Salı, Haziran 30

Hey Duydun mı?

Hey, sakin ol kimseye söyleme
Kimene ! herkesin hayatı kendine
Bizse biliyoruz aşk tanık ister
Ama ne kadar çok seyirci
O kadar kaybeder

Bana güven dinle beni
itirafçı olma sakın
Yalanda söyleme sus yeter

Hey, duydun mu ?
Çok fazla tehlike var
Aşk hesapsızdır, savunmasızdır
Kolay kanar

Bizse biliyoruz ille de tanık ister
Ama ne kadar çok seyirci
O kadar kaybeder

Bana güven dinle beni
itirafçı olma sakın
Yalanda söyleme sus yeter

Sezen'den bana yeni yaş öğüdü.
Kulağıma küpe, kafama toka yapıcam..

peçeteden çıksana!

yazar-çizer olmak,
sanatçı olmak,
ezici çoğunluk ile ters düşmekten korkmadan,
çoğunluğa göre
"saçmalayarak" konuşabilmek

düşünceleri , duyguları, ortaya atma cesaretine
hoşgörümüz, tahammülümüz yok?

Neden?


Hep soru soruyorum.
Çoğu zamanda aklımdaki cevaplarla, dış dünya cevapları örtüşüyor mu diye soruyorum.
Karşılıgında da insanlar kendine bile söyleyemedikleri şeyleri benim yanımda
söylediklerine hem şaşırıp, hem seviniyorlar.

Bakalım, nereye gidiyoruz, hep birlikte?
We are all passengers!

"aklımız aynı" birinin blog'undan, arak!!

alınan notları alırdım kesin..
ÖNYARGI yapıp, bu kitabı ne okucam, iki saatime yazık demiştim..
:)
Buradan,
Müsli Bar Fındıklı
Ve badem, portakal çiko ve meyveler için tekrar teşekkür..
Arkadaşım!

Neden arakdasız, çünkü cektik birbirimizi, baska boyutta düşünceler, klik etti, legosal bir görünmeyen iletişim oldu!Ondan..Boşluk, doluluk oranı ile değil, bizimkisi..Ruh benzeşmesi..

Ruhu benzeyen diğer kişiye buradan çağrı.
Kovboy, hadi!


Esas kızın erkek arkadaşıyla arasında geçen diyaloglardan iki tane, kendimce önemli bulduğum, not çıkardım. Buradan yola çıkarak bir not da kendime yazdım:

1."Bazen bencilliğin en büyük erdem olduğunu düşünüyorum. Daha az yalan, daha çok gerçekten oluşuyorsun o zaman".

2.Kadın ile erkeğin diyaloğu:

K: Sümük gibiyim!
E:Öyle olsan bunu söyleyemezdin.
K:Söylemek sorumluluğumu azaltmaz, sadece beni itirafçı yapar.

3.Bu da kendime nottu: Her önüne geleni oku demiyorum ama her zaman kendine şaşırma payı bırak. Önyargıların, şaşırma olasılığını yok etmesin! Bunu da bloguna yaz!

aşk! AŞK!

Özlemek;

2006 yıllında, barış güven’in eş anlamlısı yazmışım, sözlüğe,
Hep özledim, hiç yaşamadım nerdeyse..Adımı tutukuya cıkardı, hayatıma devirler koydu, kırmızı perdeler devri, gene yapıcam evime kırmızı.. 2002^de 14 şubatta yolladıgı gönülçelen albümü ile, bana elveda diyen, en yakın arkadasım, seni bir tek ben üzerim seni üzeni üzerim yaklaşımı ile beni severek öldürme planları olan, hep üzen, bir kere bile yüzmeyen barış güven..


Sene 2009, 3 temmuz’a 2 kala.
3 temmuz 1999 yılını unutamam. arat aşkı..kaç yıl arattı, helal olsun.
pnr no’su na kadar ögrendiğim aşkım sözünde durup ta biletini bile aldıgı uçağa binemedi, binmediği uçaktan da inemedi..

10 yılda bir aşk yasıyorsam, tam zamanı, tek yumurta ikizi gibi aynı yıl iki ayrı kişiye aşık oldum.Saçmaladım.
2009 kelebek hissi, enerji çok,oldum gene, uzaktan, ruhtan,dinlediklerimden, duruken..
Bir muck lafına, bir çizim'e bir bakışa, bir saçlarına parmaklarımla dokunurken, göz kapatışına, bir çantama sahip çıkışına, talep olmadan, içinden gelerek..

Direk kaçtım.

