Çarşamba, Eylül 30

http://zenhabits.net/

güzel herkes okusun!

sorular kitabı


Nevval Teyze!

Sorularım:





Kendime en kazıgından..

Basit ama kolay olmayanından!!

Sorular Kitabı













Soru 1:

En iyi versiyonumda mi yaşıyorum? Şu anki hayatımda geliştirmek istediğim noktalar?

Soru 2:
Uyandıgında aklına gelen ilk sey ne ile ilgili?

Soru 3:
En sevidiğin insanların olumlu 3 özelliği.. Kaçı sende var?

Soru 4:
En nefret ettiğin 3 insan özelliği kaçı sende var?

Soru 5 :
Gün içinde yaratıcı ve üretken hissediyor musun?

Soru 6:

Görünmeyenle aran nasıl?Sence kontrol kimde?

Soru 7:
İlşkilerin nerede düğümleniyor?


Soru 8:
Do you want to understand yourself better? Do you feel you do not understanding why you do certain things sometimes?

Soru 9:
Neden büyümek durumundayım?

Soru 10:
Aşk nedir?

Sergio ve Ben!!


Salı, Eylül 29

nasıl bir revizyon istiyorum hayatımda...


Sabahları 6:00’da kalkan,
Her sabah spora giden, bir saat yazı yazan, sonrasında işe gelen bir kişi.
Evde her sabah fiks kahvaltı eden.
Haftada ilgi alanım olmayan bir konuda bir kitap biriten. Hadi iki hafta olsun bir de ilgili oldugum kitaplar okunacak.
Haftada bir daha önce hiç yapmadıgı bir yemk denemesi evde yapan.
İki haftada bir evine yemkli misafir cagaran ve onlara daha once yemedikleri birsey tattıran..
En güzel çorbaları yapan bir insan olmak.
Dolabında az eşyası olan
Evinde az eşyası olan ( O son tasınma ile öyle oldu gibi)
Maaşının %15’ini kenara atan.
Kredi kartsız, nakit ile yasayan
Ezberi çok kuvvetli, günün her dakikası zinde.
Sadece kendi dertlerini çözmeye meyilli olan.
Dert edinmeyen, aslında ..Ve çözmeyen biri olmak.

Az konuşan çok dinleyen.

Daha çok gülen.

Şarkı söyleyen

Tiyatro yapan

karsılıklı ask yasayan, o kavramını bulmus olan. ( en cok bunu istiyorum) Sen O'sun..

Güle güle Mercury! Şaşkın ettin bizi..


Life will improve by October.
Angry planets will back off and become silent as they sulk.
Mercury will turn direct on September 29.
Yet despite the swirling atmosphere that September will bring on, you will leave the month enlightened, and possibly even feeling changed forever.
By early October you will be able to move forward forcefully –
you'll have Mars in Cancer until October 16.
Use your power wisely

Arkamıza Mars’i alıp, allah allah sesleri ile ilerleyeceğimiz bir ay olsun Ekim.
Son günlerini yatakta aglayarak cenin posizyonda gecirdiğim her dakikasının acısını Ekim
de çıkarmak dileği ile...

Son laf cok cok dogru..
U S E
P O W E R
W I S E L Y!

Procrastination


Bir Elvis’in şarkısında karşıma cıktı.
Birşey araştırırken karşıma çıktı.

Ne komik bir laf, idam etmek gibi bir his verdi anlam olarak, daha dogrusu bilincaltımda idam etme kelimesi bu sekilde bir yerde kayıtlı, yaz desen yazamam ancak, bu kelimeye benzediğini biliyorum,sound edişi:) anlamına baktım. Dedim ki tamam, mesajları takip etmeye devam et!

Sürüncemede bırakmak!!!

Çok kritik bir konu sürüncemedeydi! Hayatımda..Dün itibarı ile değil!

Nasıl kurutuluruz? Sürüncemeden? Sürünmeceme, rahat et.

Bir : Cidden kurtulmak istiyor musun?
Buna cevap..
Evetse,
Tüm işlerinden önce ona öncelik verip, başlamak.Herseye rağmen. Başlamak, mesela elin yok ve gene de başlamak gibi. Sadece bir 10 dakika yapıyım bitecek gibi kendine telkinlerde bulunmak bir de sanıtım, denize atlamak gibi, cup diye atlamak suya, ve sagınısolunu düşünmeden başlamakiesas malzeme ortaya cıkınca kuştu böcekti ile uğraşmak.
Baktın olmuyor, başlama zaten, istemiyorsun demektir.
Maneviyat’ta sürünceme varsa, sadece kendine sor, gercekten istiyor muyum diye?

Dört dürttü!



İlişkiler kendi iiy hissetmek içindirler ya dedi, genç kadın!
İlşkiler kendi tanıman içindir diye düşünürüm ben oysa ki. Sonrasında da hayatta mesela hayatın bir 101’, var ise ki var.. Ben o 101’e alternatif bir 101 daha düşünüyorum. Aynen kelimesini sık hatta hiç kullanmama nedenim belki de.
Ne kadar çok kişi aynı fikirde, bu da şaşırtıcı. Aynen! Aynen Öyle!
Şarkı bile var. Saçma.

Dün Eylül ayımın en boktan günüydü. Günlere nbok atmayı da sevmiyor gerci ancak aylara da atıyorum zaten. Sağlık olsun.Şubat’ı sevmem, Eylül’ü sevmem bir de Ağustos’u. 2,9,8..Rakamlarını da sevmem zaten.

Mesela neden yazdım bir önceki cümleyi, konuyu ilk paragrafa bağlayacağım diye, okuyucu bunu bu sekilde biraz zor anlar. Bu açıklamayı da şuna bağlıyacağım, kişiler beni anlamakta zorlanıyorlar bu sekilde bir kafa yapım olduğu için.

Kendi isteğimle olan bir durumu kaldıramadım. Denedim, olmadı diyim. Düşündüm ki,
Yapabilirim.
O sıra karsımdakinin iyi hissetmesi benim bu konunun dısında kalmam bana daha mantıklı geldi.
Duygular söz konusu olunca tepkilerini bilemiebiliyorsun. Karşımdaki en yakın arkadasım ve onun gönül ilşkisi değil ki.
Kısacası beceremedim.
Bana anlatma sakın deli misin? demem, daha az acılı ve ruh halini bozmayan bir yaklaşım olacaktı.. Delirmeyecektim de..

Diğer kızlar da zaten sana nasıl olur da başka bir kızdan bahsedebilir diyorlar?
Ben konuya, sevdiğim adamın kafasını kurcalayan bir konu olarak bakıyorum.
Konuyu da kişiselleştirmiyordum.
Herkesin bir geçmişi var, benim için, kapattıgı bir kitap mı, okumaya devam ettiği mi?
O mektup, kitap arası mı? Sonsöz mü?Acaba aşık oldugum sergio dansöz mü?
Özüsözü08
Takma ismini almış benin hayatında bu özsüz sözler neden havalarda uçuşuyor?
Konu kitap mı? Aslında. Tek bir sayfa mı?
Çok şey biliyorum ölmem lazım!

Dün kendimi dibe vurdurmamın nedeni ise, kendi durumumu net göremem ve paylaşımların çoğalması, karşımda gelgit bir kafanın oldugunu net görmemdi, bir de benim bilmediğim bir detay daha, 4 sayfalık bir mektup.

İçimden gelen uzak dur dürtüsü de bu dört sayfa ile geldi zaten.
Dört dürttü!

Pazartesi, Eylül 28

çarpılma bilançosu




8 haftam!

11 Agustos
14 Agustos
4 Eylül
14 Eylül
17 Eylül
27 Eylül

2 günde bir konusarak gecen 2 ay
yorgunum.
aşıgım
yanlızım.
elimden geleni yaptıgım için mutluyum.

Önce uykusuz gece: 20
Kaçırılan kurs: 6 saat
Satın alınan gözlük 1
İstenen gözlük 1
Söylenmeyenler Kimbilir
Fırlayan telefon 1
Ağlanılan gece sayısı 21
Gece rastlaşıp şok olma 1
Begenilen resim 5
Vazgecilen 5
Hırs yaptım acıklaması 2
Bende bilmiyorum ne olacak 1
Ümitlenme toto üstüne oturma 5



To Do:
Yazı yazılacak..İç dökülecek.
Uykular uyunucak
İşler toparlanacak
Ezberler yapılacak
İletişim kesilecek
Ona durum bildirmek veya yardım etmek yerine kendine bakılacak
Karmaya ve iç sese güvenilecek

Eti cin ve cin tonik bana yardım edin.
Rehber olun, destek olun.

Pazar, Eylül 27

s ı k ı l d ı m.

Nevval Teyze'nin bir kitabı geldi aklıma
Kitabın başlığı
Aşk kapıyı herzaman calar.
Çok dogru.

o kadar sıkıldım ki..
ne yapıyım
bana boyle yapıyorlar diye aglıyım mi?
böyle yapma söyle yap mı diyim..
bana yaptıgı kendine yapılsa ne düşünür
onu düşünmeden o ..anlaşılmaz.

hicbirsey olmamıs gibi davranmak?
gozlerimde yaş yapıyor..
belki ugrarımlarda öyle..

peki öyle olsun..

konusa konusa degil..
yaşaya göre o zaman..

ben kıymetliyim.

fikir

hersey kötü olacak diye bir film ceviriyim..yazıyım ben..oke de benle yazsın..
izleyeler filmden aman tanrım ne kadar güzel seyler oluyor diye cıksın.
halbuki güzel olan seylere bile olumsuz bakıs acısından biz filme hersey cok kotyu olacak diyoruz..marrator sıcmıs
rüyasında küpeler görüyor hem de cesit cesit i avucuna koyulyorlar..anlamına bakıyor...acaip olumlu ve sasırtıcı..bir de oke'den tasdik ettiriyor..hala tam inanıp sevinc dolamıyor..karakterimiz..mesela..


Dün karar verdigimiz..oyuna getirecegimiz x'den sonra...
Bir de bu konu...
gene yıllarıdr aklımda olan foto kitabı var..
foto karesinde olumlu bir an..
altında da kafadan gecen konuya dair en extreme ya xxxx se...düşüncesi..


Uyandım kahvaltı ettim..
anında bunlar..

This inspiration should stay..
I loved it.

Eti cin le cin tonik iş basında sizi seviyorum..
Uzun zamndır sarap icmedim..
Zamanıdır..

Küpe...


