamlar,

Cumartesi, Haziran 12

Derken...

Kapı dan Özgeeeeee diye bir Didem sesi yükseldi. Kapıyı açmamla beraber de gözlerini bana çarpan leyla, kalamata zeytini gibi, bakıyor ve görüyor ve herşeyi o an ifade ediyor.
Gözler tüm iletişim için yeterli. Biz büyükler, ne cok konusuyoruz bazen. Aklıma sn zamanlarda kendini bana oldukca desifre eden konu ordan başladı diye desifre etmesi cok dogal ve iyi gelen bir arkadasımın gözleri geldi, onunda gözleri iyi bakıyor.

Bir evden 7 aylık bir arkadasımız gittiğinde masalar geriye gitmiş, yerdeki iki sey yukarı kalkmış,
cay poseti emilip ısırılmış, yerde yer yer kırmızı biberler sıvanmış olabilir. Bu çok güzel bir his, yaşanmışlık ve keşfetmekten kaynaklı etrafdaki cisimlerin yer değiştirmesi, bize ilginc gelmeyen ve ona tuhaf gelen cekilip koparılacak olan ne çok sey var onu cevreleyen!

Ceserio Evora eşliğinde dans ettik, ikimizde acaip sıcakladık ve duşa girdik, kendi evi ve dusu olmadıgın net farkındaydı, duş telefonum onun kafasından da büyük olduğu için öncesinde kendini gücende hissetmedi, bir yolunu bulup kolumu tutmayı bilen yıldız ellerini hissetmek, tanrım hayat ne kadar güzel dedirtiyor, sonrasında alıştı cünkü dikkatini kafasından seller seklinde akan dus telefonundan, duvara gelen selale efekti sulara ve cok sevdiği duvara vurma hareketlerine cevirdik, ve duvara vururken farettim ki, leylanın küçük omzu görüş alanımdayken ben sadece o anı düşünüp, kafamda hiç bir şey yok, sadece duvara vuruyordum.

Bebeğin iyi hissetmesi ve o anda huzurlu kalamsı için sadece o anda onun için yaptıkların var, o kadar net tepkileri var ki kendini cok iyi hissediyorsun ve sıcak soguk oyunu gibi yönleniveriyorsun.

Leyla aramıza hoşgeldin.
Gör bak nasıl eğlenicez!

Sizi  çok seviyorum.

Birde lavabonun içinde totosunda mayömun resmi olan bez!

Kitap-Fotoğraf

Bundan sonraki 10 yıl. Eger kısmetse; çoğalarak ilerlemek istiyorum. Şimdiye kadar korudugum değişim olan istikrarımı, kendimle karsılastıkca, secimler yaparak bir noktaya getirdiğimi farkettiğimde durdum.

Böyle anlar, galiba evleneceğiniz adamı gördüğünüzde hissettiğiniz hissi  hisseder gibi bir şey. 

Dışarı cıkmak üzereyken, bikini içinizde, tüm gün neler yapmak istediğiniz kafanızda,  bir güç size, önce kitapları düzeltsene diyor ve  kütüphane, nam-ı deger yaratma odasına götürüyor sizi.

Düzenle diyor, içimden gelen ses, ne mesajlar görüyorsun, bu süreçte, ve bunları yazasın geliyor.


O noktadan sonra, sahneyi, parmaklarına ve beyin kıvrımlarına bırakıyorsun.

Sanırım fon değişmiş, ben eve bana eşlik edenler aynı kalmış, sadece -hergün, hesapsızca gönülden- eşlik eden ve -acil durumlarda ihtiyac anında ordayız biz kesin şeklinde - eşilik eden,  olmak üzere bir kategori geliştirmiş hayat kendiliğinden.


Önce yayın evine gore duzenledım kitapları.