Sonra cidden dersimi direk aldım.
Bir olay, bir tesadüf, aynı türk filmlerinde, türkan soray, fatma girik’in, düşündüğün gibi değil sevgilim, durumunda kaldım..Yıllar sonra olmadan, bir iki haftaya konuyu anlatacağım bir ortamı, kendime 34 yas hediyesi diliyiroum..
Temiz bir 10 yıla merhaba derken, o gemide olmak, adaya gitmek..Huzur, kitap, dvd,aşk içinde bir 10 yıl daha istiyorum..

Tam tam 10 yıl, 1 yılında olup, geri kalan 9 yılında tutkumdan kurtulmaya çalışarak değil ama, siparişte bir aksilik olmasın!!

Ruhumuz anlaşıyor.
Muck!

one size fits all!!

solutions stay away!
kişilik kumkumkumaları stay away!!
kendine müslümanlar stay away!!
akıl hocaları stay away..
kötü kalpliler, stay away!
paraphraseciler stay away..

hersey basit..sadece yasıyoruz..bu dünya hepimizin...
kullandıgımız esyalarda, yediklerimiz içtiklerimizde..
korkmayın!!
dünya malı satmakla da bitmez, yemekle de..
Kendini bul, önce..
kendinden uzak olma.
uazak olunca tanımayınca kendini,
benden korkuyorsun..
Aptal!

Cuma, Haziran 26

dedicated to me..after, 18 haziran 2009




Now and then there's a fool such as I
Pardon me, if I'm sentimental
When we say goodbye
Don't be angry with me should I cry
When you're gone, yet I'll dream
A little dream as years go by
Now and then there's a fool such as I

Now and then there's a fool such as I am over you
You taught me how to love
And now you say that we are through
I'm a fool, but I'll love you dear
Until the day I die
Now and then there's a fool such as I

Now and then there's a fool such as I am over you
You taught me how to love
And now you say that we are through
I'm a fool, but I'll love you dear
Until the day I die
Now and then there's a fool such as I
Now and then there's a fool such as I
Now and then there's a fool such as I

I forgot to remember to forget..

Dedicated to the one I love..
25 Kasım 1974..

forgot to remember to forget her,
I can't seem to get her off my mind.
I thought I'd never miss her,
But I found out somehow
I think about her almost all the time.
The day she went away
I made myself a promise
That I'd soon forget we ever met.
But something sure is wrong,
'Cause I'm so blue and lonely.
I forgot to remember to forget.

The day she went away
I made myself a promise
That I'd soon forget we ever met,
Well, but something sure is wrong,
'Cause I'm so blue and lonely.
.

I forgot to remember to forget..

Dedicated to the one I love..
25 Kasım 1974..

forgot to remember to forget her,
I can't seem to get her off my mind.
I thought I'd never miss her,
But I found out somehow
I think about her almost all the time.
The day she went away
I made myself a promise
That I'd soon forget we ever met.
But something sure is wrong,
'Cause I'm so blue and lonely.
I forgot to remember to forget.

The day she went away
I made myself a promise
That I'd soon forget we ever met,
Well, but something sure is wrong,
'Cause I'm so blue and lonely.
.

cok garip birsey geldi aklıma;

içinde oldugum enerjiden dolayı, özgürce saçmalara hakkımı kullandıgım..aklıma gelen istediğim herseyi yaptıgım şu günlerde,

dünyaya paralel hayatlarla ilgili bir konu düşündüm:
şu sıralar tüm sevdiklerim, enerjilerini sevdiklerim ve benden olanlar sıkkınlar..
arayıp birbirimize, neler oluyori napıcaz, çok sıkkınım, diyoruz, işte onlar..hardcore dünyevi olmayanlar..
biz çok gerildik, sacmaladık, michael jackson bizden daha gifted, o dayanmadı, öldü mü?
herşey enerji mi?
o tam mı dönüştü mü? biz step atlarken..
peki ya halam?

RIP MJ!


hersey connected..ve çok üzgünüm..

sabah uyandım elvis'i düşündüm..
oglak dedim..son konserine gitmiş olsam, olamazdi, 2 yasındaydım.
Elvis Presley’nin tek çocuğu Lisa Marie ile evlenen Jackson ...
Elvis^de oglak..
Kovalar etrafta şu sıra..
ne işim var kovayla, kürekle, su, su lazım bana.

Üç çocuğunun adları Prince Michael I, Paris Michael ve Prince Michael II. ...
ego mu?

Bunu da düşünürüm, bebelere, benle babasının adnı vermek..

ferhan sensoy'a da hayranım!
deryalar ve ferhanlar..

istanbul ismi koyma hissi hep varken, ancak koyulmuşu olacağı için o yıllara kadar ...
no thank you..

suspicous minds..
treat me like a fool, but love me!