Eşinin kulağında küpe görmek ticaret yapmaya, Kulaklarına küpe taktığını görmek Kur an ı güzel okumaya yahut güzellik ve mala, Hamile kadının kulağında küpe görmesi oğul evladına; bu küpe altınsa oğlunun hafız olacağına, gümüşse yarı hafız olacağına, inccisiz bir küpeyse ses sanatkarı olacağına, Erkek çocuğun kulağında görülen küpe zinete, genç kızın küpe görmesi evlenmesine, Büluğa ermiş erkek çcuğun küpe takması akıl noksanlığına, ayıplanan bir iş yapmaya, Kulağında birçok küpe görmek şeref ve itibarla birlikte ilme, Birçok kadının kulağında güzel küpeler görmek bayındır ülkelere, mamur şerilere ve buralarda yapılacak karlı ticarete ve hoş geçime delalet eder.
Güzel haberler alacaksınız. Çok ilginç ve güzel bir iş sahibi olabilirsiniz.
Eş, sevgili ile ilgili kısmettir. Küpenin yapıldığı Madde ile birlikte yorumlanır.


ses sanatkarı olmak..
ogul
yarı hafız..spiritual guru:P
cok ilginc ve güzel iş sahibi olmak..
eş sevgili ile ilgili kısmet..

Rüyalarım cıkar!!!

Cumartesi, Eylül 26

uykudan once..

sakin olmayı senden ogrenebilirim..
kendimi sende görebiliyorum..sen bir aynasın gibi değil..tepkisiz kalınca sen..kendi tepkilerimle basbasa kendimi görmekten..digeri de aslında..aynı soyun suyuyuz..
gut feeling in nedeni bu olabilir.
sadece içimizi anlamak..

sakin olmayı geniş bakmayı ögrenmek..
gozlerinde ve yüzünde olan tatlılık bundan kaynaklı bence..
canımın içisin oldukca..


sunu farkettim..icmedim 7 haftadır..
gece de cıkmadım..
bulusma tekliflerini degerlendirmedim..
bir cesit kendinel kalmayı secmek..
planlı olmadı ancak olmus..
Ekim guzel bir ay..

konustugum gibi yazma ..to be edited!

karsındakini anlamak adına konustugum gibi yazmaya girisşicem..beynim yogunken yazınca noluyee bakalım...



Nerden başlasam...
yogun hissettigim için oturdum piyona basına..
Tam oyele yazmak zorunda olmasam su anki hislerimden tuslara basarak aynen su anda oldugu gibi yazmaya baslasam..
calmaya baslasam ve o yazılsa bir sarkı olarak....
jdjkdşsdlfklkşlcu mdflldlA
dşla
id
ovğj ixşlv
dşh
igşfdişgidgşidfgşdfişgidfşgdişfidşgdf
g

gorunen ın ne cok alt metnı aslında..sen kişisel alıp dan dun budur sudur tag tag yapınca..olmuyor..zamanla anlıyorsun..zaman gercegın kızkardesii..

sorfugum bır cok aslında kendı hayarıma olacagını bılgıdım sey ve ya beklentı adı her ne ıse..boyle bakınca ıcı bosalıyor...

cın ve duydugunuz fırının sesini..uzun zamandır evde bu saattlerde yapmayı istedigim eklemk üzerinde peynir eritip nane ve kırmızı biber..kahve ile atıstırmak..fırının cıt cıt yanma sesi huzur verirken gelen 10 dk oldu
con sesi de ayy ne ketif keyif evdeyim hissi..

Az önce Onur gitti.
Sergio geldi mi acaba..kapanma nedeni ne?
letişimi neden kesti..
kestimi ve ya bana mı oyle gelmekte..
ozlem var diye..


yogunlugunumun nedeni..onunla eksileri konusmak..son yıla bakmak..
albüümle gelmiş zaten..
benim sauna sırasında düsündüklerim..
cıkısta tanıstıgım kız ve su an...
tüm bunlardan cıkardıgım onca hıkaye ve ıfadeyı oncelik sıraasında kagıda dokm e heyacanında bloke olmus vaziyetteyim..
genel tavrım ve beni kitleyen durum..
asık olunca da bu..tüm gelenler iaynı anda cıkartmam lazımmıscasına bekleyemeyen halim..
yıllarca bu hiç hiç degişmedi..tipim gibi..ulan yagu..bir t
ipten mi kazanıyorum..bakır ın bir ara bana kızıp dedigi gibi....


Hiç bir durum sonsuz değidir, ancak sen hissedersen o anı içinde sonsuz yaparsın ..senin içine hapsolur... sonsuzluk, o zamanla izafi olur, sana göre sonsuz olan, dışardan bitmiş gözükse de....hatırlandıkça sonsuz olur ...o gitmişse de.. kalan senin içinde yaşamaya devam eder....Devamı ???

İnandıgım bir sey. aslında..

Olüm gibi..
olenler nasıl yok olmaz ıse..
hissedilenderde gitmez..

bilene sordum..bu adam en az 2 yılda anlar seni dedi! yuh dedim!!

Zaman bakıcaz..

uygara evlilik oncesi yazdıgım mail!
içimden gelen..

bir cesit gomme anında yani funeralde oluye denenlerden...ancak canlı olu..
cıkıp gelırse ne dicez..
welcome mı..

eski bir dostlugu küllenen canlandırmak için iki erkek arasında bir konusma yaptım..beni
üzen bir kayıp aralarında yasadıkları...

derken oke aradı..ve bana guzel bir porjeden bahsettii ortak..
acaıp heyecanlandım..biliyorum olacak..
sonunda..yapıcaz..severek kazanmak....
xxx i oyuna getiricez..oyun xxxx ini hayata getiricez..
x ...
yazıcaz cizicez ve cıkıp oynıcaz....

su an ennio sanki bir r eksik ve ya c adamda...piyanist onu dinliyorum..ilk defa...
5 10 da ki yükseliş cok hosuma gitti..orda yakaladı beni...
bu yazımı defsifre etmem gerekiyor...

kafadakini hızlıca doktum..
neden içim o o o diyor..elimde ve bana davranıslarında belirtiler bu kadar azken bile..
nedir bu gut feeling??

telefon konusmamdaki hikayede güzeldi...

22 yasında resmim..tavukcu ankara..hala herkes hayatımda tanrım ne güzel ya...

o sırada...onlara es zamanlı bireyselim diye diger yerlerde de gruplarım vardı..sevgilimin içinde olmadıg bir grubum varmıs mesela..hic böyle bakmaıstım..

20 30 arası 30 34 arası bir bunalmısım...hatırlıyorum kendimi!!!

bu da bana heyecan veriyor...

Perşembe, Eylül 24

guinness 250 yaşında..


olsa da içsem, köpük krema arası üstü ve kendisi!!!!

Sakin Su


Özledim.
Söylemiyorum.
İstiyorum, belli etmiyorum.
Duruyorum.
Seviyorum.

Plastik!


Dün aksamdan kafamda yer eden tek kelime. Plastik.
Sevmem.
Dogru yerdeyim. Keyifli..

Oyunculukla ilgili gelen bir yorumdu. Bu konuda alaylı olmama ragmen, V.G ile aynı yorumlarım olması beni memnun ediyor.Neden mi?
Gerçek, plastik farkını hemen alnlayacak algım var diye.

Cam sevmem, pleksi severim bazı durumlarda; ve ahsap tutkum. Ahsapla karışmış metal!

Derslerde sohbetler geliştikce, ne kadar benim diyorum.
Tiyatrocu kumaşı bende varı hissediyorum.
Bu konuda sende var diye de var. İnanıyorsun böyle olunca. İstek zaten bin yıldır var..
Rol yapmayan biri olarak, gene de orası sahne ya, aslında roldesin modu beni engelliyor. Role giren onca plasitk yanında, yapacagım aslında role girmek ancak içem bakıp o rolde ben hayatta nerdeydim sorusu ile, bilincaltından o duyguyu cagarmak ve orada kendi daha önce hissettigin bir duyguyu tekrar canlandırmak..Olay bu.

Gercek hayatta oldugunu orda olmak.

Hadi kolay gelsin..

Bir iki de dünden not!

Önce duygusu gelsin, sonra lafı
Amaç bedenini ve beden dilini kullanmak.
El kol oynamamalı.
Olmayan nesnelerin yerini oynattığını düşün, bir şeyi fırlattıysan
Mesela uzan, fırlasın, duvarda patladıysa onun da sende yarattıg tepki yüzünde olsun.
Sefasını sür, o an orda yasadığın aksiyon eylem her ne ise..

1995


Kate'in fotoğrafıma yaptıgı yorumla, 1995 yılına gittim.


Yaş, 2009-1995.


Cidden hesap makinası aradım bulamadım. Azıcık düşününce buldum.


Yaş, 24.


Almanyadayım!


Goethe Institute, Prien.


3 ay ordayım ve seçmeli derslerle başlattığım Almanca'mı ilerletip gelicem, sonrasında bir yıl daha okul ve hayat.




Munich'e indim, gideceğim yer güneyde, Chiemsee. Surf malzemeleri satan bir Bodrum dükkanı dışında bana hiçbirsey ifade etmiyor, yanımda 300 ve ya 350 mark harcama parası var. Diger herseyim ödenmiş. Munich havaalanında inip, neden oldugunu ne düşündüğümü hala bilmiyorum, taksiye biniyorum ve tren istasyonu diyorum. Taksi cevre yolu gibi bir yere cıkıyor, ve bir anda, Munich 80 km yazınca, kafamdan sıcak sular dökülüyor, hem maddi hem manevi bir korku sararak yol alıyorum, şöföre korktugumu belli etmemek esas amaç, zaten yüz göz okuma konusunda usta değilse, sesim çıkmıyor, sesim cıksa da, aynı dili konuşmuyoruz, henüz.




Derken 100mark vererek tren istasyonuna iniyorum, insemde artık farketmiyor, cünkü, olmayan matemetiğimle hesaplar filan olmuyor, bir anda 100 mark harcamam hem de bok yoluna beni çok ah dedirtiyor. Türk'e benzer bir kız görüyorum. İlk lafım şu oluyor,




"Bana güvenebilirsin, yanlışlıkla taksiye bindim ve yarın okula gecene kadar otelde kalıcaktım ve buna param kalmadı gibi, senle aynı odada kalalım mı?"




Kız bakıyor, olur diyor. Sonrasında da hiç konuşmuyor, tren bekliyoruz. Tüm ögrencilerin gideceği otel aynı, ve karşılanıcaz gibi de bir organizasyon var, derken otele girdiğimizde kızın bavulunu kitli tutması dısında sonrasında hersey harika bir sekilde 3 ay geciyorum. Kate bu 3 ayın sonrasında gelecek olan tüm yıllarda, mektupla, maille telefonla ve birbirimize yolladıgımız


kutularla hayatımda oluyor.




95 yılında sadece 3 ay görüp, sonrasında görmeden beni tanıyor ve en yakınım diyebildiğim bir ruh! Benden bir tane daha ama Amerika'da. Evimize aldıgımız ay cicekli battaniye ye kadar aynı bakıyoruz dünyaya. Ben burda Amerikan malı, ankara'nın degişik bir ev teksitili satan magazasında gidip buluyorum,mesela.. Bir tane de Özden de var, aynısı..