Sonrasında aynı yazarın ayrı yayın evinden cıkmıs kitapları birbirinden uzak kaldığı için elvermedi içim, yazarına göre ve hatta yazarların birbirleriyle olan arkadaslıklarına gore arkadas olsalarmış iyi olurmuşlara, zaten arkadaşlar yan yana koyayım derken, yoruldum ve fotograflara bakmaya başladım, tabii birde birbinin abileri olan sevenler aynı kafadalar ayrımı da aklıma da gelmedi değil.

Saptamalarım oldu, 1997-2010 arası neysem o zevklerim olmazsa olmazlarım hiç değişmemiş, bazı tasınırken yolda  düşürdüğüm eşyalar hariç, keşke yok, fotograflarda yanımda cıkmıs arkadaslarda hala hayatımda, onlar degişerek ama olsun.

Kesin bu da şöyle olacak dediklerim olmamış, bazılarında hayal kırıklıkları hiç senden beklemezdimlerde olmuş. 

Demek ki, kimseye kendi kalbinin iyiliği, beyninin açıklığı ile deger biçmeyeceksin,
herkes kendinde gördüğüne göre kendine birini birşeyleri layık görüyor, aynı benim yaptıgım gibi, moralim bozuk ve enerjim düşükken hayatıma soktuklarıma ve ya gittiğim yerlere, izlediğim fimlere bakınca kendi içimde sağlamasını yapıyorum bu durumun.

Şu an kitaplar yayın evine göre dizili,  içim tam rahat degil, son durum ne olur merak ediyorum.
Birde aslında okumus oldugun kitapları cok az hatırladıgım konusu var, genel hersey aklımda, ancak
o zaman hayran kaldıgım kelimeler, cümle kurulumları ve güldüüm kısımlar, hislendiğim anlar beynimde yok. Tekrar hepsini okuyacağım. Bu durum aklıma, şu an eski bir sevgilimle başlasam ne oluru ve ya, şimdi ilk işime girsem ne olurduyu canlandırdı. 

Oturduğum Ankara dahil evlere bakınca, özlediğim el yapımı yemek masam dısında pek fazla birsey cıkmadı :

Bir tane poster gergadanlı,
Kızım
Bazı perdeler

Aşklar bitmiş, çok da güzel yasanmış resimleri diyor bunu.
Sonu olsun istenmiş sona bağlanmamış bu nedenle de tadı hiç geçmemiş. Olmadık bir anda film bitmiş, Son.

Yaşar sarkıları dinlemek gibi seni cok azıcık burarak da olsa mutlu edip, umut veren bir hisle hayal olmuşlar,  yaşananlar.  Varlarmış ve varlıkları tekrar aynı hissi bulacağıma işaretlermiş bana karşı şu an. 

Zamanında diye başlayan cümlelerimin şu zamandan pek farkı olmaması ne güzel bir şey.

Değişik bir Cumartesi,
Ben ben'e.

Kitaplara gidip bir bakıyım, ne yapmıslar bu arada, herkes yerine alışmış ve mutlu mu?

Cuma, Haziran 11

tesadüf

hiç birsey tesadüf değildir,
atlası görücem diye yola cıkıp,
keyifli zamanlar silsilesi sonunda ev..
feyza hepcilingirler ile kontaga gecme kararı verdim.
yarın geciyorum.
yasasın türkçe.


kısmet.
kısMet.

Çarşamba, Haziran 9

ezber boz

burada vaktimizi ziyan etmeyelim


fırsat cıkmısken birseyler yapalım

hergün bize ihtiyac duyan biri cıkmaz

yo yo sahsen bize ihtiyac duyuldugunu söylüyor değilim

baskaları belki cok daha fazla yarar işe



kulaklarımızda hala çınlayan imdat çıglıkları bütün insalıga dönük



Ama burada zamanın bu noktasında insanlık biziz

hosumuza gitsin gitmesin

bunun degerini bilelim

cok gec olmadan



hadi gidip bir kere olsun acımasız kaderin bize sundugu görevi hakkıyla

getirelim



ne dersin?

