Cumartesi, Ekim 31

14 agustos - 31 ekim


üzgünüm.

duygularımı bir kenara atıp

"action is character"

formülünden

son iki gündür bana alınan actionlara bakıp bir soykırımına gittim.

Özellikle bu aksam yapılandan sonra


Kalbimden ve gönlümden

hayallerimden atmam cok kolay ve hemen olmayacagı icin


facebooktan ve telimden sildim.



Yoksun

İletişim de yok


Şartlı kosullu

karısık

belirsiz

cevapsız

duyarsız

Yeter..


Gercek konularda caba olmaz



Bu konuda elimden geleni yaptım

kalbim patladı.

beynim acıdı..

son olarak ta baska bir sıkıntı baş gösterdi.


Dedim kendime..

Neden?


Sil bitir.

Nokta.

Dairesel hareket..


Olamıyorsa

olduğu halde başlamıyorsa

Yok et.


Varsa vardır yoksa yoktur..

Olana sahip çıkılmıyorsa olmaz olsun.

Aglarım az gecer..


Asığım..

Anlamadın.

Sildim.

Hiçtin.
Geçtin.

Cuma, Ekim 30

benim bu mayada jaguar..


İX - JAGUARAğzı sıkı, Duyarlı, Zeki, Psişik. Rahat, Gevşemiş, Uysal, Dalgalanmaz.Jaguar gece görüş yeteneği son derece yüksek bir hayvandır. Jaguar gününde doğmuş olanlarında diğer insanların görmediklerini görmek gibi bir yetenekleri vardır, aynen bir Jaguar gibi. Bu yüksek Şamanik ve Psişik yetenekler ile Jaguar insanında kendini gösterir.Mayalara göre Jaguar gününde doğanlar zengin olmaya meyillidir. Ama bu zenginliğin bir bedeli vardır ki bu bedel kendini hastalıklarla gösterebilir. Jaguar insanına zenginliği getiren güç aynı şekilde dönüşüm içinde bir baskı getirir. Dönüşüme direnç gösterildiğinde ise hastalık ortaya çıkar. Tabii ki bunun bir çözümü vardır: dönüşümü kabul etmek ve iç dönüşümü kucaklamak. Dönüşüm ihtiyacına ayak uyduran bir Jaguar insanı çok güçlü bir Şaman figürü olarak karşımıza çıkabilir.Olumlu Özellikler: Gayretli, Pek çok yeteneğe sahip, Çevik, İyi ebeveyn.Olumsuz Özellikler: Aşkta zayıflık gösterir.Jaguar gününde doğan ünlüler: Bing Crosby, Mel Gibson, Ernest Hemingway, Lech Walesa, Charles Dickens

Şükürler olsun! Teşekkür ederim..



While I’am far away from you my baby,
I know it’s hard for me my baby...diye telefondan bana sarkılar söyleyen
İngiliz ikinci sevgilim, nerde nae yapıyor şu an acaba?
Bournemouth’’ta 1994 yılında bana what do you want out of this life, özgü özdüge
Will you ever settele down, I dont think so demişti.
Bende yaşayıp görmem lazım, hayat çok ilginç olabilir demiştim.
Ki oldu da..
O zamanlar ünüiversite 1, ankara da ikamet eden, 48 kilo herkesin hayran kaldıgı bir gençtim der burda bir kahkaha patlatırmısım..Aile ve ya para baskısı olmaksızın, Ambrosia dene harika bir sandvicci de işe başlamıştım..Arkadasşlarıma ve onların arkadaslarına bana olan hayran bakıslar altında servis yapardım ve cok eglenirdim..
Adını vermiyim, birinci sevgilim derdi ki ben amrosia’ya bomba atıp patlatıcam herseye çözüm olur, hayran kitlemden rahatsız olurdu..Beni hem sevdi hem üzdü..Sonunda 2000’de gene geldi bana ancak ben o sırada asşk yok diyerek, o yıl baika bir kızla evlenmesine neden oldum belki de...Gene de onun patlak gözleri ve vurgulu konuşması benim için çok melidir, hala özeldir..Yıllar sonra begendiklerimde
Ona benzer seyler bulurum arada, terazi, yay ve koç aşk ahaytıma damga vuran burclar..İkizleride yadsımamak lazım aslında...Yay tam kalbinde..Onlarla ne çözeceksem, bir an evvel olsa da, settle etsem..Belki de yay la settle etsen de settle etmiş hissi olmaıdgından beni cekmeleri..

Bu yazıya, şükür listemi yapmak üzere başlamıştım ancak, nerden nereyee geçmişten günümüze aşk hayatım konulur vir semposyuma dogru hızla ilerlemekteyim..Kimde kontrolü, parmaklarımın ve beynimin..Gizem sen de olsun..
Sakince yazıveriyim yahu!

Listem başlasın, disipline bir beyin için elele, sosyal sorumluluk projesi basltsam tutar, birde teoman’ı teoman diye öpemeyenler derneği kursam, herhalde içinde sadece ben olurum.. Hatrım kırılmasın diye belki Teoman bir ugrar!

Liste başlasın:
Son iki aylık max 3 aylık şükür, nieye benim adım yok gibi sitemlere acık değildir, liste, zaten benim listem, kimseye nedenini acıklamk durumunda da değilim. Nokta.

Liste:


Leyla Berkel:
Dünyamızda 10.güne giren, bu pozu verdiğin için şükür sana Leyla..
Hülya Özdoğan
Bundan nerdeyse bir yıl önce hastalık sürecine giren, başımıza nasıl bir felaketin geldiğini yeni yeni anladığımız ancak gene bizimle gülebildiği için,olumluda kalmamızı sağlayan enerjisi, uyandıgımda sadece yürüyebildiğim için bile mutlu olmam gerektiğini hergün anımsattığı, önümde verdiği yaşam mücadelesi ile beni çok mutlu eden, hayatın diger yönüne sık sık yolculuga cıkaran, fevkalede güzel canım halam, mucizelere inanmamı tekrardan sağladığın ve bugüne kadar kulağıma küpe yaptıgın, kattığın hersey için şükür sana Hülya. Bu haline şükür ve senle konuşacağım günlerin inancına da sana da şükür! Bu sürecte tüm aileyi bir araya topladıgın ve herkesi yakınlaştırdıgın için de varlığına şükür..
Özden Öke:
Varlığına şükür, Özden.
Efe Özdoğan :
Evimde önce beslemek istemeyip, bana kim kimi besliyoru güzelce anlatan, ruhsal çözülmelerime neden olan, dünyaya gelmesinde büyük rol oyandıgım, beni Hillsider yaparak hayatıma hareket ve sauna sokan yüce insan.. Şükür sana Efe’cim.
Garanti Bankası
Bana iyi bir ortam sunan,mumla aradıgım kuumsallıgı ve maasımı verdigi ve Türkiye’nin en iyi bankası oldugu için şükürler, yeşil rengi ve kaplama da olsa, taş binadayım, binam taş, mutlulugunu yasattıgı ve evime cok yakın oldugu için
Şükür sana Garanti Bankası..
Ulduz Ganioğlu : Türünün ilk ve son örneği olup, haytaımda en yakınımda cismen ve ruhen bulundugu için, kardeş kategorisinden haytaımda olup, bitmez tükenmez sorgulamalarıma, aman bosver, yapmışsın özge’cim napalım, diyip yüreğime su serptiği için, adı ulduz oldugu için, hayatıma renk ve fark kattıgı için, şükür sana Ulduz
Gizem Tekin :
Hayatında herkese pembe gözlükle, polyanna edasıyla bakan ancak bana ilk görüşte kıl olmus, benim 83 modelim gözleri ayrı kendi ayrı gülen, konusurken tüm damarlarına kadar gösterebilen, dünyanın en parlak insanı, benim yakınımda oldugun için ve beni her anlamda tamamladıgın ve ya yansıttıgın için şükür sana Gizem.
Bengal Kedisi :
Köpek gibi bakıp, ben onun resmini cekerken pet shoptaki kafesinden pati atabildiği için ve beni huzurlu ve asık hissettirdiği için 3000 eurom olsa, onu ordan kurtarmak için düşünmeden harcagım kedi, bengal kedisine, şükür sana..
Facebook :
Beni bütünle bağladığını düşündüğüm, kanada, newyork,ankara,cengelköy ve heryerle baglı tutan, statuslerle eglendirdiğin ve bir cesit, neler yaptım hissettim arsivi oldugun için, şükür sana facebook.
Kirpi :
Kapımın önünde durup, seni algılayıp önce korkup sonra sevmemi sağlayıp, hakkında onca sey ögrenememe neden oldugun için şükür sana kirpi.
Tolga Güngör:
Yıllar önce bana Vanessa Psychowitch adını koydugu ve içimdeki diger panik kızıgın öfkeli kızla beni tanıstırdıgı, sakinleşmemde ve hayata bakışımda degişiklik konusunda yıllardır aynı seyleri hep söyleyecek kadar beni sevdiği için, şükür sana Tolga.

Şükürler Olsun!



Salı, Ekim 27

http://www.irisbunker.com/



babam sevebilir,


bu linki..


bir gün baktıgında sevecek...





SEVECEEEEEEEEEEEEKKKKKKKKKKKKKK





http://www.irisbunker.com/

bişr mac'im olsun, laptop'ım babamın olsun..

babamın o zaman akadar olursa, benim laptop annemin olsun..

olmaz olsun cüzdanımda milyonlar yanımda sevgilim olmayıncaaaa....

la la la laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

kendinden yola çık, insanlara...


You can see everything and everyone more vividly through focused self-reflection.

Katıldıgım, kurslar ve workshop’lar beni dönüştürüyor.
Aldıgım en son sacma kitaba hiç gerek yokmuş,mesela, acıdım verdiğim paraya..
Beni dönüştürecek, ,ç dış kişiyi ben cok iyi biliyorum ama henüz aynı frekastan yayın yapmıyoruz, ego fm, ruh fm’e karsı..

Onu nasıl özledim, Dükkan’da hamburger’i yutusundan tüm patatesleri kendi yiyişine kadar, kendinden gectiği için yerken, kaba bulmuyorum onu. Ayıbalığı!!!

Yaşayan canlılar, içlerinden geldiği sürece ve gerceklerse her sitediklerini yapabilirler, özgürce ilkel olabilirler, en azından beni yanımda, ne olmasıkları için seveceğime olduklarını oldukları için sevmeyi tercih ederim, bkz yazım, şu tarih..Bu teknolojiyi bloguma getiricem, kendi yazılarım arasında linkmasyon.

Pazartesi, Ekim 26

ana karnı...(dış)


Bugün Leyla’ya gittim.
Kucagıma aldım, kokladım..
Ensesine degdim, gülüyor, Bakıyor ancak da ne görüyor, bilmiyorum!
Didemin göbeginde yatısı ve uyuyusu, harikaydı..Anne karnında aldıgımız huzuru güveni,
sevgili gögsünde bulmaya calışmak var şu günlerde üstümde.. Hayat arkadasım nerde kaldın? Gelsene! Göbegine yatıcam, ve ya gögsüne.
Sende bana yapabilirsin aynısını, gel paylaşalım.

Bu dünyada şarkı söyleyen, şarkı duyan, şarkı bilen herkesin, yaşamaya hakkı var, yazmıi Nil bügün yazısında, ve yazıyı da yasasın gibi bitirmiş, genelde dediğim bir laf. Nil’, cok seviyorum aynı dili konusuyoruz diye, daha bir sıcaklık oluyor, demek ki insanlar birbirleri ile aynı kelimeleri kullanıyorlarsa bir yakınlaşma da oluyor..Hersey psikolojik, ve kendinden birsey bulma üzerine..
Sen bizdensin lafı geldi iki önceki patronumun..

Şarkı söyleyen birini yaşamak istiyorum. Nefesini duymak..Ne zaman..
Bitmedi biliyorum, başlamadı onu da biliyorum. “Oldu” ve “o” bunu da biliyorum.

Hep yeni ufuklar, daha uygun olacagını düşündüğüm secimleri özgürce yaptım, şu an oldugum yerde kök salmak ve durmak istiyorum, her konuda..Elimdekinde ilerlemek genişlemek ve onun derinine inmek..

Hadi.

Cuma, Ekim 23

%2'ye


Halama artık sık gidemiyorum.
Ağlıyorum cünkü,

Bitti.
Biliyorum. Geldi içime bu his.
Daire tamamlanıyor.

Sergio ya enerjim kalamdı hiç.
Bitanesi olmak istemiyorum cünkü.
Birtanem dir beni en uygun çağırma şekli..

İnsanların boş konuşmalarını ve yazmalarını dinleemiyorum artık
Zaman kaybı geliyor, anlamaya calısmak anlatmaya calısmak..
%2lik kesimle devam.Az ve öz, öz ve giz.
Çoğunluk korkak, ve kapalı.
Bu cepte.

Yüzleşmelerden, kavgalardan ve dönüşüm yaratacak tüm değişikliklerden kaçıyorlar..Tanıdık, alışılageldik ve denenmiş şeyler tarafından uyarılıyorlar, sonları
Dinazorluk.
İç dünyası olmayan, kendi derinliklerinde düşe kalka yol alamayanların duyarlılıkları kalmaz.
Kapalı kapılar ardıdır onların özgürlük alanı..

Bana ne!

Beni yoran üzen düşüren insanlar beni geri kendi içime yolladı.
Neresinde kir pas toz var, oralara bakıcam..içindeki giderse için temiz olursa, dışına yansır..

Temizlensinler istiyorum etrafımdan, yeni gelen pırıllar var, onlara daha cok enerji ve emek vermek istediğimi farkettim.