Perşembe, Haziran 25

anlamak

anladım..
sıkılmayı da anladım..
bu sarmal, gelişerek büyüyecek..
ikimizde acız ve sıkılganız cünkü..
anlayıs buradan dogacak..

kelimeler..

damardan..
d'amar dan..
fransızcası güzel oldu...
amore'u cağarıstıran..

anında fazla doz etkisi.

Salı, Haziran 23

Ve ben hala bilmiyorum, ne dedim, ben mi dedim, kime dedim ve daha da önemlisi...
Niye dedim!!!


Tantana
Galeyan
Çok sesli..
Çok seksi

http://www.goop.com/

acuity..

Because people differ in their visual acuity, not every one can reach the same level of proficiency.

Micro expressions tell you that the emotion is concealed. But they do NOT tell you how or why it was concealed. They may be the result of a conscious, deliberate choice in which the person knows how he/she is feeling but does not want anyone else to know. Or, as a result of repression, in which the person does not know how he/she is feeling and has been blocked from their consciousness. You will need to determine if the concealment is deliberate or unconsciousm, as they look the same. Your knowledge of the situation in which they occur should help you figure this out, or you may need to ask questions to find out.

http://www.paulekman.com/

bu sabah..

Bu sabah uyandım, resmen bir yumurtayı sütle çırptım. Bir kediyi uyandırmamaya calısırak, sardunya suladım..dustan sonra uzandım düşündüm..bir su kütlesisin sen, su olmak, suya tas atmak ve dalgaları düşünmek suretiyle kendimi dünden arındırdım, yarınıda boşverdim..tam bu noktada, süt liman ayvalık denizi gibi olan bedenimi düşündüm..Gercekten bir suydum ben, ancak her zaman ege değil, bazen de karadeniz...babaannemi aradım sonra, bana tavukları anlattı. Hayvanların iletişim kurmak istediği insanlardan olmak, bir ayrıcalık, şans..
hayatta her gün küçük ve büyük insanla konusmanın ögretisi büyük..
0-6 yaş ve 80-90 yaş..

Pazartesi, Haziran 22

babamı çok seviyorum..

That my heart belongs to Daddy
Cause my Daddy, he treats it so well

Bu parcada bile, kalbim ona ait çğnkü ona iyi bakıyor gibi bir pazarlık varmış..
Oysa ki benim babamla ilşkimde, karsılık, olması gerekenler mecburen yapılan hiçbirsey yok..
En gerceği ve güzeli de bu ..
Babamı cok seviyorum..
Baba seni çok seviyorum, çok da özledim, diye telefon hayatta acamam, bundan cekinirim ancak kendimce,
Bunu belli ettiğimi düşünürüm.
Bunu dün farkettim, babalar günü için aradıgımda, uzun uzun konustum, hava su civa, ancak o günle ilgili duygularımı dile getiremedim..bunun iki nedeni var,
Bir; öyle günler bana anlamsız, iki aslında sevgi belirtme konularında çom iyi değilim..Bunun iki nedeni olabilir, babam ögretmemiş, iki annemin bu günlerde zoraki aldıg hediyeler ve kutlamam zorunda bırakması iyicene benim bu konudan uzaklşamamı sağlamış olabilir.
Baba kavramının ne kadar önemli oldugunu, eksikliğini hissetmediğim için bilmiyor olabilirim.

Uğur’un babam oldugu, hala yaşadıgı ve yanımda oldugunu beni onaylamadıgı zamanlarda bile yanımda oldugunu bir şekilde, laflara dökemeden, telapatiksel hissettirdiği için çok çok sanslıyım...

İnci inci inciyim..
Güzellikte birinciyim
Aslımı sorarsanız,
HGU’nin kızıyım,

Diyerek, yazımı noktalıyorum, zira duygulandım.. Babam ölmesin isriyorum, hiç.

34 oluyorum, az sonra..

Hayatla başetmek;

Bunun için herkesin kendine ait yöntemleri olmalı.
Yoksa, ilaç almalı..

Kimyan değişiyor ya o an, sadri alışık gibi, gök olup gürlemek, şimsek olup çakmak istiyorsun.. Yapma diye;


1. Sakin olmak, varsayımları yazıp, en gercekten en az gerceğe sıralamak,
Hepsini olumlu tutmak..bilincaltın duyar mazaalh, sende onun degneği olur yasarsın tüm kurduklarını..

2. Anneni arayıp dua istemek. O seni her sartta bilir ve kabul eder, bundan dolayı,gelen enerji iyidir.

Üfürükcü bir anne edinmek.