Tatilden döndüğümde 10 kilo almıştım. 48- 58! Okulda ünüm yayılmış, herkes beni görmek için bahaneler uydurup görüşmek istemiş, şiiman beni çok merak etmişlerdi.

2 ayda aldıgım gibi verdim kiloları!

İlk ve son oldu, kilo alış! Ich kann nicht sehr gut deutsh sprechen aber, möchte ich practieren und ....




SENİ SEVİYORUM KATE!
ÇOK!




Çarşamba, Eylül 23

yazı mı, resim mi?

laf mı hareket mi?

Konuşulanları çizmek, kolay olmasa gerek.

Ahkam kesmek, ayrı kişilerin hikayelerinden belirsiz kalmış noktaları aydınlatmaya çalışmak.

Salı günü'nün resmidir, Ahmet Coka.


ilişikteki incir ingiliz ikizlerin ikizlerin imlegelemine ilişti..


İlişikteki İncil İngiliz ismetin iki şekilli ikiz ikizleşme imgelemini işkilli işkilli içli içli işletti.
İlişikteki incil isngiliz ismetin iki şekilli ikizleşme imgelemenini işkilli işkilli içli içli işletti.
-J-
Jurnalci jön prömiye jiletiyle jiu jitsu yapan jandarmayı jeolog japona jurnalledi.
Jurnalci jö prömiye jletiyle jiu jitsu yapan jandarmayı jeolag japona jurnalledi.
-K-
Kakavan kahpe kakmacı kafkası kekeleme ketenli küçük kardeş kafanı kırarsın diye uyardı.
KAKAVAN KAHPE KAKAMCI
KAKAVAN KAHPE KAKMACI KAFKASI KEKELEME KETENLİ KÜÇÜK KARDES KAFANI KIRARSIN DİYE UYARDIR..
Kakavan kahpe kakmacı kafkası kekeleme ketenli küçük kardes kafanı kırarsın diye uyardı. Kakavan kahpe kakmacı kafkası kekeleme ketenli kardes kafanı kırarsın diye uyardı
-L-
Lalelili belalı Leyla laklakıyat yapan leblebici lokumlu liberale lüzumlu lüzumsuz laubalilik lüpetme dedi. Laubalılik lüpetme dedi..
Laleli belalı lale laklakıyat yapan leblebici lokumlu liberalle luzumlu luzumsuz laubalilik lüpetme dedi..

-M-
Manisalı manken mefistoya martaval okurken manaıkçı melankolik mısırlı mirza modern mösyöye ‘bu mum umumumuzun mumudur uma uma döndük muma’ diye menfur menfur mırıldandı.

Bırakmak Lazım!






soru: sergio ile özge düzelecek mi?
cevap: bazı şeylerden vazgeçmen gerekebilir

Bilge'nin yorumu :)


kendindeki fazladan direct olma hali ya da her aklındakini frene basmadan dışarı çıkma halini bırakman.




Önemli değil, yaparım.


Zevkle.


Bunu kendim için yapıcam.




İlk rastlaşma da , eger o tesadüfse, ki değil..Sana bırakmak lazım'ı dinletmek istiyorum dedi.


Neden?


Bunu kastetti.


Tüm özelliklerim o şarkıda var..




Gel.
Foto: Selim Morlevi..

tekrar doğmak..


This is one of those wild ride months where you may wish you had stayed in bed. If you should ever feel this way, know that you have plenty of company from the rest of the signs. Everyone will be feeling stress as planets kick up cosmic storms at mid-month, but actually, the mutable signs will be wrestling the most with what is going on. (Those are Virgo, Pisces, Gemini, and Sagittarius.)

Aşk hayatımı yay yönetiyor, yükselenim balık..Yıldıza kelebege yakıp, onlaral arkadaslık etmem, balıktan kaynaklı..Tüm ay cidden yatakta olup, başucuma kitaplarımı koyup, öncelikli listemi bitirmek, okurken okurken uyumak,i sonra dus alıp bir seyler yiyip gene yatagın içine süzülmek ve kendi sıcaklıgımla kitap okumak isterdim. Bu ay gerildim. İstemeden degişik seylere tanık oldum. Beni yoran tam evet budur diyemediğim acıklamalara maruz kaldım, az eğlendim, çok agladım.Az uydum cok bölündüm. Kendimi bölük değik hissediyorum.

Sanki tek beni anlayan, 3 gecedir tam balkonun tepesinde duran kuyruklu yıldız. Zuhal yıldızı. Dur diyor, sakin ol diyor, yatınca, olamadım diyorum, boşver, ne olduysan o iyidir..diyor. anlıyor, rahatlatıyor. Elma'yi yerken içime düşen kurtların bile faydalı birşey oldugunu söylüyor. Onu görünce ben tamam, yanlız değilim diyorum.

Yatagımın üzerine, yılbası küçük ışıklarından, Mark’ın yaptıgı ısıklandırma geldi, aklıma, altında uyumak ne huzurluydu, gene yapıyım. Tepemde yıldızım, ve ben...

Herseyin bir nedeni bir anlamı var.

Bu noktada, sergio’nun anlamı ise, şu ana kadar tecrbe ettiklerimizden, onun içinde de aynı benim içimde oldugu gibi, çözmesi gerekenler var..Biz birbirimizi bundan bulduk. İkimiz birbirimize acı verdiğimiz, huzursuzluk verdiğimiz kadar, yaratıcılık, çoğalama ve kendimizi bulma enerjisi de vericez. Çok dogru bir zamanda karşılaştık cünkü. Şu an engelmiş gibi duran hiçbirşey aslında umrumda değil. Onunla yaşacağım o kadar güzel günler önümde ki.
Peşimizde bıraktıklarımız ise bir çeşit arınma, acı ceke ceke, bu kadar gözyasının bir anlamı olmalı..


İş, aşk ve hayaller..Fazla hayal ve hayallerimde mutluyum şu sıralar. İnancım olmasa hayallere, daha da beter böcek bir modda olurdum.
Dün düştüm. Hem de pantalonum yırtıldı ve dizim yüzüldü. Tam bir çoçuk düşmesi..
Yırtık jean’im var artık. Otomatik yırtıldı, düşünce..

Biz kendimizi cok engelleriz..changing agentlar bunu yapar..Girdikleri ortamları değiştirir dönüştürür. Patlatır, yakar ve yahut.Duruma göre, şimdiye kadar hiç sekmedi bu durum. Gecen 10 yılın sonunda artık bunun adını insanalr koyup benle paylaştıgı için bende kabul ediyorum. Diyorlar cünkü.elimde bir kırmızı elma var,birilerine birseylerini gösteriyorum. Sen şunu yap, sen busun gibi. Olumlu olumsuz..Şu günlerlde, halamla göz göze deneyimlediklerim ise beni çok düşündürüyor. Kanal olasım ve ondan geleni söylesim var, bu olabilirse, olsun lütfen..Mıknatıslı scrablle bir araç, oradan harfler seçerek kendini ifade edebilirse çok mutlu olucam. Kendini ifade etmek, yanlış anlaşılmamaki Tek isteğim ve tersi durumunda da korkum aslında..
Boğazım bundan ağrıyor bugün ve ayaklarım buz gibi. Totom karpuz gibi.
Hayat böyle, hep biribirnin tersi biribinin içinde. Aslında içim bogum bogumken sacma bir espiri de gelebiliyor. Hastane ortamında sacmalayaıp halamın basında cılgınca güldüğümüz gibi..


Ruh seviyorum ve insanların ruhunu görüyorum. İnsan ruhu, kesinlikle muhteşemdir, zariftir,ekzotiktir.

Bu nedenle hızlı oluyor insanları anlamam tanımam sentezlemem. Anlaşılmadığımı düşünmek te bundan..Bu herkes tarafında kolayca kabul edilecek bir sey değil. Aslı Ekim güzel olacak dedi, adı üstünde,
Ekim.
Ekelim,
orkide ekelim, ask ekelim, dilekler dileyelim..Biliyorum. Sende gör anla diye çırpınmıcam.
Kendimin yanındayım..

Şu sıralar kendi elimi tutup, kendime sarılıcam. Yoksa delirmece.. Bir prcam bendeyken bunu hissettim ve şimdi yeri boş gibi..Tamalanmak ve gerceğimi ortaya cıkarma hissi.

Salı, Eylül 22

Ne Var Ne Yok?

Tek gercek umut etmek..Umut etmesek deli olurduk.



Bogaz agrısı var
Boynumda vicks var.
İçimde bir his var.
İçeride yataktan yatağa sohbet eden kardeş ve babaanne var.
Sesi çıkmıyor diye kendini kapattıgını düşündügüm bir Sergio
Krem karamelle gelen bir hüzün var.
Tavana düşünceli düşünceli bakarken bıraktıgım bir hala var.
Yarın iş var.
Aşk var.
Özlem var.
Yaşam mücadelesi veren bir halam var.
Kameraya yapılan anlık istemsiz hareketlerle gülme krizlerine girdiğim bir babadom var.
Yanımda yatan bir elma yok.
Mücadele etme diyen bir iç ses var.
Geride kalan bir bayram tatili var.
Düşünceler var.
Sorular var.
Hedefler var.
Arzular var.
Motivasyon yok.
İki kişilik hayat hayalleri kurmak var.



Daha ne olsun.



Şükür
Teşekkür..





Hayatı seviyorum.
Yok ya??
Sevme..
Başka bir şansın mı var? Dünya'yı sevmiyorum gibi birşey..Sevme
Mars'ı mı seviyorsun?
Ne zaman gittin en son başka bir gezegene de dünya'yı sevmiyorsun?

Hayat güzel; peki kötü olsa ve ya çirkin,
Alternatifin ne?


Gün içinde sarfedilen anlamsız saçma sapan laflardan biri!!




İyi Geceler..


Not: İlüstrasyon demeyi sevmiyorum..Resim Ahmet Coka!

Pazar, Eylül 20

neden yasadıgım yeri seviyorum..

kapısını kapattıgında her oda kendi basına hayatını surdurebiliyor ve dısarı acılabılıyor..
her yerim cam pencere diye seviyorum..seffaf ve dısarı ıcerde..cımen armut ve ıncır görebiliyorum..

gece yatınca yaprakların gölgesi huzur veriyor

sabah uyanır uyanmazda martı sesi duymak kendimi etilerde degil de sahilde ve ya adada hissettiriyor..Simitci gecmesi de evet ya

dogru yerdeyim..hey simitci...sen beni göremiyorsun da ben seni görüyorum

bana bir simit diye balkondan yabangülü agacının arasıdan uyanır uyanmaz sosyallesebiliyorum!


Salon. Kocaman..Bos..Hem ev hem cafe gibi geliyor

Salondan balkona balkondan odama kimse goremeden gecebiliyorum..Evin içinde daire cizmek özgürlük hissi veriyor.