Yaraları görüp iyileşmesine ugrasmak benim haddim değil..
Bana ne!

Haddimi aştım.
Kabul!

Hersey değişir, bunu bilmek mutlu ediyor, güç veriyor..
Dünyada hiçbirşey durmazken bana dost dediklerim dur nasıl diyebilir?

Nasıl durayım, kalbim var, gönlüm var..Nasıl durayım?

Dairesel hareketler yapıcam, durmadan, akarak ilerleyerek...

İyi olmak, iyi taraflarını göstermek büyük bir iş değil, Kötü ve yetersiz yanlarını görüp
İyiye gidebilmek bir iş bence, hatta iki iş..

Ne kadar acık olursan o kadar faydalı, perdesiz cam örneği..Perden yoksa, salonun içi güneş ışıgı dolar, perden varsa tam gelmez ışık içeri.

Yaşasın perdesiz %2’lik kısım! Var kalın!

Perşembe, Ekim 22

Modum!


Roy Orbison
JJ Johanson
Elvis Presley
Leonard Cohen
Bir ömür yetmez soundtrack No :7
Godfather SoundTrack No: 14
Dinleyip,

Frontera Merlot
Elma
Ve üzüm

Yiyirerek,
Mum yakarak, kendimle kalıp dinlenicem..

Sonrasında da aklımdan gecenleri yazıcam...

Dileklerimi tazelicem..


En son Barış ‘la evlenmeye karar verdiğim gece böyle bir sey yapmıştım, hukukcular sitesinde!! Bin yıl önce..Becerebilirsem, gecmişi temizleme ve yenilenme işlemleri de yapıcam..

Konuşamıyorum resmen..Kafam o kadar doldu ve aynı anda cok sey geciyor ki, bugün yemekte talk pudrası diyeceği yerde, pudra dolması dedim..Canım Beynim!
Kimseyi istemiyorum, sadece bir kişi yanımda olsun isterdim.
O kendini bilir.

and then you act!'


Hiçbir konuda kendinden kendinden uzaklaşamıyacaksın..
Kendini biliyor ce seviyorsan tabii.
Gercek olmadıgı zaman bu o kadar kendini belli ediyor ki..
Kendimi son parama kadar yatırıp, oyunculuk kurslarında bulma nedenimden biri de bu..
Hayat bir ortamda gerceği yaratmak..
Ordayken etrafında dekor yokken o kadar gercek kalıyorsun ki..

Bu yazı gene bir yerde birsey okurken canlandı..

Erkenden kalkıp bilgisayarı actım..Bloglar arası dolaşmaya başladım..karsıma cıkan bloglara bakarken, bakam amacım insan hikayeleri görmek okumak, gece dısarı cıkmak ile aynı kategoride bir aktivite ..
İçinde tanıgım birinin bloguna rastladım. 2003 yılından bahsetmiş, benim de içinde oldugum bir 2003 yılını nasıl yansıtmış..Şaşırmaya şayan bir durum.
Kendini kandırmak ve ya yaptıgın en harika seyleri ortaya atınca defectlerin yok mu oluyor?
Kendini kabul etmeyen çok insan var..
Evime girip yorulmus olma nedenim onların bilincsizce yaydıgı elektrik çoğu zaman.

İçinde ben olmayan bir sekilde anlattıgım tüm olayları yeni bir blog yapıcam..
Denemeler de olacak, kısa hikayelerde..

Gittiğim kurslardan aldıgım notlar, kendimdeki eğilimleri görmeme yardımcı oluyor..
Aynada gördüğüm kendimi ve kafamdan gecen düşünceleri daha cok sevmeye basladım..

Çarşamba, Ekim 21

Karar vermeli mi?
Siyah ve beyaz değil ki her zaman.
Dış, duş, düş. Tek harfle bambaşka anlamlarda..
Hissediyorsan, neden zorlama? bırak anlat duygunu..sen sorumlusun sonunda..hislerinden..teksin. bunu kabul ettikten sonra ask-ı ilan serbest..
Keyfini çıkar, üzül,sarıl, özle ,yanlız hisset, hayal kur,
Çöz, karıştır, oldu derken yok olsun, sarılınca huzur bul. Ateş yak sevin,
Adacayı yak, eglen...Nefes al ver yanyana..sakalındaki ve gögsündeki beyazlara bak..Koookllllaaa..Çok bakmak isteyip bakama yüzüne..
Çok yanındayken bile..Kendini tam rahat bırakama..Deli sacması bir cok duygu, hisset dur..Gercek bu..Kalbindekiler..

LEYLA




6:45'de leyla gelmiş.


Öğrenir ögrenmez gittim.


4 kilo anneyi biraz yorarak cıkmış..İlk sokunu yasatmıs, anasına da şimdiye kadar


tatmadıgı bir acı vermiş..




agzı acılıp kapanıyor, meme arıyor durmadan, kucağıma alıp didi'nin koynuna koydum.


Bebek kucaklama dogallıgıma didem şaşkaldı!


7 yasındayken ikiz kardes sahibi olup onlara bakınca yerleşmiş..Bebek cok seviyorum.
İnsan seviyorum demek aslında..insan yavrusu seviyorum..büyüyünce çok keyifli olmuyorlar..Bebeksi yanlarını kaybetmeseler keske..

Leyla, çok mutlu etti beni.
Komik..
Yakın hissettim..Didem az sakınır modda, bu da cok tatlı..

Çok acı cekmiş ve yorulmus arkadasım..
Yüzüne güzellik , canlılık ve harika bir canlılık gelmiş..

Yaşasın normal doğum...

LEYLA BERKEL
DİDEM & ALİ
Doğum Tarihi ve Saati
:
21 Ekim 2009 - 06:45
Boyu ve Kilosu
:
47 cm - 3,980 kg

Salı, Ekim 20

Farkımız yok!


Sevgisizlik.. Bencillik..
Kendini gözetmek olan saglıklı bencillikten bahsetmiyorum..
Bunu her tecrübede hissetmek.

Bugün bana bunu düşündüren ikinci olayı da törenlerle yaşamış oldum..

Yıllar önce Advantage’da Acar Baltas’tan aldığımız İletişim teknikleri, sen değil, ben konulı derslerden bu yana 11 yıl gecti..Herkes bu egitimlerden en az bir kere aldı etrafta, içine girilen, aydınlandım, konuları da cabası, bazılarında reiki, nefes terapisi filan gırla ancak tık yok, pratikte..

Evet anlıyorum ancak hak vermiyorum, klişesini kullandırtacak bir an yasadım.

An:

mesela ben şimdi niye bu açıklamaları yazmak zorunda olayım ki?
Seviyorsun diye!

Sevmiyorsan ayrı, sorular bu düzeyde gelir zaten!

Beraber, severek daha iyi değil mi?
Farkımız yok ki..
Kendini farklı konumlaman senle ilgili, egon direk. Negatif kurdugun her cümlede, aksiyonda oldugu gibi, kaçmak , zorlanmak....Senin korkunun aynısı bende yoksa sende olmayan baska birsey de bende vardır.
Birliğe inanıyorum..
Tekiz.