3. Deneyimler acı vermeye basladıgında iptal tusunu secmek..deneydi, gecti demek..

olanı oldugu yerde bırakmak, dedikodu yapmamak gibi, burda olan burada klaır formülü anında uygulamak... O anın geçiçi olduguna inanıp;o anda sonuna kadar yaşamak..


4. satır arası okudugunda okudugunu kendine saklamak, yeri gelene kadar, aksi takdirde, düğmelere sıkı basılmış oluyor, zil calabilir...

5. kendi yanında ol. Kendi omzuna çık, kendi omzunda ağla..kendinle, omuz ilişkin ne kadar sağlam, o kadar az diğer omuz isteği.. olursa artı olsun.


6. 11:11’de saati hep yakaladıgın için hala bir ümit görmek..

7. Aşkı yıldızlar kadar uzak bir o kadar da yakın kişilerde bulmak

severim

Paravan, chester,beyaz,ayna,çiçek,kalorifer üstü mermer ve resim,kaktüs, kırmızı,yaşanmışlık,yere kadar cam..

Görüneceksin; ama var olmayacaksın..

Dokuz ay bu, cocuk karnında kalmayacak elbet, doguracaksın.

Perşembe, Haziran 18

Şundan şundan..dan dararadann daaannn!!

Ben o na şundan şundan yaklaşıyorum sanırsa ve aslında ben o na şundan şundan yaklasmıyorum..diye yaklasmadıgım ..o sırada, bana neden yaklastıgını bilmediğim tüm dünyaya bu yaklasımını ilan edip, ilan ediş sırasında, o da varken hem de..ya da haberli belki de.. sonrasında ben yaklaşmadım, diyen birinden,
tam da ya ondan duyarsam, duymak istemiyorum, dediğim şundan şundan'ları duydum..hemde neden yaklaştıgını tam bilemyenin yaklaşmasına ben tam onay vermemişken, aklım ondayken..
Acaba izlediğimiz animasyon filmi gibi,
Baskaşının rüyalarını görmek şeklinde, birseyi cok düşünürsen, o düşüncelerini karsındaki sana mı oynuyor?
O günlerde o lafları duyasın gelmişse,kaçışın yok mu?
Söyleyenden bağımsız duyuyor musun? olacağı varsa..
Sorumu cevaplamak isteyen var mı?

Off Atatürk durumu, geldikleri gibi giderler..

ders: korkma, sen korkunca olmuyor, tüm dengeler bozuluyor.
hisset ve yürü..

dün akşamdan...

yapıskan makarnam.
yedikce katılasan ilk deneme atmasyon sosum,
ve toplamda, kalp sıkışması hissi veren, müdemizde lökleşen, bir aksam yemeği.
davetliler, iki tabak yediler, o da sevindirici bir durum!

Viens dans ma vie eşliğinde, zil takıp oynamak..
onun da rahatlamaması sonucu, araba ile dolaşmaya çıkıp,

F'nin yenidoldurmuş oldugu CD'de, hiç düşünmediğim anda cıkan ask kırıntıları parcası..
rahatlamak adına cıklan yolda, duyulan parçanın rahatlatmaması..
hız yapmak, için uygun bir parca,
aşka olan inancını tazeliyor..
güç veriyor.
aşk olmasa da, diğerini seçme aman ha...
yanlız ol, aç ol..
insan ol :)
Benim bile kolaya kaçmaya başladıgımı hatırlatıyor.
Bir konuda da çok dogru yaptıgımı anımsatıyor..

Nedense artık bu aralar, içimi kıpır da yapıyor.

Eve bırakılışa eşlik eden, Ceza, Sezen, Gelsin hayat bildiği gibi gelsin!

Olan hayırlıdır, amin!
İyi Günler..

focusum batsın...

focus olmaya calıstıgım kişi sarmal...

Çarşamba, Haziran 17

yetişkin olmak ne demek? kimse değil..taklit yapıyorlar..

felsefe yapalım, gelsene diyorsun, aşağıdaki mail geliyor, ne güzel..
yazdıgın iki lafa karşılık..
bazen de bir sey yazıyorsun veya söylüyorsun..

karsıdan bir ses..

dddddııııııııııııııııııtttttttttttttttttttttttttttttt!

anlaşıldıgım anlar en mutlu oldugum anlar..
etrafımda fiziksel olarak cevremde olmasalarda, bazi beyinler ve kalpler var..
hayatın anlamı bu..
yasamanın da keyfi bu..
kaç kişiyiz acaba?