Yattın ve çamaşır yıkıyorsun

mutfak kapısını ara kapıyı ve kendi kapını da kapayınca tekrqar izolesin..Odanda cıt yok.


Ev 70 yılından oldugu için en sevdiğim muzikler ve kılıkların yılından olan ceviz dolap beni gene kendime yakın hissettiriyor..aklı yarın eski kiracı keske beyaz yaglı boya yapmasaymış..

Daha da bir dogal olurmus..


derken banyo..Küvet olayı beni benden alıyor zaten..seker biri olmadıgımdan suda erime ihtimalimde olmadıgında içinde saatlerde kalıp tüm hayallerimi kurup..cesitli kopukler içinden cıkıp

mumlara focuslanbiliyorm..Bir de camlar acık ve az da olsa kenardan gokyuzunu gördüğüm için..Gene topraga yere yakınım yasasın..hissini alabiliyorm..tabii

kuvetin yanı cam olsa ve ordan ormana baksam daha sahane bir ortaqm olurdu ancak

allahtan umit kesilmez neden olmasın..

Yeniköy de ust katı da küralayıp yapmayı hayal ettigim bir seydi..


Neden yasadıgım yer konulu yatma oncesi aklıma gelenler bunlardı

aa birde kurutma makinamın duırugu kucuk oda

var..kurutma makinam ve ortada durmasa iyiolur dedigim herseyin durdugu yer!


Koridordaki renkli ve eski mermerlerde cok sahane..yürürken huzur veriyor ve her gün eve gelsem de size bassam diyorum..Cok soguk olsalarda cıplak ayak gezinmek hosuma gidiyor. Sanırım yerden ısıtma en sevdigim sey..Hic basıma gelmedi gerci..


durum bu..yasadıgım yeri seviyorum!

Ddaha cok vakit gecirip

burda uretip kazanmak arzum var..Yaratma odama hıc deginmedigimi farkettim..

henuz eksikleri olan ancak tum kitaplarım ve raflardan olusan balkon kapama yaratma odamda orkidem duruyor..umarım cıcek actırım ona..lakin orkide enerji ve mutlulukla acarmıs..bende acmassa kimse de acmamalı!!!


Birde aramıza yenı katılan ev esyamız sevgılı buzdolabımız var..Ona şimdiden ne koyacagımızı düişünüyoruz

aynı camasır makinamızın oldugu gibi onunda tasarımını ve bize verecegi keyfi şimdiden hayal edebiliyoruz..Sıra TV'de ancak acmadıgımız birseyi yenilemekte sacma geliyor..


Bakalım ileriki bölümlerde neler olacak?

Şimsekler öyle afrodizyak çakıyor ki. .İnsanın sokulası geliyor!


İyi Akşamlar..

kendimle ugrasma 5

bak şurdan başla


  1. her gordugunu söyleme mesela..

  2. her dediğin dogru olsun..her bildigin dogruyu da paylaşma...

bunu kendi mutlulugun için yap..

huzurun için yap..

algın masallah acık

onu kendı hayrına kullan..paylaşma..


mesela

tepki arkası yapalım seninle..


dün aksam sonsuz haklısın..

herkes kendını bılır

uygun mu davranıyor davranmıyor mu?

sen neden bunu elinle gösteriyorsun?

parmakla gösterilmez demedi mi annen sana?

Dedi.


İnsanları kendin gibi bilme..cok sev..kendin kadar ama sen olmalarını bekleme..

kendilerine bile itiraf edemediklerini sen saptayı budur kabul et diyince tabii sadece tansiyon yükselir ve kavga cıkar..


Yapma yapma

la la la la laaaaa

ma ma ma maaaaaammaaaaaaaa

dolmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!

aşıgım yeterli bir cevap!

İçinde oldugum duruma uygun foto bulmakta cok geliştim. Aferin bana..
Acı çekmem sanatcı ruhumun bunu özellikle istemesi ve içimdekini iyice iyice ortaya cıkarmak mı..Yetti artık diyip
oyunculukta harikalar yaratmak
sarkı söylemek
34 yasına kadr olan bence olamayan kariyerini bıraktı ve su yone gitti
tataaaaaaa....ben tekken bir hiçim.
ikili hayat benim arzum..herseyi yapıyım ama yanımda ask olsun..o herseyden once olsun..
kendim ve o esit ;
ancak hayattaki hersey bizim haricimizde
bir adım geride..

yıldızlara sordum
sus dedi
takılma konusma bekle izle dedi
ancak bende insanım..
Tarot'ta ay kartı cıktı..

Asık bir insanım su an..
Bu da benım savunmam.
Asıgım net göremiyorum.herkesi flu sizi daha belirgin görüyorum..
ayrıca da kendi bilincaltımdan cıkan acılar halletmemiş oldugum parcalar cıktı üstüne..
Bu yazı
ingilizce olsa
olsa fragments of life koyardım başlığı...

Sen ona göre secimini yap..Görme beni..
Burda benim secimim mi??

onu kızla kabul ve hiç arasında mı?
tanrım ne sacma..
dediklerini kulagın duyuyor mu ?

Aslında ona benim demem gereken seyi o bana diyor
neden? panik mi oldu? anlamsız.Nonsense ne güzel kelime
no sense contained..ıntel not inside gibi..
mind the GAP!

Sen secimini yap
esas; insanın terbiyesini bozup küfürlerden şiir yazası geldiği bazı anlar vardır
onlardan birinin tam ortasındayım!
Birde devamı var
o zaman bu durum gecene kadar görüşmeyelim
Durum ne?
Recetesi var mı?
Gecti özge hadi gel
oynayabiliriz artık!

Biraz mantıklı ol
sakin ol diyor

bu laf sevindirici mantıkla karar alıyorsa
yanımda bitmesi an meselesi
dertler olmus derya duygu selinde bogulan sümüklü bir böcege dönmüşken
biraz mantıklı ol diyor bana o dayanamadıgım sımsıcak ve içimi gıcıklatan sesiyle..

Aşığım yeterli bir cevap!

Salak yerine konuyorum hissi bana uygardan miras.

Herkes kendi derini baskasında unutmaya calısıyor. ona dogruları söyleyene yanasıyor zamanında kabul etmiyor sonrasında anlam yukluyor..

Tamam işte..
bildiklerine ve içgüdüne güven..
biraz daha sık dişini acı cek..

O, fotoların önemi yok diyor.
Duygularım geri gitmeye başladı diyor
tüm bunları onunla yanyan durmadan
onu anlamadan bilemem..

Peki gel neden tek e ile yazılmıyor..

İletişim kurmak ve konusmak güzel.
Acık kitap olabilirsin..aynısını bekleyemezsin.
beklersen de daha cok beklersin..

Kendimi yanlız ve onsuz hissediyorum.
Yorgunum.

Cuma, Eylül 18

seni çok seviyorum


Artık zeytinyağlı bir arkadaşım var.

Umutlu ve batıl. Faydalı, ilk tanıdığımdan ve hemen sıcaklaşmamdan belliydi, onun soğan familyasından geldiği.

Pırasasın sen..Özellikle
Zeytinyağlı halin çok güzel..

Hafif, besleyici ve sağlıklı.

Mr.Man.



Egom var, egosu var, ancak egomuzla top oynayabilecek kadar da onunla barışığız.
Herkesin parlamak, atlamak, zıplamak istediği alanda sonsuz alan tanıma kapasitemiz, aramızda oluşan vibrasyonları çok da geliştirebilir.Sanırım bende bu özgürlüğü verme hissi daha çok. O çok kıskanç gibi geliyor.

Dün ona kavuştum, son bir ay ve aslında ilk bir ay çok yoruldum, çok yanlız kaldımve kalktım. Değdi, like a river flows surely to the sea!! gibi aktım ona, düşüncelerim de ve duygularımda, something are meant to be. . Çok güzel olacak hisleri sardı beni, tasınırken attıgım deniz kabuklarını hatırladım. Yıldızlarımı..Sevdiğim herşeyi o da biriktirmiş..

Kendimde olan o kadar cok sey; onda da var ki. Hepsi özünde aynı.
Tek tek ve ortaya dökersekte hep birlikte..

Detay gibi duran ancak arabadan inerken ki öpücüğü..İşte, dediğim şey..

Seviyorum, istiyorum, biliyorum.

Take my hand!

Perşembe, Eylül 17

yanlız hissediyorum..cesur, güzel ve yanlız..


Sene 99;
Aylardan Mayıs;

Rumeli hisarın’a aygır’la yürürken, kuzenine rastlıyoruz, ben üzülmemek ve beklememek o tarihi gitti gidecek diye, için ne zaman gideceğini ögrenmek istememiştim. Öylece kendimi bırakıp yaşıveriyordum, sanki hiç gitmicek gibi.
Adını hatırlamadığım amca kızı, Aygır’cım ya, 5inde gidiyormusun diyivermişti.
bir sabah kahvaltısı rastlaşmasında..Mideme lönk bir ağarlık inmişti.

Tanışmamız, bu olaydan bir ay veya bir bucuk ay öncesiydi.
Toplam 11 kez filan gördüm.
Yoğun 11 kez.
Sonra, gitti.
Yazma maksatım, ne yasandı, ne akdar gercekti, ne kadar cok istedik değil.
Nasıl gelmedi ve ben nasıl inanmayı secmedim.
Mayıs, haziran boyunca günde en az 50 mail, özledimler,dusta seni düşündüm e ağladımlarla, geçen bir süre..
Sonra ben sensiz yapmıyorum gelicem, devri...
ve PNR numarasına kadar bildiğim ucaktan inmemesi.

Neden sonra esas nedenin, oradaki kızın sensiz ben yapmam diyip, intihara tesebbüs ettigini ögrenmiştim.
Secim yaparken zayıf olana acınıyorda mı seciliyor.
Ben terazinin öbür yanındayken, ona birsey olmaz, atlatır, durumunda mı kalıyorum?
Güçlüyüm diye, yanlız mı kalıcam?
Sergio’da gözlük verme merasiminde sen herseyi atlatacak zekadasın dedi.
Bu da moral bozucu..

Destek istediğimde, n’olucak?
Üzüldüğümde kim sarılacak?
Kim ilgi gösterecek?
Tek isteğim benden şefkat’ini esirgememesi.

Şefkat en istediğim şey, güçlü olmakla bunun bir alakası yok..Güçlüyüm ancak kalbim çok büyük.
Çok hissediyor, çok acıyor.

Aslında..



Hadi ya!

Üzülme, geçer!

hayatım kaç yıl?