Özge'yi dürttüler...

Hayatta dengesiz kişilerden rahatsız oluyorum sanırım.

Hergün farklı bir modda olabilenleri kastediyorum. Mesela birsey soruyorsun garip bir surat ifadesi ve ilgisiz geçiştirme cevabı verebiliyorlar..
İşte rastlıyorum daha cok buna.

Histerik mutluluk ile ilgisiz bir tavır arasında gidip gelebilmek nasıl bir ruh halidir. İlgisiz tavırda bana kur yapsın manasında değil, sorulan soruya cevap verme yükümlülüğü var, insan olarakta iş arkadası olarakta..
Positifsen positifsindir, değilsen de değilsindir, ancak 2 ayrı kişi gibi günleri seçercesine yaşamak nasıl bir seydir?

İş ortamında bu daha bir gitmiyor.
İniş çıkışsız ruh hallerine yer verilen bir alan olmalı ofisler..Şeffaf olmalısın.

Hep ciddi, hep komik, hep konuskan ve ya hiç ciddi, hiç komik,hiç konuşkan ....
Buna göre insan tanıyabilirsin. Ve ya herkes önüne bugün ne bok olduğunu yazmalı ki sende ona göre iletişim kurma ve ya kurmama seçimini yapabilmelisin. Arıza, kocamla havgalıyım, kendimi sevmiyorum, sacım cirkin bence ve mutsuzum, her ne bok ise..

Diğer bir konuda arayınca geri dönülmeyen telefonlar, böyle kişileri bir daha aramıcam ve birşey paylaşmıcam. Mantıklı bir geri arama müsatilik süreci vardır,

Diger bir konuda sen kapattıgın halde tlefonu o sırada geri arayan kısım var. Belli ki kapadın telefonu ve bir nedenle konuşamıyorsun, iki elin kanda da olabilir, sadece o an cümle kuracak halinde olmayabilir. Aramaması lazım karsıdakinin, bu düşüncem bir önceyi cümleyi de sağlama yapıyor, arayanla ilgili bir sekilde onunla iletişimde bulunulmak istenmiyor cünkü..Ben nasıl yapardım sorusu aslında herzaman yol gösteriyor, tavırlar ile ilgili değil de duygular ile ilgili..Duygular ve güdüler tavırların davranısların temeli olduguna göre, etrafa görerek duyarak bakmakta, fayda var..

Kendi alanında huzurlu yasamak için..
Sırdan cok etrafta, kaliteli iletişim kurmayan, kendileri ile barısık olmayan..
Kirlilik bundan kaynaklı..

Daha temiz, ferah günlere...
İçten, ya birseysin ya diil. Neysen o ol..İnme çıkma,ak ve ya kok ve ya akma kokma, bir o bir o olma..Tarafın olsun. Rengin olsun..Karakterin olsun..Bir tanesi bir yanın agır bassın, unutma ki sen bir yanar dçner meyva değilsin, içselleştiremesen de insansın..İnsan ol!

Bunun için doğdun..

Pazartesi, Ekim 19

benim bu! bugün..


arka bacak kaslarım kuvettli,
geri gidemiyorum..
zıplarım yükseğe..
yüzümde saskın ifadem hep sabittir..
kurugum uzundur kıvrılmaz..
agaca bile cıksam götün götün inerim..
kollarım kısa bunu aklımdan cıkarmıyım de..
durusumua hissi vermek için önemli..
bacaklarımı bükmeden zıplayabiliyorum bu arada!

Cuma, Ekim 16

ezop masallarını cok severdim!


birileri atıyo...to be cont.

Çiceği burnunda bir ögrenciyken örtmenimi gözaltına almışlar...
Yarın dersim iptal..
Halama giderim böylelikle..Tüm Pazar evde kalasım geldi.hooopp..daha cumadan pazara ne bu plan..kontrol kim..plan kim...
Spontan yaşatan yanım var..bir de planlayan..
.Bu havaları cok severim lafımın üzerine gelen..kurt böyle havaları sever tanımlaması hosuma gitti..
Kurt hissetmek güzel geldi...Kuzu değilim diye erkekler benden kacıyor diye neden üzülüyorum?

Yay burcu oldugundan şüphelendiğimiz sahıslar var, etrafta..cok sevdiğimiz yayalrın saglam hareketlerindne eser yok onlarda lakin..
beynimin aldıgı bazı passwordler var diyordum kendime..mesela cont..mesela flashback..
mesela gin tonik içenler..
derken ...

Çarşamba, Ekim 14

bunların karkatürü çizilebilir mi?


Savunmasız savascı serseri simitci sebzeci sedatı selamlarken sızım sızım sızlandı.

Şaşkın şantöz şarkı söylerken şapsal şamlı şadi şap şap şişkin şişko şipşakçı şirinim şimendiferim benim diye şimşeklendi.

Tanzimatcı tatlıcı tatar tavuk karasını tatlandırmak için tertipçi tercümanı titiz tosun tömbekciyi tir tir tittretti.

Yağcı yıldız yamyam yalpalaya yalpalaya yanaşarak yardımsever yargıcı yelpaze ile yağladı

Zıngır zıgır zıngırdayan zevzek zorba zeki zarzor zonduldaklı zenci zerdüştü ziftledi.
Manisalı manken mefistoya martaval okurken mamanıkcı melankolik mısırılı mirza modern mösyöye bu mum umumuzun mumudur uma uma döndük muma diye menfur menfur mırıldandı

Salı, Ekim 13

İletişim..Müezzin..Levazım...Mülazım...Miralay...




Kamera dersi 1:

Mülazim'a , müezzin dediğim anda kamera dersinde direk kahkalar koptu.
Oyunculuk kursu ilerledikce, kendimi çok daha iyi tanımaya başlıyorum.
Kendini tanıdıkca baskasını daha iyi anlama dogru mu?
Kendine nerelerde sıcaklar basıyorsa onu baskasına yapmamayı saptamak..
Sette ilahi adalet vardır.
Sana gülen iki sn sonra cıkıp, aslında sende daha da iyi birsey yapmıyor.
Bunu görmek, gercek hayatta böyle dedirtiyor.

Bende sıcak basmaları az olduğu için etrafa sık sık sıcak bastırıyorum.
Kime nerden sıcak basar bilmiyorum cünkü..Bana az oldugundan..
Buradan Mert'e tesekkürler, herkesin düğmelerini bulup anında basmak
konusunda üzerine yok demişti.

Mert: kısa, aksiyon, az laf..gecirdiği duygu kelimeler olmadan güçlü.

Derste; 1915 yılında bir askerlik bürosundayım, tek sahne, alt tarafı 3 yakını sorup gidicem,
rütbelerindeki mülazım, levazım ve müezzin olarak beynimden agzıma geliyor.
Kesinlikle baska birsey gelmiyor, orada bu kelimeyi etmeyince dünya başıma yıkılacak hissine kapılıyorum,
ciddiye aldıgın an mı, ucuyor beynin kafandan?