i love you too :) ben de içime kapanığım biraz son zamanlarda...rahatsız değilim gerçi...sanırım yetişkin olmanın verdiği bişey bu...belki yaş ve zamanla alakalı...
delirmiyceksin,ne zaman delirdik ki,zaten hep deliydik :)...the world ain't all sunshine and rainbows it is a very mean and nasty place...You,me and nobody hit as hard as life but it ain't about how hard you hit,it is about how hard you can get hit and keep moving forward,how much you can take and keep moving forward....ne komik aslında bu replik rocky bilboa filminden :) ama bence çok felsefik bişey...Duyguları skalanın 1 ve 10 numarasında değilde 4-5-6'larda yaşamaya çalışmak lazım belki.Biz ya 1 de ya da 10 dayız arası yok...
Hayatı anlamaya çalışmak mümkün değil ki o yüzden anlamaya çalışmamak en iyisi,sadece seize the day! ve güzel enerji...
Herkesin kafasındakiler çok farklı ama senin gibi biliç düzeyi daha yüksek olan insanlar için herşey daha da farklı...Pan's Labyrinth diye bi film vardı izlemiş miydin..güzel bi film izlemediysen...duruma uyan bişey...
felsefe yapmaya ihtiyaç oluyor bazen :)...ve farkettim ki bunu yapabileceğin insan sayısı ne kadar da az...
Kalp kalbe karşı,ruhani birliktelik hiç bitmiyor demek ki bir şekilde haberleşiyorsun işte :)

köşeli olmanın matemetiği..

kafalar karısık...

Krsihnamurtinin ilişkiler üzerine yazdıklarına dönmek biraz nefes aldırsa da, bu konuda şafak karanlık..

"Başkalarıyla aramızdaki ilişkiyi anlarsak, yeni bir toplum yaratmış olacağız: aksi durumda var olan düzensizliği ve karmaşayı sürekli kılmaktan öteye gidemeyeceğiz. Dünyada yaşanan birçok krizi çözmeye yarayacak geniş kapsamlı bir temel sunan "İlişki Üzerine", Krishnamurti'nin başka insanlar, toplum ve yaşamın kendisiyle bireyin ilişkisi hakkında en temel öğretilerini içermektedir. Bu ünlü öğretmen, kişisel krizleri ve ilişkileri ele alma biçimimizin bizleri herkesin sorunlarıyla ilişkilendirdiğini ve bunun daha geniş ve daha evrensel bir anlam içerdiğini açıkça ortaya koyuyor. Örneğin bizler, aile içinde ve başkalarına karşı gerçekten gerçekten saygı duymak gerektiğini anlamadan savaşma nedenlerini ortadan kaldırma süreci başlayamaz.

herşey çok iç içe.ayıklamak zor.
iyillik kötülük samimiyet sahtekarlık dürüstlük.

Acık bir kitapsın, öyle olma diyor, yakınlarım beni anlayamadıgım cevreden korumak için..
İçimden gelen seste, buna karsı cıkıyor. Acık kitap sevenler gelsin..
Sayfalarım ve chapterlarım bol..

Güzel ve iletişim tirckleri ile dolu bir konusma mı iyi.
Yoksa sert ama gercek duyguların içinde oldugu bir konusma mı?
Sorma nedenim, cevabını bilmediğim için değil..
Tarzım böyle..
Sorarak..
İçimdeki dinamik beni böyle düşündürtmekte..


Bir insana sana bir abukluk yapıyor, o an zınk anı dondır..
Nedeni : onun içinde olan bir kimyasall tepkimedir..o sırada sende kimi neyi görüyor bilinmiyordur..hele k, sen onun hayatında yeniysen, kesinlikle olay senle ilgili değildir..orda olman nedenidir..
Herkesi oldugu gibi kabul etmen sana oldugun gii olma ve kabul edilme hakkını vermiyor..
unutma etrafındaki herkes geçmiş yasantıları ve korkuları ve filtereleri ile sna bakıyor..sana bakmıyor da denebilir, aslında..

kişisel alma, klişesi klişe olsa da , azcık dogru..


İnziva hayat değil.
Hayat düşünene hissedene zor..
Kalbim hep kırık, sonra hemen düzeliyorum..
Hafızam negatiflikleri hatırlamak konusunda zayıf..
Aynysa etraf neden şu sıra oppositeler var..

75 kişide 2
Bazen 10 kişi de hiç..

Oranlar bu sekilde, köşeli olmanın matematiği..

Pazartesi, Haziran 15

Sevmek bir tepki değildir..

Allahtan okudugum filozoflar var. Bir krisnamurti olmasa, schopenheur olmasa ne yapardım?
Öyle tecrübeler yasıyorum ki ,eve gelip kitapları koklayıp, arasında uyumak istiyorum.Ben bugece 58.ci sayfada uyuyup, muhtac oldugum şefkat ve sevgiyle uyuyacağım, deliksiz..