Salı, Haziran 8

iyi örnek olur inşallah..

içtenliğinden süphe etmediğim biri var hayatımda, hayatımın tam içinde degil ancak merak etim ne ola ki ? dedirten bir kişilik.

seni anlamıcam da anlamıcam diyen biri vardı şimdi yok, ben dediğimde anlamasa da bir nedenle anlamıs ve benim onunda yapmasını cok istediğim birseyi ben ona hadi yap iyi olacak demeden ben yapmak istiyorum dedi, ve yapacak..

cekirdek ailem ve birinci halka hayatta ve hepsi ile konustum ve memnunlar su an ki durumdan..

evim toplu

hoslandıgım bir çoçuk var.

iki insanın ask baslangıc hıkayesi dinledim bayıldım, nikah davetiyesi için gerekli ritule giriştik, cıktıyı merakla bekliyorum..

kendimle ilgili kısa sürede gelişen olayın herkes acısından en makul sonlanması dileğim var..

leyladan geliyorum leylayım..çok seviyorum..

didemi de daha cok seviyorum onun aliye daha da leyladan sonra asık hissetmesi gibi, leyla enerjisi hepimize birseyler yaptı, dişlerimi sıkmaktan yanaklarına kıyamadıgım ıcın opemiyorum...

godot yu beklemek ezberim beni bekliyor..
deneme kaydımda beni bekler...

evden cıkmadan yarın bu ıkısı bitmiş olmalı

kahvemi de seviyorum..

sana bana  sevgiler..

tam bunu yazdım

yukarda sı gecen kısı ıstemeden benı yoksaymaktaydı, benim ona dediklerimi es gecmeler seklinde
ben bu noktada ben kıme bunu yaptım da dıkkatımı cekıyor derken bugun gelısen tum acıklamalara sevındım..
bilge yanımın bılge olması ıcın..saptasam da susmalıyım bana sorulana kadar..kımseyı hazır olmadıg anda durtuklememek lazım..bunyeden bunyeye fark var..

tum yeniliklere rose gecişlere,
la l alllaaaaa laaaaa!

evet

Sabah uyanıyorum bir bilgiler geliyor kafamai genelde düşünüp bu mudur filan diye baktıgım konularda ve bir aksiyon alsaım geliyor, mesela bu sabah fb ye bakıp, kocası ve cocougundan silecek kadar mı aslında kinci derken bir bakıyorum evet.




....

Pazartesi, Haziran 7

7 haziran

bugun önemli.
hızlı gelısen memnun oldugum olaylar var.
kendimden dolayı seni bilerek kırdım uzdum bile bile davrandımbile acıklayan bile diyen var.


gene de içimde bir sıkıntı var. sahane bir gün olsa da bu gun.
ınsanların ıyı olmasını ıstıyorum, bilerek üzmeyi secmeleri umutsuzluk vermekte...onlarla yasıyorum ve yasacagım bu nedenle
istiyorum iyilik güzellik bir de sanırım ben yapıyorum diye istiyorum..agızdan cıkana ınandıgım ıcın cıkmayanı da dusunemıyorum..
 neyse uyumalıyım.
cok dusundum

uyku en guzel seydır...
bir de sarılarak uyumak ondan da guzeldir.

ruyamda gorup sabah bu bu bu bır de bu dıye uyanmak ıstıyorum..
bir de aile babası ricam var...

Salı, Haziran 1

227

Murathan munganın bir kitabı carptı gözüme bugün, ve cok sevdim.


İki sayfasına baktım, bildiği daha dogrusu konusunu etmek istediği baslıkları yazmıs dedim direk kendi blogum aklıma geldi

Ve sevindim. Hayallerim pekişti :)

Sonrasında ofise geldim, kızlara kahve alıyım düşüncesi vardı ancak starbucks kapalıydı, baktım kanyondalar sipariş verdim, allahta artık deikonus yaptım diyebiliniyor , sen bize hiç aldın mı gibi bir lafla gelen oldu, üzüldüm.Hala üzülüyorum böyle oluşlara. İnsanların kendilerinin kime ne yaptıklarına bakmadan tutukları çeteleye..