Evde heryere mülazım yazıp, teğmen demek, vs her türlü araştırmasını yapmama ragmen,
tek takıldığım yer orası olunca kendine acaip bozuluyorsun... Ah kendim diyorsun!!!

Egosu yüksek bir alan gibi duran bu oyunculuk işi aslında
egonun olmaması demek, değiş ton ton mesleği..

Hep rol yapıp hem beyninde kendinle konusmaya devam ederseni ezberlerine yer kalmaz..

Oyunculukta basına ne gelirse kendinden dolayı geliyor, hayatta'da..

Oyuna girince de kendinden uzaklaşıyorsun...Bu da sağlıklı ve gerekli ..

Kendinden çıkmak bir başkası gözünden dünyaya bakabilmekte en büyük meditasyon değil mi!

Çıktıgım bu meşakkatli yolda, bana ilk desteğini, hiç beklemediğim anda veren, Altan Gördüm'e çok
tesekkür ediyorum..Enerji verdi..
Duygun var,ezberi takip etme, ak.
Hayatta'da...
Sen bunu meslek edinmek için burdasın,
yapacağını ben biliyorum, görüyorum demesi.

Ben de biliyorum.. Daha çok ezber, daha az ben, daha cok çalışmak..
Receptörler içe..Enerji alan dış receptörleri kapa..

Kendi enerjini serberst bırak..
Bu kadar duygu, bir sekilde cıkmalı bünyemden..

Pazartesi, Ekim 12

yetti!


Sabah yataktan öyle bir kalktım ki?
Hırsla yere bastım.
Hırsla yürüdüm..
Eee yetti be, enerjisi ile uzun bir dus aldım, aynı hızda kurutmadan esyalarımı bir kucakta aldım, odama getidim ve yataga carptım. Hepsi bir havalandı, ve geri düştü..Tam onlar havalanmışken, dedim havada dürülselerde öyle düşseler.
Sergio’da beni havaya fırlattı, ve fırlattıgını unutup gitti, bende yere öyle bir düştüm ki, işte onun hırslıyla kalktım yataktan bu sabah!

Takındım, hayatın güneşli kısmını, giydim kırmızıları döktüm içimi kağıda sonbahar yaprakları gibi, lahana gibi soydum yapraklarımı ta ki bir tek ben kalana kadar.

Ferah, özgür, dışında, ve içimde.

peştamal


Cuma, Ekim 9

first step...

Posted by Picasa

GİZ : ÖZ

ÖZ: Bak bu kız sen gibi düşünüyor!
http://www.bengigencer.com/
GİZ: Çok tatlıymış.
ÖZ: çiziyor ve yazıyor..arkdasımın arkadası..
GİZ:Arkadaşımın arkadaşı, benim de arkadaşımdır.
ÖZ: düz mantıgını yerim..
bir soru:
arkadaşımın askısın dediğimiz bir kişi bizim neyimizdir?
GİZ:Kim olduğunu ögrenemezsin bile. Çünkü o sırada topuklarının popona vuruyor olması gerekir. :)
ÖZ: askın büyük dünya küçükse?
GİZ: O zaman arkadaşının aşkı Yaşar sanırım?
ÖZ:Yaşasın.
Yaşar ne yaşamaz, ben aşığım net göremiyorum!
GİZ: Senin şerefine 3 top, topitop atışı o zaman.
Köhü köhü köhü!

sevdiğim anlardan 1


Ozge- hi. good to hear from you. I am happy to meet your friends- they can email me when they are in town and we can meet up- and I'll be happy to tell them where to hang out.

hopefully see you soon
************************
Hi Chris!
Long time no see..

I am not coming to London :) but my friend is. (I will come one day, I know it)

She and her crew will come over on Oct 17th, and be there for a week.
If you meet them or due to your time give "where to go" tips in London, I will be so happy!

Bohemian and spiritual places in London, not the tourist centers:)

Hope to see you and talk to you!

Kisses!
Özge.

ay'la uğraşmayın!


Aya Nasa bomba atıyor ve su arıyor.
Hiç bana sordun mu? diyesim var.
Üzüldüm.
Ayın şu an canı acıyor gibi geliyor, sen durduğun yerde dururken sende su bulucam diye
kasmıs bir grup insan sana vur babam vur!

Tamam bizim suyumuz bitti sende varsa senden alıcaz noktasındalarsa bile, sacma!!!

durup dururken pluton'u biz kabul etmiyoruz gezegen değil dediklerinde de cok üzülmüştüm..


Kimden izin aldılar bir de, ay'a bu sekilde davranmak için.
Ayı dürtücez biz iznini kim neye dayanarak veriyor, benim kendi düşüncemde, dünya ve ay bizim değil, buradayız biz sadece, aynı matıgı kaldıra park edince park parası almasına şiddetle karsı cıktıgım tiple içinde düşünüyorum.
Aynı mantık!
Aynı mantıksızlık!

Ayın canı cok yanıp intikamı için az daha hızlı dönerse o zaman ben gürürüm yeryüzün halini!

yükseklik 2:80


Hiçbir zaman üzerimizdeki derinliği düşünmüyoruz. Yükseklik 2,80 uyarısı ofise girerken otoparkta bunu düşündürttü.

Bizim üzerimizdeki hava ordan ordan yıldızlar derken ay uzay..Bayagı derin aslında tepemizde!

İlk cümleyi okudum da, sen düşünmüşündür belki, ben bu sekilde bugün düşündüm.

yanlız kalpler'de çarpar!


Özledim.
Çok.
Gerek var mı?
Yok.

Kalbi elinde, duygusunu dilinde, güzel, cesur, tatlı bir kız arkadaşla sarap içmek her derde deva. Anlayan anlarken yargılamayan, yaşanmışlıgı olan biri sana her zaman iyi gelir. Kendini seven ve kabul eden %2’lik kesimde. Keyifliydi. Gusta, bardakta içilir. Hoş atıştırmalıklar ve sarap üzerine, iyi gitti.

Lady Di anısına,dün geceyi itaf ediyorum.
Yengeç kardeşliği!

Perşembe, Ekim 8

beyin salatası..


tiyatroya kafa yoruyorum..


'Tiyatro değişikliğe odaklı insanı ister.
Değişikliğe odaklı olmalısınız ki farklılığı getirebilesiniz ve yaratıcılığınızı sergileyebilesiniz.
Değişikliğe odaklı oyuncular fark edilir. Tiyatro oyuncuları aynı zamanda kesinlikle başkasından etkilenmeyen iç sesli karakter profilinde olmalıdırlar.
Tiyatro oyunculuğunda hislerin ön planda olduğu karakter profili ön çok önemlidir ve öncelikli olmalıdır gibi zannedilir ama, sadece hissel gittiğiniz zaman ne doğru dürüst karakter çıkartabilirsiniz, ne de doğru dürüst oyun yorumlayabilirsiniz. Mantık ve hissel özellikler tiyatro oyunculuğunda birbirini tamamlamalıdır. Ama hissel özelliğin bir adım mantık profilinden ön planda olmasından bahsedebiliriz.' Yrd. Doç. Dr. Merih Tangün


Kendimi gercek hayatımı yasarken de mantıga davet etmem için iyi bir neden..
Hissel özelliklerim mantığımı vurup götürüyor.