Dedem 57 yasında ölmüş
Babannem 47 miş o sırada, evlilikleri de 27 yasındaymış.
Öleli, 35 yıl oldu. Şubat 74. Hep bir bagım vardır, dedemle.
Hayatım kaç yıl acaba?
Şu anki yaşıma bakarsam, 34, 15 yılı sayma, konrol bende değil,
19 yıl. 10 yılı istanbul’da geçti.

9 yıl ankara’da. 1 yıl antep’te.

Bir 35 yılım daha varsa, daha cok vakit var, her istediğimi yapıp, yön verebileceğim.
20’li yaşlarda çok anlamıyorsun bunları, 30-34 arası tam neydim, ne olucam, nolucak ve zamanın hızlıca gecmeye başladıgını bir dönem.

Hayatımın geri kalanını istediğim değişimle yapacak zamanım var, akşam dinleyeceğim konuşmacıyı bu hisle anlamaya çalışıcam.

Kimsenin kimseden farkı yok ki.
Yıllarca şunu yaptı, şimdi şu denmesini kendim için o kadar çok istiyorum ki.
İstek varsa, gerisi gelir. Bu kadar sorgularken böyle kalmayacağımdan çok eminim.

Gücümü toplarlamam lazım.
Yorgunum. Enerjmi dagatan konulardan uzaklaşmak için motivasyon, mesaj..
Hadi gelsin..

Aşığım Net Göremiyorum!


Yoğun hisseden birinin hayatı her zaman çok zor olacak..

Burcumun insanı olmamam gibi, nasıl yıldız haritam herseyden birazsa, sinirlenirken sevebiliyor, tam bitti burda derken başlatabiliyorum.
Uyuyamadım. Rutin’e bindi.
Uyuyamamak, ve her rutin gibi bu da cok sıkıcı ve gündüzlerin kötü gecmesine neden.
Feci bir karın agrısı ve bogaz agrısı var. Şakralara ve enerjilere bağlamak ve inanmak istemesem de ..Kabul, var galiba böyle şeyler, sağlamken nasıl oluyor da, kendini bu halde bir ertesi gün bulursun! Yoga sonrası hissettiğim mutlulukta buna bir örnek..
Bana isteyerek veya istemeyerek zarar getiren herkesi allaha havale ediyorum.
Kimseye zarar vermemek için lafta kalmayan hareketleim var cünkü. Ben böyleyim diye beklemek durumu değil bu. Güvenmek için, umutlarımı yitirmemek için.
Bilmem belki de isyan bu.
Kafam cozz.

Senin için kötü düşündüm, o senin orospulugun misali!!
Sabah Aslı’nın bu lafı patlatmasıyla az da olsa kendimi iyi hissettim.

Yok kızım özge, sen güvenmeyi seviyorsun, güvenilir oldugun için, diğer kurguları bosver. Baanneme sarıl, halanın elini tut, işini yap, yat uyu rahat ol.

Üzgün olunca çay içiyorum.İçine seker de atıyorum ve midem bulanıyor; sonrasında sade türk kahvesi ile normale dönmeye cabalıyorum ancak onun içine seker banıyorum, ve kendimi gene kötü hissediyorum, üzüntü ve bünyeye şeker alma.

Ağlıyorum, en ufak bana denen şey bakış moralimi bozabiliyor. Açık yara işte. Direk bu.

Birde akıl alma olayı başlıyor ve verilen akıllardan içime sineni olmadıgı gibi acaba bu mu evet ya , bu da olabilir diyip, kendi orjinal düşümcemden sapıp, vay ben ne x y z mişim gibi kendimi delicesine etikeltmeleyem başlıyorum.

İçimdeki sakin ve esas ben olan kız diyor ki;
Sen iyilerdensin!
İyi olacak..
Dinleme sakin ol, kendime içime ulaşmak için işte yazıyorum.
O zaman dış sesler fonda kalmaya ben belirmeye parlamaya başlıyorum.


Dış Ses:
Kendi derdini unutmak için seni görüyor
(Benim iç sesim : Benden daha az soru soran kız mı yok, onlarla olur)

Dış Ses: Sen ne salaksın, özge, herif attı tuttu, herkese duymak istediğini söylüyor, aileden sana gelen bir tecrübe de var, sende bana da deger veriyor diye algılıyorsun, saçmalama !!)

(İç sesim: Herkesin kafası karışır, ve bir sey hissediyorsa dibini görmeden digerine konsartre olamaz, ve yasaması yasamamıs olmasından daha iyidir, aklında kalmaz)

Şu an burukluk, aslında, açık kalp ameliyatı olmus ta kalbini kapamamışlar gibi bir his. Kalbim açıkta ve kocaman..Nereye koysam gözüküyor, saklayamıyorum.

Mesaj atıp cevap alamadım, en iç sıkıcı olan bu. O kadar en kritik konulara kadar konustuk, şimdi cevapsızlık dostane de gelmiyor, insanca da gelmiyor. Sevişmek istiyorum mesajı atıcam sence ne der’e kadar bana sormuş biri, ben sorunca mı cevap veremiyor.. Alıp başımı gidebilsem ne güzel olur, ancak şu an için içinde bulundugum durumda bu gidiş, biraz hayal..En fazla Bebek’e kadar gidebilirim herhalde, başımı alıp..
Başımı almadan gitsem, daha iyi, düşündüklerimi bırakıp...

Koruyucu meleklerim, eticin ve cintonik, bana yardım edin. Lütfen.

Sergio kendini kapattı, bu kapatmanın kendini toplamak olmasını, ne istediğini bulmak için oldugunu düşünüyorum.

Kendisi için en dogruyu bazen insan kendisi göremiyor.

Ben Uygar’ı tam yaşayamadıgım için o kadar cok vakit kaybettim ki, onun diyemediklerini kendime göre yorumladıgım için...Çok zaman harcadım.
Karşıma çıkıp, hiç dürüst ve gercek olamadı.
Neden sonra oldu ve bunu da ona Tunga söyledi bence ve öyle oldu..
Kaç yılımı geçirdim, ne sevgili sekerişurup, ve beni el üstünede tutacak insanları dögru gözle görmedim, ve kactım. Severken onları hep bu yasadıgım güzel nalar uygar’la olsun gibi içinden çıkılmaz aptal bir moda geçtim. Sonrasında da benim güzel kalbim ve verici ruhumla dost kalındı belki de..
İstemiyorum, soy kırımı yapıcam.

Sergio, ile aşk yaşamasam bile bende bunu tetikledi. Olumlu bakmak için , başıma gelenden ders almam için bir yol..Hep veremezsin, evet,sevgi bende bol, ancak, anlamayana gereğinden fazla gelmek, seni kendine uzak tutabiliyor.

Yanlız bu hikaye cok ilginç, tunga diyince düşündüm. Sergio, o kız ve kuzen gene var.
Ortamda.
Ben Uygar ve Tunga.
Sergio, kız ve Kuzen..

Arada tam 1o yıl var.
Yaşanan aynı hikaye.

Ne yazık ki benim Uygar’a ettiğim tüm lafları o da kıza etti.
Ne yazık ki diyorum, cünkü biliyorum. Ne yazık olacağını!

Karşısında da bilmiyorum cevabı bile almadı. Hayat güzel ve entresan, gibi aslında olumlu gözüken ve hiçte olumlu olmayan ilşkiler konusunda söylendi mi, aslında ne saçma bir cümle duydu.

Kral resmen çıplak ama daha fazla söyleyemem ki!

Yardım istiyorum, görülmeyenden ama hissedilenden!

Sergio bakalım kendine neyi layık görecek?
Ben dayanamıyorum, şu an.
Acıyo. Hatırladıklarım, benim gidip de döndüğüm yola çıkıyor olması beni çok panikletiyor. Kendim için kolayi acı cekicem cekicem bitecek. O bir bilinmeze dogru yelkenler fora. Yapmasın. Kendi iisteğiyle bunu yapmasın istiyorum.

İyi ki yazabiliyorum. Kafam biraz da olsa rahatladı.

Çarşamba, Eylül 16

Çok iyi geldi..


I was feeling blue.
This helped!
Feeling good!

Çok iyi geldi..



I was feeling blue.

This helped!


Feeling good!

bugün bana yazılan en güzel şey!



kızım sen bana çok farklı bir şekilde rahat davranmayı öğretiyorsun,
kendim olmaktan korkmuyorum senin yanında, çok hoşuma gidiyor,
kırılacak-üzülecek endişesi taşımadan "ben" olmak...

Matruska Stil!



Dün 17:00’den itibaren içime enerji doldu, bunda içimdeki sesin dogru dediği adamın telefonu, sonrasında yoga ve geliştiğimi görmek ve babannemle gecirdiğim gece neden oldu. Hep istediğim sekilde yönetiliyorum, üzerimde benim hayrıma kararlar veriliyor hissi ben o’na cok daha yakınlaştırıyor, isim yazmak istiyorum, ifadelerde, sergio, dicem, nasıl olsa bir italyan seksiliğine bürülü bir adam. Neyse ya bir kerede konuyu dağıtmadan yaz..Tek birşey düşün, Şu sıra zaten bir ana düşünce var kafamda, sergio, ve diğerleri..Konser vericem kafamdaki düşüncelerden, Sergio ve arkadaşları...

Baanemin babanesinden söz ettik, kadın, son 10 yılını kör olarak geçirmiş, dedemle babannmen onu ziyarete gittiğinde, dedeme gel otur önüme demiş ve elleri ile yüzünü hissetmiş, ve demiş ki, aferim torun, yakışıklı kocan var demiş. Gecen hafta, oyunculukta bunu ögrendik biz, hissettmek, görmeden görmek.
Görmediğin sadece yanından gecerken sezdiğin bir siluetin senin kalbini çarptırması ve asık olman ve sonrasında yasadıgı aşkı anlatan kızın hikayesi..

Bir gün ne stil yazıyorsunuz dendiğinde, matruşka stil dicem, Konu konunun içinde!
Zaar boş yere değil benim, amores perros filan sevmem, 5 ayrı hikaye ve gercek hayatın ta kendisi.

Gercek demişken, su an gercek birsey yaşıyorum ve nasıl acı cekiyorum. Sergio ve içinde oldugu durum, onun kendi içinde olugu ben yasar gibi üzülmem, o üzülüyor diye üzülmem ve kendimi düşünüp özlem ve yasamak heyecanından ve aslında hem içinde hem dısında olmak konusu derken, yoruluyorum, 2 kilo vermişim.
Kesin aşığım.
Kilo vermek, sonsuz anlayış, içtenliğin son noktası, hersey hazılıklı olma ve olaganüstü bir güç gelmesi, hem realist hem hayalperst statumü koruma, telefon kapadıkltan sonra, aradıgna cok sevinip, ya onu yasayamazsam diye ağlamaya başlamak. Sesini duydugum anda kendimi onun gögzüne yatmıs film izlerken hayal etmek.Kokusu burnumda, sıcaklıgı ona değen her yerimde..