Yaşamayım diye bir tecrübeden kacarken, direk baskasına tutuldum. Hayat garip bir oyun, final destinasyona giden ekadar, ugraman gereken istasyonlar önceden belirli sanki, sen yolunu değiştirsen bile, figuran farklılaşsa da deneyim değişmiyor..Deneyimi ya laıp hazmediyorsun, ya algılamayıp yanından geciyorsun ve hooop, gene aynı konu kucagında..

Bu sefer bende sasırdım.
Değişik gelişti.
Zekice mi, etiketlemek için henüz erken.. ( bu satırları cata cuta yazarkeni kendimi, iblkentde sınav esnasında buldum, direk gelirdi bana ve yazardım, yandakiler kıl olurdu, o kadar yazacak ne buldun diye, ordan diğer bir kare, alerji doktoru bekliyorum, gne yazıyorum , etrafı, sonra, uygarı bekliyorum, Levent’teki ev mutfak, gene yazıyorum, aşkımı yaşadım şimdi de yazıyorum, yazıyorum..)
Aç parantez, kapa parantez şeklinde yaşıyorum. Bir yaşadıgım o an ve insalar, bir de o anın çağırısımlarının oldugu CPU’da işleyen kısım.. Bazen daha kalabalık oluyoruz, o anı yasarken..Sadece o anı yasadıgım anlar olmuyor mu, oluyor, çok değil, o sıradai işte zaman mevhumu gidiyor, çizgi filmlerde olur ya, saat hızlıca döner, fıırrrt..
Geçmiş zaman, henüz şimdiyken..

Deneyimde güme gitti.
Yazıya geçmedi.

Deneyimden geriye bana Ajda 45liği kaldı..
Kendime, bir deneyimi daha başarı ile atlattınız, deneyim hatırası, hediye plak aldım, second hand, yaşanmışlığa ayrı sevgim var.
Şarkının adının resmi aklımda, face to face vari bir İngilizce cevirisi var, tete – a tete..latincesi, peki ya fransızcası..?? o kısım flu!

Varlar, varım.

Konu: Teşekkür.
Kimden: ÖÖ
Kime: GT
Ders: Matematik
Öreetmenimiz :Otomatik
İşin sırrı :Olin'de


Bana amaçlarımı ve kendimi hatırlatan GT'ye buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
Bazı insanlar gerçekten varlar.
Ben bu insanlarla varım.
Onlar yokken yokum.
Anlaşıldıgın görüldüğün sürece varsın.
Bkz: Ölüler, onlar da var, görebiliyor muyuz?

olan hayırlıdır..

Herkes gibi
Olmayan hayaller peşinde
Yalnızım
Kelimeler acıtır canımızı
Bilmeden
El yordamıyla koşarken
Dinle artık duymuyoruz
Yalama hayaller
Sonunda
Dünya aslında
Yanıbaşımızda

Cuma, Haziran 12

kendime not..

11 haziran not almak istediğim bir tarih...
önümüzdeki ay, 11 inde hatırlamak için..

not.

ruhlariniz icin rahat olan “isik hizinda” yasamaya calisiyorsunuz, ama hatirlayin ki Kutsal Birlik Beden ve Ruh arasinda bir iliskidir ve beden Birlik icinde esit olarak mutlu hissetmelidir. Bedenin hizi daha yavastir. Beden rahat olmak icin, deneyimlemek, degerlendirmek, ayirt etmek ve ayirim yapmak icin zamana gereksinim duyar.

Pazartesi, Haziran 8

öz'den gelen iki paragraf; bir hissetmemi sağladı!

Birincisi:

Tiyatro isini mutlaka yapmaliyiz.
Sonbahar kesin baslayacagim. İlgili işareti uçakta almışız..
Stüdyo oyuncuları.

Ikincisi:

Bedenini demirle! Yani yasantini yavaslat. Ben bunu 2009 a girdigimizden bu yana hissediyorum zaten. Bedenini dinle onun rahatini oncele, yorma cunku enerji duzeyinde onemli olaylar var. Senin boyle duragan bir ise girmen de bununla ilgili olabilir. Sen de dusuncelerini yani zihnini yavaslatip biraz bedenine oncelik vermelisin. Yani kendini simartacak sekilde, yemekler ye, uzun banyolar yap, dogayi ve mevsimi fark et, derin nefesler alarak yuruyus yap..

üçüncüsü de benden..

I believe in unity..