Değişim ve değişene adapte olmak en bildiğim ve severek yaptığım iş.
Geç mi kaldım endişesini de atarsam üzerimden, olmayacak iş gibi durmuyor.
Hissel özellikler ile mantık kısmı!!!!!

Çarşamba, Ekim 7

uygarlık savasında bayragı kim taşıyor?


kediyi dusunuyorum..3000 euro olan..su an yanlız ve akmerkez petshopta...all the way from bengal ...balkonumda oturan kedi daha mı mutlu acaba?..nova cok güzel caldı...icten müdahaleme ortak olan Can'a tesekkürler....ulduz ben ve lisbondan kişibarıs G. ve didem ve losangelestan olan kişi...olan iki gruptuk...sinerji olamadı..lemon tree.. dansı...ikna ile..hayatının kadını olmam için deliren adamla...10 yıl yas alınca ..ikna oldu herseyi bilen adam..benden daha iyi bilen adam....


bana yıllar once cult i hatırlattı..bu gece de ki kareler...lahanayı dolaba koydum..tarhana yaptım..ulduz uykuda..tarha iciyorum.. hayat basit ama kolay degil...ne kadar az korkarsan o kadar ozgürsün.. kontrol kimde? bende değil..canım halam..genlerimde var...su an daha net!!

budur!


ilk hikayem..kısasından..



Karadeniz, Giresun Karaburun Köyü
09,09,2009;


Annemin istemeye istemeye verdiği taif kağıdına göre köyalltından yaklaşık 2 km yürüyerek ulaşacağım klübeye.

Vardığımda, çocuklugumda resim defterime çizdiklerimin aynısı bir klübe görmek, hüzünlendirdi hemde dogru yerdeyim hissini verdi. Nerden biliyordum ben klübeyi, hem neden bu klübeyi çizer çizer dururdum.. Tek bildiğim bugün burda olmam gerektiğiydi..Keşke köyün içinde buraya ulaşacağım tarif elimde olmasaydı da ben zaten bulurdum aitlik hissi geldi içime...

Elimde yağmurdan ıslanıp, gazlı kalemin akmıs oldugu kağıtta yazan tarife göre, kısa bir patikadan sonra, solumda kalacak yönlendirmesine uyarak basımı cevirdiğimde diken diken oldum.
Öylece kalıp biraz baktım klubeye..

Taştan, iki katlı, demirleri paslanmış oldugu için bakır rengi..İşlememiş demir, ışıldamamış...Durmuş tanıklık etmiş birşeylere..İstanbul’da eski rum evlerinde olan tarzda demirler, sade, ince ve camla bir nerdeyse cok yakın. Camlar küçük,
Ön cephede dört cam bir kapı, yan cephede tek bir cam.

Dış görüntüntüsüyle resim defterimden fırlamış bu klube, aslında bir kadının, kendine verdiği degerin simgesi, kendi torunu bile yıllar sonra,aşk duygusu ile kuma kabul etmişken, yılar yıllar öncesinde kendi ananesinin, benim üstüme kuma getiremessin diyip kendin evi terk etmedi, babasının evine dönmemesi, sadece dört duvar tenekeden bir klubecikte yasarken, kocasının babasının ona, bu klubeyi yaptırıp burda yaşacaksın demesiyle, yıllar sonra 3 göbek torunların bile gelip kalacagı bir baba evi, dede evi haline gelmesi..

Hayat hiçbir zaman cesurları yanlız bırakmıyor,seviyor, kolluyor.. Yeter ki, yetti be, diyebil, kopup ilk adımı karanlıga da olsa, bilinmeze de olsa atabil..

Kafamda bu düşünceler, killi karadeniz topragının yağmurla ıslanıp, çamurlaşarak, plastik mor botlarıma yapışarak agırlık vermesi ile; heidi sonbahar yagmurlarında karadenizde edasıyla kapıya ilerliyorum.

Kapıya gelince bir duralıyorum..

Sen istedin bunu, şimdi bu önünde durdugum bu tahta kapı ben içeri girdikten sonra bana başka bir anlam ifade etmeye başlayacak..

Sağıma bakınca betondan bir duvar gördüm, tam da annemin yazdıgı gibi..Evin girişini soldan koruyuyan bir hissi var duvarın, yosunlu beton duvarın içindeki ince uzun, bilmeyenin burda cep aramayacağı tarzda, bahsedilen olukta, sandık anahtarlarının nerdeyse 10 kat kocamanı demir anahtarı buldum, herkesin kalbimin anahtarı görüntüsündeki bu anahtar, parmak büyüklüğündeki anahtarı deliğine sokarak kapıyı iki kere cevirerek açıyorum. Yüzüme vuran, nemli küf ve ates kokusu huzur veriyor..

Yüksek tavanlı olamayan bir o kadar benim bir o kadar da neresi burası dediğim klubede, ışığı açtım, açmamla, birlikte ampul patladı.

İçinde kuzine olan, aynı zamanda da mutfak olarak kullanılan odaya gectim, el yordamıyla girdim.

Yorgunum, nemliyim ve düşünceliyim, aklımda hep ne olacak sorusu, neden geldim? N’olucak, kimim ben? Sorular sorular....

Beynim yorgun, dayanamıyorum ıampulde patlamışken uyumak istiyorum. Duvara yaslanmıs olan kanepeye öylece üstümle sadece botlarımı cıkarıp uzanıyorum..

Gözüm hemen yanımdaki sandıga ve gaz lambasına ilişiyor, yakıyorum gaz lambasını, sandıgı açıyorum, içinde carsflar ve üzerinde bir albüm var.. Albümü alıyorum elime..Siyah yaprakları, kalın bordo kapağı var, üzerinde gümüşten godeli bir desen var..Desen ne anlamıyorum.

Siyah karton zemine yapışmış, siyah beyaz resimlere bakarken sadece bir adamın gözleri beni yakalıyor, alıyor içine.. Bu diyorum. Sonra bakalım bu mu diyorum, içimden..

Kalkıyorum, tel dolaba yönelip, çay alıyorum, tüpü yakıp çay demlemeye koyuluyorum kendime gaz lambası isıgında..O kadr huzur doluyum ki, korkmuyorum hiç..

Bahçe, sessiz ,sadece cok uzaktan ve derin ,tok bir çingırak sesi, arka ahırdaki bir inek uyuyamıyor sanki.. Sallanıyor..