Köydeki evin nasıl yapıldığını, kimin tarafından yapıldıgının hikayesini de yazıcam..
Burdan fadime ananeye, haminemin annesi, babaanmenin ananesinin hikayesi, o yıllarda, gösterdiği, kendine güven ve cekip gitmeyi becerebilmişliğin verdiği, gücün insa ettiği evin şu an babama yeni yollar acıyor olması...Bu güzel bir hikaye!

Matruska kafam, sakinlediğinde yazıcam..

Hersey olacağına varıyor, ben ve sevdiklerim için en hayrılısı e güzeli gercekleşsin.
Gerçek istiyorum, aşığım!

Salı, Eylül 15

likemind!





hoşuma gitti.

ME: these days..Kalp ve zihin MR'ım.


It Had To Be You

Frank Sinatra
S kalp Ö


Why do I do, just as you say

Why must I just,

give you your way

Why do I sigh,

why don't I try to forget

It must have been,

That something lovers call fate

Kept me saying: "I have to wait"

I saw them all,

Just couldn't fall 'til we met

It had to be you,

it had to be you

I wandered around, and finally found The somebody whoCould make me be true,

And could make me be blue

And even be glad, just to be sad

Thinking of you

Some others I've seen,

Might never be mean

Might never be cross,

Or try to be boss

But they wouldn't do

For nobody else,

Gave me a thrill

With all your faults,

I Love you still

It had to be you,

wonderful you

It had to be you

Pazartesi, Eylül 14

elmasın sen..tostoparlak..


Şimdi aşık olduğun ; yalancıyım ama bana inan diyen bir var diye,
Ne yapalım? Devam edelim. Hayt güzel ve kısa. İyi yasadıgın sürece gününü, uzun.

Tüm gece uykusuz kalıp tavanla aşk yaşadığın yetmiyor mu?

Hem, düşünsene bi, elmaya benzer bir surat senin anlamlandırdığın ve sadece senin onda görmeyi şeçtiklerinle kalbini ele alıyor. Patlat o elmayı, duvarda. Saçılsın, tamtarantino.Toplarlarsa kendini, gelsin, ağzına düşsün.

Kafam karışık, ve "hırs yaptım" ben;
dediği bir kıza sonsuz dil döken, dünyanın en net acıklamalarını ve dileklerini yaparken kendine inanıyor muydu? Sonsuz krediler verirken, dün akşam nelerden bahsettiğini hatırlıyor muydu? 40ı'na merdiven dayamıs bir serseri sımarık,saygısız bir salatalık..

En basit sözlerini bile tutamayan bir kişiye saygım ve güvenim gitmişken, aşkımdan söz etmek beni acıtan.
Açık oynuyorum
bende dürüstüm etiketi ile anlatılan, hikayenin, baska bir versiyonunu duymam.
Dürüstüm açıklaması ile, bana baska seyler söylemiş olması. Açıklama! Açıklıyorsan da atma! Zorlayan mı oldu seni açıkla diye..


Gene inspire eden beni Aslı oldu.
İçimden geceni bana resmetti.

Hayatımda bana bu hissi veren kişilere yer acıyorum şu an.
Farfaracı, cambaz, cicili bicili,başıbozuk kimseyi istemiyorum.
Ben değilim cünkü, ben olmayanın etrafımda işi ne?
Bensem de istemediklerim, temizlerim kendimi, gidersiniz sizlerde!

İçim rahat, denemeden durmadım, içimden geceni söyledim, konuştum.Bekledim de.
Şimdi gitme zamanı.

Buruk ancak güçlü hissediyorum.

jalepeno hayat!


Your horoscope for September 14, 2009
Emotionally you may feel tense, ozge - perhaps because someone close to you is simply disregarding the way you feel. You are feeling as if this person is much more concerned with themselves and their own issues, and not at all concerned about you. Meanwhile, your sensitive, caring heart is well aware of everyone else, and you take great care to support others and be thoughtful of them and all of their affairs. It is time to rearrange your priorities - first care about yourself, then others.
Çok bu resim içim ve dışım!
Yazıya gerek yok.
Böyle hisediyorum.

Cuma, Eylül 11

Audrey Hepburn'ün gözlüğü!


Gözlüğümü ver, gözlük!! Goooooooooozlüüüüükk,
Gözzzzzzzlüüüüüüüüüüüüüüüüüüüük.
Ver onu bana.
Gözlüüüük!


Para’nın dişi enerji olduğunu..
Dişi enerjilerin kovalıdıkca kacma özelliği olduğunu.
Bunun doğada da böyle olduğunu.
Ne yalan söyliyim kaçan erkekleri düşündüm bir an..
Aha dedim..
N’oluyo, yoksam:)

Kalbimin götürdüğü yere şu ana kadar gitmediğimi ama gitmeyeceğim anlamına gelmediğini..
Düşünmeden aldığım her kararın beni cok mutlu ettigini araya akıl mantık girdi mi,
dibe gittiğimi.

Hatırladım bu sabah!

Neden mi?
Dün akşam ki kahve sohbetinin etkisi rüya ve sabah sevdiğim adamın sesini duyarak uyandım diye..Sevdim onu ben ya.

Kendime, doğru soruyu sorduğumda rahatlayacağım?
Çözmeyeğim artık.Problem etmeyeceğim çünkü!
Bu ortamı yaratma odamın yerine uzanarak yapacağım. Soru sorma atölyesi!
Seni özledim Aslı!


Rosa sürdüm
Gel göster modu bunun bir örnegi...

Hoop oldugu anda oldurmak...


Okyanus kenarında kitap okuyan bir yengecken ingiltere’de, canım ne istersen odur bu hayatta modumda ben vardım..
Bakınız Borunemouth sene 1994!


Düşünmeden aldıgım her karasın beni cok mutlu ettigini araya akıl mantık girdi mi dibe gittiğimi

Rosa sürdüm
Gel göster modu bunun bir örnegi...

Hoop olduğu anda oldurmak...


Okyanus kenarında kitap okuyan bir yengecken ingiltere’de, canım ne istersen odur bu haytta modumda ben vardım..Bakınız Borunemouth sene 1994! Yağmurda yüzmeye orda alıştım ben, yarın suada da el'de yüzücem, kime ne? Nene gerek senin insanlar, yat uyu rahat ol!

Hayat kısa ama o kadar da kısa değil derken ne demek istedin sen dünyanın en güzel salata karıstıran ve yüzündeki ifade saf olan insan, Çoçuksuyken maskulen olmak, çok seksi.

Perşembe, Eylül 10

Sevdiğim adamlar...Tom Robbins.


“Love is the ultimate outlaw. It just won't adhere to any rules. The most any of us can do is to sign on as its accomplice. Instead of vowing to honor and obey, maybe we should swear to aid and abet. That would mean that security is out of the question. The words "make" and "stay" become inappropriate. My love for you has no strings attached. I love you for free.”


“Stay committed to your decisions, but stay flexible in your approach.”


Tom Robbins.


Notlar. Oyunculuk 2. hafta


Günün notu.
Ben yoksam sen yoksun.

Gecenin notu
Dogru zamanda dogru yerde olmak önemli.
Foto:
Beyindeki hatıraların görünümü, unuttuğumuzu sandıklarımız bile hala ordalar, tam hatırlamadığımızı düşünsekte.

Ofisten çıktım, karşıya geçerken arabaların arasında kedi misali sekmek yerine hazır sabah bir sürü felaket yaşanmış insan gibi
üst gecidi dene dedim kendime ve yürümeye başladım. 35buçuk'a yaklaştıkca içim iyi hissediyor. Küçükken oynadığımız aradığın
eşya'ya yaklaşınca sıcak sıcak, soğuk soğuk dersin ya, o misal. Kursun esas yoluna girince sadece kendi topuk
seslerimi duyuroum ve uzaktan gelen karting sesleri, çok keyifsiz ve ve ivmesiz bir ses karting sesi, olmuyor ve olmayacak ritminde..

Sevmiyorum. Bu tuhaf kesik karting sesi bile o yolun verdiği huzuru bozmuyor aslında.
Okula giriyorum, derstede sevdiklerim sevmediklerim var, nedensiz. Sevdiklerimde nedensiz.
Burclardan kanaat notu alıp, sevmeye hak kazananlarda var.
Eski yasantıların oluşturduğu, filtrelerden geçirerek insanları kendime yakın ve ya uzak olarak bellerken bir kez daha farkediyorum kendimi.
Farkedince de, herkese burçsuz, sadece o anda olanlar ve yaptıkları olarak bak ve şu ana kadar kafanda oluşmuş
bir çok yargıyı sil bu sefer diyorum. İşliyor. Bende kara liste olan başak burcunun gözünde parlama, paylaşımda içtenlik yakalıyorum bu sefer. haka içim neden ilk basta ondan uzak dur hissi geliyor ve takısıyor benle, nedir aramızdaki enerji demekten de geri durmuyorum. Bırakıyorum sadece düşünmeyi yaşıyorum.

Gerginim, nedenli. Aşığım ve karşılığı yok diye..

Daire oluyoruz, yürümeye ve derin nefes al ve uzunca veeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeer.
Ne kadar uzun o kadar iyi.Ne kadar altta nefes
o kadar iyi.
Bir an aklıma, alttan almayı beceremiyorum lafım geliyor, o noktada, bir şeyi daha farketmenin verdiği bir tüylerin diken diken olması hali geliyor.
Aldığın diger nefesler daha da deeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeerinleşiyor ve verişler daha da uuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuzunlaşıyor, cünkü sadece o an orada olmayı deneyimleyebiliyorum.

Bunu yaptıgıma sonunda inanıyorum çünkü tecrübe edip görüyorum.
Bu şaşırtıyor.
Kendimin ne kadar önemli olduğunu anlıyorum, ben yoksam tiyatro kursu da yok,
Sencer'de yok diyorum. Sencer yoksa ben yokum gibi neden davrandıgımı düşünmeye koyuluyorum,aşık oldum evet, saygı ve güvenle beslenmiyor mu aşk, evet, ölemye yüz tuttu aşkın sakin ol ve başına geleni yaşa diyorum, içime..
O sırada parmak ucuna cıkıyoruz, ve koşmaya başlıyoruz, gene Sencer'den çıkıp, orda kendime ve nefeseime konsatre olabildiğimi anlayınca, hindi gibi oturup düşünmenin, ne kadar anlamsız oldugunu farkettiğimde, eskiden yaptığım ve üzülürken enerji harcadığım her an için pişmanlık hissi geliyor. Sevmem ki ben pişmanlık, kendimi hayal ediyorum ve o anlarda ne kadar büzük durumdayım. Sevmiyorsam neden o durumdayım?
Eyvah, sonradan düşünme yerine, oldugu anda kendi izle ve çık o durumdan. Hemen, anında..