1996-2009

Sene 1996, cevirinin asla orjinal gibi olmayacagına, yazan kişinin kendi birikimlerini kendi kültürürünü ve dilini alıp, baska bir dile cevirmenin anlamsız olduguna, özgün olamyacagına, ben
yaşamadıgım için, tam ifade edemeyeceğime inanmıştım. Benim için bir çeşit saygısızlık, ve yapılmışı, yaşanmışı anlatmaktı.karşı çıktım.
Sene 2009, kelimelerle oynamanın, onları yeni baştan başka bir dile çevirmenin insana büyük bir keyif vereceğini düşünüyorum. Din, dil, ırk bagımsız yasananların aynı oldugunu, belli başlı dört konunun olduğunu biliyorum. Yaşadım çünkü. Geyiklerin en seviyelisinin kelimelerle oynamada.
Geleneksel reklam mobil digital.. özü nasıl aynıysa sadece insanlar kendilerini daha önemli göstermek için bilenler - bilmeyenler gibi ayırsa da, senin mobil tecrüben yok, senin web tecrüben yok, acıklamaları, aynı benim 1996’da çevirmenlik hakkında yaptıgım yorumlara benziyor. Canım yanıyor..Zararın neresinden döneceğime karar verirsem, kar mertebesi yakın .Seziyorum.
O zaman aynı hesaptan,

İngilizce rüya göremeyelim.
Fransızca acı çekemiyelim.
Gibi örnkeler çoğalabilir, ancak sıkıcı olacaktır.

Zaten sıkıldım!
Tüm bunlara bir özet, zekasına platonik aşk beslediğim adamdan,

'yapışsıcak bir temmuz günü,duşa kalka geçiyor zaman' F.Ş

mood swings

pazarıyla, pazartesisi, salısıyla, çarşambası aynı olan kişiler ne şanslı.
benim pazartesimle, salım farklı.

klişe herseyden cok sıkıldım..
Hep sıkılırdım, bugün daha da sıkıldım..

Sevmeli mi sevmemeli mi
Yoksa hiç beğenmemeli mi
Ama ben beğenmezsem,
Hiç konuşmam ki

güneşli bir günde güneşten uzak olmak istemiyorum.

aşk yok mu?
Gelsin.

Cuma, Haziran 5

öglen telefon konusmamızdan sonra aklıma gelenler..

etrafımızdaki bazı kişiler hep oldukları halde birden bold yazılmıs sekilde daha belirgin bir hale gelebiliyorlar, hayatın bu duruma gectiği anlarda düşündüğüm sey aslında,o anda kafanda ne varsa onun aynısını düşünenen kişiler ile bir araya geliyorsun..
düşüncelerin aynı kurgusunda devam ediyorsada başlayan şey devam ediyor..gercek de bu demek oluyor..
kalbindekilere göre de cekiyorsun..gönül çeken demeden edemicem..çelmekten iyidir.

Perşembe, Haziran 4

işleyen beyin konuşur..

Elvis

fiona apple
tanju okan

la laaa laaaaaa

She lives on love street
Lingers long on love street
She has a house and garden
I would like to see what happens
She has robes and she has monkeys
Lazy diamond studded flunkies
She has wisdom and knows what to do
She has me and she has you
She has wisdom and knows what to do
She has me and she has you
I see you live on love street
Theres this store where the creatures meet
I wonder what they do in there
Summer sunday and a year
I guess I like it fine, so far
She lives on love street
Lingers long on love street
She has a house and garden
I would like to see what happens
La, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la
La, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la, la

life is so strange when you are stranger..

laf sokanları soktukları laflar soksun..
serzenişte bulunurken orada takılı kalsınlar, serz ve eniş şeklindetam ortadan bölünsünler,bütünlükm hissini alamazsınlar gayri.
gayri burda tam oldu, ingilizce deki yet kelimesinin bazen tam olması gibi..
tam olmak..
herkesin hayali..
içimizdeki boşlukları kendimizle dolduralım.

reiki bileziği vardı baannemin,
hayatımda önemli bir yere gececeğini sezdiğim gördüğüm birinde de petit anahtarlıgı var..
hersey baglantılı.

edith piaf, beirut.
bebek
agac yıkılması
atm deki yerde yatan tek yagaını kaldırmış adam.

kırmızı sarap
gin tonik
ardıc rakısı bir sekilde..

4seasons.
dev kursun kalem.

aslan kova yengec.

Çarşamba, Haziran 3

Tarragon

Some traditional associations with Cancer:

Countries: Holland, Scotland, North and West Africa, New-Zealand, Paraguay, Algeria. Cities: Amsterdam, Manchester, Tokyo, New York, Istanbul, Stockholm, Milan, Venice, Genoa, Cadix, Alger, Tunis, Bern, Magdeburg.