Tel dolaba gidiyor gene gözüm..Allahım ne kadar eski, kac kişi kullandı bunu.. Neler yaşadı, gördü, duydu.. Benimle ilgili ne biliyor? Babam babannem haminnem ve onun annesi..

Buzdolabının yanında asılı duran sepette, büyük dedemin oldugunu tahmin ettiğim kemik kaplı, telden sapı olan gözlüğünden tutun da, çeşitli kaynak gözlüklerine kadar,her çeşit gözlük var.. Babamın gözlük merakı..
Bende de olan.. Dayanamayıp aldıgım, topladıgım onca gözlük canlanıyor zihnimde.. İncelerken sepetteki gözlükleri..

Gelecek diyorum, yeni konmuş hissine kapıldıgım yeni model gözlüklerden, anlıyorum bunu.. Zaten burdaymış, bir kere gelmiş gene gelecek..

Duvara sabitlenmiş olan rafların önündeki masaya otururuyorum.
Demirden kare bir masa. Döküm.

Küçük mutfak camının cerceve görevi gördüğü, karanlığa dalıyorum...
Neden kafama bunu takıpta taa buralara kadar gelip, demek istediklerimi yıllardır içimde kalan herseyi burada söylemek istediğimi düşünüyorum.

Atilla abi ne hissediyor, diyorum, bana bunca yıl yaptıgı babalıktan sonra diyorum..
Hayatımı hep zorlaştırdığımı ne kadar inatcı oldugumu düşünüyorum. Karadenizde, bu klübede, yapmak istediğim bu manevi alısveriş, karadenize benzememdendir belki diyorum.

Deli dolu,güçlü dalgaları ruh halimi, kıyılarının çoğu yerde dik olması, sivribir tip oluşumu, kıyı kesim ile iç kesim arasında önemli iklim farklılıklarının,anlık değişen modumu, iklim değişimine bağlı olarak ürün çeşitliliğini de ruh dalgalanmalarıma, yağışın fazla olmasını, her daim akan gözyaşlarıma benzetirken, gülümsüyorum.

Çay iyi geliyor, kalkıyorum, uzanıyorum tekrar koltuga, bu sefer daha bir emin ve rahatlamış,tekrar alıyorum albümü, bakarken uyuya kalıyorum.

Gözüme giren güneş ve kapı sesine uyanıyorum..

Kapıyı bir acıyorum, albümdeki gözler fırlamış albümden dikilmiş karşıma, yaşlnamış o gözler, çok beklemiş, çok özlemiş...

Karşımdaki kara gözlerin, boynuna atlıyorum, sarılıyorum, o an içimde boslugunu hissettiğim tek bir nokta macunla kapanıyor sanki ve bütün oluyorum

Babam diyorum, canım babam, gercek babam, öz babam!!!

Sarılıp öylece kalıyorum..

aynı his..













Temel Özellikleri kedimizin.

Uslu ve kararlı bir kedidir. Yürüyüşü, atılan objeleri sahibine geri getirmesi ve suyla oynaması tamamen Bengal'e özgüdür. Kedisel özelliği olan bağımsızlığına karşın aynı zamanda şefkatli ve dışa dönük de olabilir.

Dr. Willard Centerwall ile 70 li yıllarda kediler üzerine çalışan Mrs. Jean Sudgen Mill desen, renk ve karakteristik olarak Asya leopar kedisini yeniden yaratmıştır.

Kovaya aksam..


su an kendimi sıksam acaip acı ve özlem akar. Benim evdeki kırmızı teneke büyük çöp kutusunu

doldurabilir, içimden gelenler..Oraya dolsam,sonra onu tuvalte foşşş döksem, sifonu ceksem, kovayı bebee şampuanı ile yıkayıpi yerine koysam... bu işlem benim içime de uygulanmış olsa, ve iyi hissetsem..
Kendimi sıkıp kovanın içine sonrasında kurutmak istiyorum.
Kurudugumda da 14 agustos öncesine dönmek..

Başa sarmak, aktif zihin, mutlu bir beden, konsatre gidilen kurslar, gözyası olmayan uykular..

Rüyalarda öpüşüp, uynadıgında kendi odanda yabancı hissetmen..Karsındakine kendini anlatamaman, onun dediklerinin hangisi gercek hangisi şaka, tam ne istiyoru bilememen..seni çirkin, mutsuz, yorgun, verimsiz, kendinden uzak ona yakın yasamak..sıkıcı, onuda sıkıcı..kendin için daha sıkıcı. bir cesit hampsterim su an..dön baba dön..um baba um..

Tek gerceğin, napıcağım belli olmaz, bu süreç seni yıpratır demesi.. Sürece nerden nasıl girdim, sahi. Ne biçim gerçek lan bu.

Girdiğim gibi çıksam..Duygularımda gitse..her inişin bir çıkısı varsa, here girişin bir çıkısı yok mudur?
Nedir benim exit planım? Ne planı? Ne zaman plan yaptım ki..Yaşıcam, sonunda kadar bitene kadar ...

Duyguları yasamak, ruhu dalgalandırmaktan, göz pınarlarını kurutmaktan, ummaktan başka ne işe yarar..


Sıkıp akıtmak, durulanmak, kurumak istiyorum..

bu sarkıyı yazıyorum sana..olabiliyormus..

Gitme sana muhtacım Gözümde nursun başımda tacın Gitme sana muhtacım Beni öldür öyle git Yaşamak için senin sevgine muhtacım Muhtacım gözlerine Muhtacım sözlerine Uzattım ellerimi Muhtacım ellerine gitme Şimdi bomboş ellerim Seni çağırır yaşlı gözlerim Muhtacım Beni öldür öyle git Yaşamak için senin sevgine muhtacım Sensiz bir dünyadayım Gerçekten uzak bir rüyadayım muhtacım Beni sensiz dünyadan Sonsuz rüyadan uyandırda git muhtacım Muhtacım gözlerine Muhtacım sözlerine Ruhumu ıstacak Sımsıcak nefesine gitme Gitme sana muhtacım Gözümde nursun başımda tacın Gitme sana muhtacım Beni öldür öyle git Yaşamak için senin sevgine muhtacım

Salı, Ekim 6

kendi gerceğim..şu günlerde...


Vazgeç gönül vazgeç sesini duyan yokBir yağmurun içinde ateş böceği misaliBir yanıp bir söndünVazgeç gönül vazgeç seni anlayan yokBir yağmurun içinde ateş böceği misaliBir yanıp bir söndün

kendi gerceğimi yaşamak istiyorum...


ben senin neyinim anlayamadım!

söndü içimin ateşi bitti bıktım yalanlarından zorla ele, avuca sığmaz aşk kop gel günahlarından nazın sitemin belli değil ben senin neyinim anlayamadım sevda ateşin aynı değil ilk defa üşüyorum kollarında kim bu gözlerindeki yabancı yaralar beni yüreğimdenhani ben olacaktım yalancı başının tacıbugünün yarınların günahkaryakanı bırakmaz ellerimhani ben olacaktım yalancıbaşının tacı..

LAlalalalalalalaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa..

türkce sevmeyen ben türkce sarkılarda kenimi bulmaya basladım!
dikkatli olunuz!

duygunu bil..takip et...


İyi oyuncu kendini iyi tanıyan insandır..Kendini iyi tanımak, içe dönük konuşmayla, reseöptlerleri içe cevrmeklte başlar..Kendine soru sormak ve onu tüm gercekliği ile cevaplamak..Kendini tanıyan insan kendinden yola cıkarak kendi eksikliklerini görür ve bunlardan da yola cıkarak baska insanlara iyi empati kurmayı ögrenir,görmek ve kabul etmek..sen eksiksen inan ki o da eksik..ya da sen burda eksik şurda iyiysen inan ki oda bir yerde iyi bir yerde kötü.. iyi insanlar; iyi oyunculardır.
Yasasın türkce ki, oyuncu demek sanki “hadi ordan, seni oyuncu” gibi algılansa da, demek istediğim aktör aktrist.
Duygularımdan kaybettim hep derken aslında ne cahil cüheyla davranıyormuşum ben..Bu cümle cahilce de ancak çok iyi yaşamışım, hep onların yani duygularımın içimden geldilerin peşinden giderek ne dogru yapmışım..Aferim bana.

Yaşasın dolunay ve bana hissettirdikleri..
Ay olmasaydı bu kadar gidip bu kadar gelmezdim ben...

Sayım suyum huyum çıkmaz benim..ancak askla yumusarım..akarım..yoksa buz da olurum..buhar da...

görsel:ahmet coka.

cintonik'ten mesaj var!


Dear ozge,Sick of waiting? Whether you're sitting by the phone waiting for a call about that dream job, anticipating a romantic proposal, or eager to find out about a promotion, you just need an answer - fast! You know that few good things in life come to those who don't have to wait, but this week as the Moon squares Saturn, you've had enough already!

sevgi fasulyesi..

D
problem yok geçiş süreci bu, altındaki anlamlarını kaybedip sonra her bir yapraktan bile
keyif almayı öğreniyor, gördüğüm modeller...
Ö
acaip güzel..bir laf bu...
modum o..
D
sevindim. bırak altı boşalsın anlamlarını yitirsinler, böylece hiçbirşey üzerine
takılmaz, akar gider ve sen de hafiflersin.
öpüyom...
Ö
hadi gel küvete!
diyafram nefesi alıcaz
D
çok komiksin sen...

Pazartesi, Ekim 5

dip


küstük mü?

hayır. diplerde yüzdüğüm için sesim cıkmıyor?

ne kadar dip?


Kısa ve anlamlı sorulardan biri daha...

Beni bunlar çok etkiliyor..


Beni tam düşündüren ve heyecanlandıran sorular..


zeka demek bu sorular.

görülmeyeni görmek demek!


içim azıcık acıldı..

enerji geldi..

gel git. ay.deniz.


Sabah uyanamıyorum.
Saati durmadan caldıkca ertele ertele seklinde 10 dakika dakika sonraya erteliyorum..ertleledikce uyku tatlı ancak uyandıgında toptan bir sıkıntı yasıyorsun..
Sergio da beni caldıkca erteledi erteledi böyle olduk..

İyiyim zira..Olayların başrolünde değilim, izleyici yerine gectim..Dısardan bakabiliyorum konuya..Kendi içimi döktükce ondan baska seyler duydukca rahatladım.
Oyalanmak ertelenmek değil, bilmek istiyorum. Gercek bir duygunun peşindeyim..
Zaman yalana iyi gelir. Gercek şimdidir. Bekledikce bir sey olmazi belirmez..
Zamanı değilse olmaz lafı da bundan bence..

Bekle bekle belki olur..Saçma..

Yaşasın..Bundan sonraki günler ve şimdide tecrübe edilecek gercekler..

Bakalım;
Neler var önümde?

Aşk bir gelgit’tir.
Dengesizlik işidir. Benim tecrüben bu.
Dengeye gelmek ise aşkı yasmak tüketmek ve normale dönmektir, henüz bunu yaşamadım!

Dengesizlikten dengeye geçiş yapmak istiyorum.

Klasik. Konuşma..Karma..

Konusmadan anlaşmak istiyorum.

Kendimi acıklamak ve ya kararlarımdan bahsetmek istemiyorum.
Kendimi acıklamaktan cok yoruldum. Sergio kafasına ve gelgit beynine hele..
Bir beyaaz diyo bir siyah diyo durmadan savunmada..ortada suclama yok..
Sağlam olsun insanlar, ben onların arkadalrını doldurup hata ediyorum belki de..
Onlarda yaptıklarının arkasında durup sahip çıksınlar. Kendi gerceğini kabul et kardesim..En azından bu gerceği yarattıgın kişiye karşı..

Sergio’dan inciler;

Mevsim gecisi diye uyanamıyorum.
Boşluktayım ondan ona bunları hissediyorum.
Gerçek değilim.


Sabah klasik güzel bir araba gördüm.

34 xy 111 sadece plakayı ilgili kişiye mesaj attım.
jacques clouseau cevap geldi.
Beynine hayranım onun..

Beynine hayran olduklarım tek duramıyor,
tek duranın beynine hayran olamıyorum.
Aşkım bir mimikte kabaramıyor.


Bu kadar net, ve anlamlı bir yasam istiyorum...
Var mı yok mu?
Tadında..

Bunu sağlamak için, önce kendim kısa olucam.
Konusmayı kesicem. İşaret dili bundan sonra...

Cuma, Ekim 2

Şahane..


Dün akşam çok eglendim..
5 temmuz 1972 ve 2 adet yay burcu insanı vardı..Sonlara dogru bir Kova eklendi.
Çok güldük, çok içtik ve çok dans ettik. Çok dinledik. Çok hayal kurduk.
İnsallah sahne alıcaz hep birlikte..
Sonra 9 temmuz gökçeyle karsılaştık,kuzeni ile tanıstırdı, o da yengeç..
Sümük olduğumuzu kabul ettik. İki tip yengec oldugunu vurguladık..Bir kurnaz kesim bir bizim gibi derti zoru duygular acılar olan grup...
Sorgulamayalım dedik, en azından bir boku yedikten sonrasında
sorgulama huyumuzu denize döktük..
Bu ara kimle tanıssam 1972'li.
Yukardaki sokak bizim sokak!!!

Perşembe, Ekim 1

mesajlar cıktı karsıma..



Balıkçıda gözlüğümü unuttum, arabayı beklerken aklımdan tam Sergio
Geçerken, garson hanfendi gözllüğünüz diye geldi. mesaj 1.
Kuaför’de oje sürdürürken, “a little less conversation” çaldı, mesaj 2.
Sabah uyanır uyanmaz çektigim tarot kart ise, degnek kralı,
ta kendisi! mesaj 3.