Nefes, duvara bakıp kolunla körük yaparak inip kalkmak, piston haline gelmek, ve üstüne sesini eklemek, aman tanrım, vucudumla yatmak kalkmak ve işe gitmek dışında neler yapabilirim ben diyorsun. Demiyorsun yapıyorsun. Herkes der ve bunu bilir, kaç kişi yapıyor?

Sonrasında, ikinci kısımda,

Gözler kapalı, karşındakini dokunarak anlamaya çalıyorsun. Onun kumasını hissetmek, gözlerin dışında bir duyu ile görmek onu bir anlamda.
Gözler açık, karşındaki kişiye bakıyorsun, tanımadığın bir kişiye bakmak gülmene neden oluyor, komiklik yokken, bu azar konusu.
Yapmamalıyız, ciddiyet.

Sonrasında duyguların sadece gözlerden verilmesi, o duygu eger yasadıgım ve biriktirdiği birseyse ifadesi kolay, değilse hayal gücün işte gerçekten lazım.
Yaratıcılığın cok hersey o sırada, beyninde yaratıp, GERCEKTEN hissedip, onu yüzüne ve gözüne yansıtmak. Ruh önce gözüne ve yüzüne gelir. Beyninden gecenlerin
MR'ı yüzünde.. Eller ve vücüt işin içine giriyorsa, anla ki, bir yerde yanlışın var.

Çok izlemek, çok gözlemlemek ve farkında olmak bu işin özü.

Hayat'a bağdaş kurmasam rahat edemem, gercek hayatta da yıllarca tesadüfleri irdeledip, ilk görüşte asık oldum, mesajları takip ettim.
alt metinleri algıladım, biriktirdim. Birktirdiklerimi verecek, paylaşacak bir erkek aramam hep bundan, ben gördüm, sende gördün mü?
Ben hissettim sen sen de mi? Yaptın mı? Evet ya, bende!!!

Bu paylaşımı erkek'le yapamadığımı gördüğüm şu günlerde, seyirciyle kucaklaşıcam!

Küçükken kasetleri doldurdugum gibi..

Çarşamba, Eylül 9

tadını çıkar


üzül sevin bekle ümitlen hayal kırıklıgına ugra, kendine kız..bir telefona delice sevin filan..

tadını cıkar...
your ego is my lego.

özge


Kızım'a benziyor, bu resim! Oglum olsun istememe ragmen bu kızı görünce kızım olsun istedim.
Bana benziyor, yatıp hayaller eşliğinde uykuya dalmak. O yaşlarda neler yapıyordum ben? Barbilerimi hatırlıyorum, köpeklerden korkar ancak kedileri çok severdim. Yapraklara taş sarar kuçük bakır tencerede dolma yapardım, aşağı ev dediğimiz evmizde oturuduk, annem güngüz uykusuna yatınca içim sıkılırdı. Dallas dizisi çok tanıdık o evle ilgili, bir de o evden 6 numaraya tasınmak ve tasındıgımızda ki his, o evi sevmiştim, kocaman gelmişti gözüme..Sonrasında 15 yasıma girişim, kanada'ya gidişim, dur ya bu güzel olmaya basladı! Devam edecek..

9.9.2009


9.9.2009

"The greatest thingYou'll ever learnIs just to loveAnd be lovedIn return"

Dün gecemiz çok güzeldi.
Öncelikle Yoga’da kendimi hissetmeye başladım. Nefesimi tekrar anladım, sağım solum bile ne kadar farklı, ve dahaz az yoruldum, gitgide zevk almaya başlayacağımı biliyorum. Yoga, spro ve dilm ögrenimi beyinde aynı yerlere hitap ediyor gibi. Pratik yapmazsan siliniyor. 3 Eylül ve 9 Eylül arası niyetlerimden gerçekleştirmediğim
Yazı kurmaca işini çözmek.

Akşam Nardis çok güzeldi. Yoga’dan eve geldiğimde bardaktan değil, sanki dev galonlardan boşalırcasına yagmur yagdı..Sadece durup bakmak hissi geldi, bir de sevdiğim kişiyi aramak..Aradığımda yagmura bak ne heyecenalı izlemesi demek için aramıstım, keyif paylşaması..o an konusamayınca ikinci konusmada konusmanın yönü, iyimisin, yollar tehlikeli mi ye denk geldi. Nardis’te aradaydım. Dışarısı o kadar güzeldi ki ,neoan ışıklar, geçen yabancılar ve yokus, ve galata kulesi.. O an şunu düşündüm, onun kafasında bu yağış tehlikeli diye birsey geciyordu da bende diyaloğa ordan mı devam mı ettim. Elif çok iyiydi, çok eğlendim ve istedim, bir gün sahnede olup insanlara şarkı söylemeyi. Neden şarkı söylemek isteriz ? Soru bir!
Sesini çok güzel kullanıyor, müzik aleti gibiydi. Kendi bestesi çok iç açıcı, umut verici ve sevgi sevgi bir parçaydı. Bob Sinclair parçalarında bulduğum ruhaniliği hissettim.


Sonrasında da eve döndük, huzurla ve Efe’yle güzelce sohbet ederek, tanımaya başladık artık birbirimizi ve çok mutluyum. Galata’dan tünel ordan pera palas, sessiz, az ve öz insan varken çok güzel. Gene 1960’larda buraar nasıldı hissiyle yürüdüm. Geçmiş yaşamlar var mı? Henüz şu an yaşadıgımı halledemişken, varsalarda ne yapıyım yani, bir de onları mı anlayacağım? Sadece neden İstanbul bu kadar ben’im? Onu merak ediyorum.
Ona yapmur çok yakışıyor, güneşli hava çok yakışıyor, hersey ona çok yakışıyor ve çok seviyorum.Allah beni İstanbul’dan ayırmasın, sağlıkla.

Salı, Eylül 8

Bugün ne öğrendim?







Arkadaşımın daveti nedeni ile yukarıdaki kişiden haberdar oldum.

Yogafit programımı bozmak istemediğim için, gitmiyorum.

Açılış'lar her zaman daha keyiflidir, sanatcıyı da tanırsın, n'apalım başka sefere.

Balık burçları beni sanat yönünden açıyor.

Seviyorum onlarla arkadaşlığımı..



Displinli olmayı ögretiyor oyunculuk kursu bana ve bir yerde birseye öncelik vermen gerektiğini, yoksa yapacak o kadar çok şey var ki?


Hayatta karar veremez ve bir ilerleme kaydedemezsin.


Kendime verdiğim sözleri tutmak kadar beni mutlu eden bir şey yok!

söyle

Babacan bacanak bayat bayır turbu getiren bas garsona, bre başıbozuk bacaksız,bre babasının benekli bıldırcını,beni besbelli beberuhi beygir bilirsin diye bas bas bagardı.


Afganlı Avşar ağlamaklı ahtapotu alakadar eden ağrılı alaturka asistanı ağlayarak ve araklayarak ağlattı.


Eklektik ekremle elit emre erkek erkege pencere ve tencere ekinoksu ereğinde elendiler.

Geniş bakınca bak neler oldu?


Dün akşam bende olan oldu. 44 yasımda 10 yıldır oyunculuk yapıyor olmanın vereceği keyfi düşündüm. Hele ki 44 ken de 34 gösterdiğim dakika da bı iş biter
Ki göstereceğimin kesin kanıtı, dün yas tahminlerinde beni 85 li yapmaları.

Allahıma bin şükür.

İstiyorum, oyuncuyum. Vahide Hanım’ın dersinde kendimi dik hissettim.
Babam öldüğünde kendimi onun ölümüne üzülürken ne yağıyorum diye izledim demesi bana o kadar çok tanıdık geldi ki. Farkındalık bu birazda, kendini izlemek..
Oyunculukta kendi izleme gözlemleme ve onu içinde dönüşyürüp aktarma sanatı.
Kaç çeşit ağlama vardır. Her ağladıgımda farklıyım mesela.
En son Sencer diye ağlarken kordior gecesi balkonda, Halam uykuya dalınca gecen Pazar, ölmesin ağlaması, Geçen Salı yoga’da cok yorulup, son hareketten kalkamadıgımda,sinir içinde dogrulup eve gelirken ki ağlama..
Düşünülürse hepsi bunların ağlama..3 farklı sahne de ayrıca.
Hep düşünücen, hissettiğin gözlerinden nasıl yansıyacak, elin kolun ve agzından cıkanlar olmadan.
Bu yazdıgım beni gene ygun hisler içinde oldugum koridor gecesine götürdü, onca laf salatama ragmen, Sencer’in aklında kalan sadece ona olan merdivenden bakısım..
Bakısımdaki hislerim ve ona gecen enerji! Dediklerimi söyle desen söyleyemez bile.

İnanmak dersin ikinci konusuydu, elindeki mum olsa bile onun tavsan olduguna inandırmak, ve ya mumu tavsan yerine koymadan, basit bakıp aslında bir kutu olduguna inandırmak..

Gercek olan his karsıya gercekten geciyor.. Gercekten..
Savunmada olmak,
Soruya soruyla cevap vermek
Agresif olman
Hemen anlasılıyor, ve ikna etmeni de zorlastıryıro.
Be kadar rahat ve olumlusun o kadar akıyorsun..

Aklımda kalan bir baska sey ise kişilerin rol yaptıgı, aslında içten olmadıkları.
Bu iyi birsey değil, gereksiz duygu sömürüleri bir de. Aslında al sana hayat.

Hayatta gerçek peşinde yıprana yıprana gerceği sahnede bulmak, çok mutlu edici.

Geniş bakınca nasıl ölmek istediğimi; bu hayata neler vermek istedim iyice netleşti.Aklımdakini hayat dökmek. Bu kadar düşünüp, hissedip gözlemleyim, bunu içimde tutarak yaşamam, yaşamak olmuyor.

Bu işi kursla filan yapacağıma da inanmıyorum. İnanmıorum derken elbek kurs ile yapıcam da ya içinde vardır ya yoktur..İç,mde olmayan bir tohumu kurs oraya atamaz, oyunculugun tüp bebeği olmaz demek istiyorum.

Mesela bu son paragraf, eminim cok daha güzel ifade edebilirm ve daha kısa..

*******
http://imagery.gettyimages.com/pdf/10simplethings/usa/10SimpleThings.pdf

benzerini yasadım nerdeyse!


İçine girdiğim ben seni degerlendiriyorum aşamasından çıktığıma çok memnunum!
Öptüm: ?
Süper..
Zamanında Seni Seviyorum
denince teşekkür ederim, dediğim için mi?
Lanet gitsin üzerimden!! OM..
Gelsin SA.
K si eksik..Ksini tamamlasında gelsin..bir de ayi basa syi ikinci sıraya k yi de sona alıp gelsin..

Inquisition : Engizisyon :)

http://www.inquision.com/kisiliktesti.asp?gclid=CPqnkcf6nI8CFQV3MAodyz1eVw

tavsiye, ederim..
aslı, gizem, ayşegül,öke,begüm!