Animals: crabs, animals with shells.

Food: milk, fishes, watery fruits and vegetables, turnips, white and red cabbages.

Herbs and aromatics: tarragon, verbena, saxifrage. tarragon, yok artık mertebesinde, tarhun!!!

Flowers and plants: geraniums, white roses and white flowers in general, water lilies, morning glory, bear's breeches, and lilies.

Trees: all trees full of sap.

Stones, Metals and Salts: pearls,

silver, lime and calcium phosphate.

Some traditional associations with Pisces: Countries: Portugal, Scandinavia, small Mediterranean islands, Gobi desert, Sahara. Cities: Jerusalem, Warsaw, Alexandria, Seville, Santiago de Compostela. Animals: fishes, aquatic mammals and all animals living in the water. Food: melons, cucumbers, lettuces, vegemite sugar, pumpkins. Herbs and aromatics: lemon, chicory, limes, mosses. Flowers and plants: water lilies, willows, aquatic plants. Trees: fig-trees, willows, aquatic trees. Stones, Metals and Salts: heliotropes, moonstone,birinde görüp, bayıldım be bu taş dediğimde aldıgım cevap.. platinum, tin, iron phosphate and potassium sulphate.

Kokma, korkutma..SEV!

Sabah telefonda iki laf ettim, bir link yolladım..
Düşüncelerimin MR'ı hemen cıktı..

Söylemediklerimin anlaşılması
gözlerimi parlatıyor, allaha inancımı sağlamlaştırıyor.
Mutlu ediyor.

Geçenlerde, korku ile ilgili döktürmüşken: MR sonucum çok başarılı..


Hepsi görüntüde..
Yeni bir aydinlanma oldu bende:
BU dunya korku uzerine kurulu. Hepimiz o kadar ilkeliz farkinda degiliz.Hayvanlarin dunyasindaki gibi.
Korkutarak ve korkarak yuruyor isler. O kadar basit.
Korkutan insanlar korkan insanlarla döndürüyor çarkı.
Biz korkmuyoruz, onun icin uymuyoruz. Korkutmuyoruz onun icin egemen olmuyoruz.
Bizim sorunumuz bu.
Ne zaman korku iktidari duser yerine sevgi gecer iste o zaman bizim donemimiz baslar.
Korkuyu yenmenin en guzel yolu da sadece korkmamak...
simdilik yapabilecegimiz tek sey bu.

Salı, Haziran 2

Elçiye zeval olmaz!!

Bencilliğin (egoism) karşıtanlamlısı olan ve “özgecilik, elcilik” olarak da bilinen diğerkâmlık (altruism),tanımlarından da anlaşılabileceği gibi, “kendi gelişim gereksinimlerini bir kenara itip yalnızca başkalarının çıkarlarını sağlamaya çalışma” anlamında değil, başkalarını da kendisi kadar düşünme, başkalarını da kendisi kadar sevme ya da başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme anlamında kullanılır.

different.

özge :Başka

Örnek:
Güzel sever diye isnat ederler / Benim haktan özge sevdiğim mi var? Karacaoğlan
Leyla bir özge can'dır.

Other. another. different. uncommon.

Herşey çok açık..Herkes adı gibi..

Özgeci olma durumu, diğerkâmlık.

1-Çıkar gözetmeksizin başkalarının iyiliği için özveride bulunmayı bir ilke olarak benimseyen ahlâk tutum ve görüşü.
2- Her kişinin asıl yükümlülüğünün, kendisini başkalarına, topluma adamak olduğu düşüncesine dayanan ve A. Comte ile Spencer'in temelini attıkları ahlâk görüşü;
3 -Altruism.

bakış açım, bakış aşım..

Kimseden bir beklentim yok sadece eşit hak ve adalet içinde olunsun, uyum ve huzuru bozacak davranışlar sergilenmesin, herkes kendi görevini bilsin istiyorum. Saygılı olsun istiyorum.
Korkmasın, becilleşme sınırını aşmasın,
İletişim kursun,
Anlatsın,
Anlaşılmak için beklemesin..
Duygularını paylaşsın, duygu sömrülmesin, duygular semirsin...

İş ve aşk bakış açım bu.

Takışmak, bozuşmak istemiyorsanız benimle bugün dikkatli davranın.

En azından bugün herkesi olduğu gibi kabul etsem daha az üzülebilirim.

Pazartesi, Haziran 1

yaparım..huyumdur..

It could be that you are being overly sensitive about a given situation, and thereby making up scenarios that don't even exist.