Cevaplarınız doğrultusunda sizin kişiliğiniz...

Dışa Dönük Yargılayan Somut Hisseden


Çevrenizde olup bitenlerle çok ilgilisiniz. İnsanlarla hangi konuda olursa olsun konuşmayı çok seviyorsunuz. Ve hareket nerede ise orada olmak istiyorsunuz.
Hayatınızın düzen ve nizam içinde olmasını istiyorsunuz. Muhtemelen yapacaklarınızı hatırlamak için ajandanızı kullanıyorsunuz. Kararlarınızı çabuk veriyorsunuz. Diğer insanlarla ilgili de çabuk karar veriyorsunuz. Çevrenizdekiler tarafından kimi zaman dominant olarak nitelendiriliyorsunuz.
Detay odaklı bir kişisiniz. Fakat işlerin NASIL yürüdüğünü merak ediyorsunuz. Aynı zamanda pratiksiniz. Şartların gerektirdiği şekilde davranıyorsunuz ve işleri alıştığınız şekilde yapmayı seviyorsunuz.
Diğer insanlarla empati kurmak ve neler yaşadıklarını hissetmek konusunda başarılısınız. Gerektiği zamanlarda çevrenizdekilere hemen yardım ediyorsunuz. Kişisel değerleriniz ve hisleriniz karar alma süreçlerinizde etkili oluyor

Pazartesi, Eylül 7

deney


Bir bumerang gibidir aşk. Kendi mutluluğunun zevkini çıkaracağına başkası ile uğraşır, onu alaya alırsan yarın ya da öbür gün üçe katlanmış olarak sana geri gelir.

Bazen yorgun olursun, o an olsun istersin. Bekleyesin olmaz. Sallarsın. Gider.
Buruk hissedersin bu fırlatmadan dolayı kendinle yüzleşirsin çünkü, dediğin kadar yogunsan neden fırlatıyorsunda oldugun yerde dona kalamıyorsun bir süre DURamıyorsun diye! sorgularsın kendini.


Durdum.
Sorgulamıyorum.
Beklemiyorum da, fırlatmıyorum da..

kendimle uğraşma 4



Yorum yok.. Üzebilirim seni! bu konuda konusursam.
40 tane mesaj attın yahu, dese biri sana!
Haksız mı?

Sende haklısın. O daha cok haklı..Bunu düşün her aklına o geldiğinde..Kendine de gol atmaktan yorul ve vazgeç. İçine güven, zamana güven..


Hissettin hoş, aklında olan herşeyi yazman neden?
Sesli düşünüyorum modu vardır ya toplantılarda ve sen sevmezsin bu modu. Nerdeyse aynısını yapmışsın..

Çekil kabuğuna ve ben diyene kadar da sakın ordan dısarı cıkma!

Mesajlarım..Sadece son günler, öncesi de var yani..


  • Güneş ve suyla birleşince çok iyi hissediyorum, bana sarıldığında da benzer bir his.

    Açık dürüst ve şarkıcı olduğun için teşekkür ederim.

    Mesajlarımı nasıl algılıyorsun ve ne kuruyorsun merak ediyorum.

    Coridor keyifli olabilir Ankara enerjisi sonucta..

    Gözlüğüm için arıyorum, aramızda sakız olmasın konu

    Bugün almak istiyorum zaman geçip seni görüp gözlüğü alırken etkilenmek istemiyorum
    Hazır bana saygısız tavrın benim de kıskanmıs sorular içinde tavrım tazeyken görüşülsün ve bitsin.
  • Seni hiç görmicem gercek isteğimin tam tersi, şu an uzayda mısın acaba?

    Uzay, Mars , Ay hangisi?

    Seni özledim

    Gözlüğünü bırakıtım sen gibi gelmedi ses, kıl olmusun feci. Karsılıklı konusalım

    Şu bulanık halini içmeye çalıştım tadına bakıp gitmeli öz tatlı ve bulanıksın.berraklşaman zor
    Benim kadar net birine verdiğin pardon vermediğin karsılık yakısıyo mu?

    Kurstaydım aramısın, ilginc bir sey dicek miydin. Arıyım

    Sonunda başarıcaz!

    Gömleğinin ilk dügmesinin biraz üstü..

    Buraya kacırsana bizi

    Demin yolladıgım resim bir kartpostal masanda duruypr, Ayşe getirdi.

    Niye başlayamıyoruz?

    İyi uykular

    Yaz bizi sözünde dur ya vallahi iyi gelecek

    Çin burclarımız anlaşıyor..

    Tanrım bize istek heves ver

    Aksam uzak bir yerde balık

    Arama yorma kendini

    Aya bakıyorum sende bak

    Gel yada ben senle gelicem..

    Tipik tarantino müzikleri ile başladı. Geliyim mi senle? Cevap?

    Ugrasan nolur ki
    Seni delirten ben diilim rahat konusalım orayı bölmiyim diye yol dedim..galiba alısık değilsin saygılı davranılmaya, tepkili davranıyorsun

    Davranma,eve gitmiyorda olabilirsin maksat rahat konusabildiğin bir zaman, Ay çok güzel..

    Özensiz davranıyorsun belki istemeden üzülüyorum, uyuyamıyorum şu an ..uzaklaşmalıyım..en güzeki gözlüğümü sabah getir ve kafama takılmasın.. Cıksın aklımdan lütfen..

    Zaten biliyorsun tipin değilim . oyun yok red etme yok..baska heriflerle kafa karısması yok bir de asıgım ilk öpüşte..

    İstediğim an istediğim sırada olsun istiyorum işler. Bu konuda full haklısın ögrenicem..

    Feribota binince canın cekerse arasana

    Sevgilin olsan kavga eder miyiz bu konulardan, o kadar yapacak mutlu olacak şey varken, sanat gibi meşakkatli bir yolsun..şefkatini esirgeme benden bir tek ona muhtacım!

    Elindeki mal çok iyi, hersey o kladr kalitesiz ki....

    İçim seni ister her anlamda..
  • Yavaşlık heycan ve sakinlik konularında çok haklısın..sabah tartısma için , Bir daha pardon..


    40. Naber kanka....




eylül go home..



İçimi sıkan gercek ,zor ve net oldugum için bu işin sarpa sarması..Olmasına çok az kalmışken kuyunun dibine inmek tekrardan..
Uygarın aklıma gelmesi, ve gene ortada baska bir kızın varlığı zayıf erkek yaklaşımları ve acıklamarına maruz kalmak..Nerden benim He-man'im?

Onun vicdan yapması mesafeler, bunun hırs yapması, benim direk tavrımdan sıkılması, benim istenen ama ertlenen ancak gözlenen olmam..

Kendimi alacakgönüllü ve sıradan görmeme ragmen ne gibi bir yanısmam var ki de böyle oluyor. Strateji değiştir diyen dostlar var etrafta, yapmıcam..

Eylül ayı 2009 yılının astrolojik acıdan en boktan gececek ayı olacakmış, hem de mercury geriliyor, daha ne olsun! Güzel motivasyon.
Zaten 1 Eylül nasıl basladı biliyorum, böğğğlaaakkk başladı böğğğlak...

Kelimelerin gücü adına, güç kimde artık!

Esnemek!


Daha esnemem lazım.Tepkilerde de , resimde de gidecek daha yer var.

Neden en üstte tepki vermek.

İçimde dingin kız varken, neden dışımdaki panik ve alınan sindiremeyen olaylara soguk bakamayan kız.


O kadar çok rahat ol lafını duyup, kendimi hırpaladım ki.

Karşımda benim kadar olgun olmayan biri var aslında.

Neden sonra aslında kendi adıma yanlıs yaptıklarım varsa üzgünüm, böyle kalsın diyebildi.


Şu an dışımdaki kızın soruları var?


Olay tanımaksa ve yavasca gelişsin istiyorsa

neden zaman geçirmiyoruz?

Samimi olmayan bir şey var ortada ve bu beni geriyor.

Nasıl olacak?

Gerilmeyi seçmicem.

Şeffaf ve geçirgenim, tıp.


Bunları hayal etmek rahatlatıyor.



  • Buz dağının eriyerek denize karışması

  • Rüzgarın sizi uçurarak bir yerlere götürmesi

  • Küçük bir çocuğun elindeki balonsunuz ve çacuğun elinden kaçarak gökyüzüne havalanıyorsunuz

Pazar, Eylül 6

you you you you give mee feeeeveeeeeeeeeeeerrrr!!


remixlerini dinliyorum. Madonna.

Eskiden beri sevdigim su an calıstıgım..Kulak dolgunlugum olsun diye tüm gün dönüyor

evde.

Ayran içiyorum yanında

fever'a birebir.

Bugün sabah 7.30 da birden uyandım hemen dikey moda gectim.

Giyindim

hızlı kahvaltı

ondan sonra hala..

efeyle sıkı sohbet onda da clairvoyant durumu hakim.

hatsaffa

bir olmak var bir de olanı anlamak var.

makarna yapıyorum kepenkli ve tonlu..

canım rose sarap istemekte..

sevmedigim halde içesim geldi..

sevmem no no dedim diye oldu biliyorum..

el mahkum içicem..olmadı yapamadım..

aldım cabarbet sauv...



kalbim kırık benim

dean martin e gectim...


araya

ulduzun sunumu girdi ve derken..


süper bir pazar gecesi..

olunca oluyor..

aslında hersey iki kişi ve o kişiye uyan digerleri..

cekirdek aile tanımı gibi bir sey...





Cuma, Eylül 4

dokundu..


Euthanasie: Eski Yunancada 'kolay ölüm' anlamına geliyor. Schopenhauer bu sözcüğü, yaşlılık sonucu, eceliyle ölmek anlamında kullanıyor.-


Çok uzun yaşamı arzulamak, yine de bir yürekliliktir.

Çünkü bir İspanyol atasözü der ki: "Çok yaşayan, çok da kötü şey yaşar."


Süper baanem acaba arzuladı mı uzun bir yaşamı,

7 torun sevgisi tadarken, torun çoçugu bile görürken,

onca diğer acı!

grubum yok diye bazen üzülürken!


İçsel değeri ve zenginliği olan insanları, başka insanlarla bir arada olmayı, belirgin bir kendini yadsımayla aramak bir yana, bu bir arada olmanın istediği fedakarlıkları yapmaktan bile uzak tutan şey, belirli bir her şeye yeterlik duygusudur. Sıradan insanlar bunun tam tersini arkadaş canlılığı ve uyumluluk içinde yaparlar: Çünkü bunlar için, başkalarına katlanmak, kendi kendilerine katlanmaktan daha kolaydır. Dahası, dünyada, gerçekten değerli olana saygı gösterilmez ve saygı gösterilenin de hiçbir değeri yoktur.