Cuma, Kasım 9

yazmak ne güzel! sweet november! cosmic november, ı love november!

Pazartesi, Ağustos 27

Tel Sarar Özge Tel Sarar!!

Tel bulamassa ne sarar, facebook'a sarar, koltuğa sarar, saraba sarar, yanlış başlattığı olacakken oldurmadığı ilişkilere sarar sonra , allahtan hava ondan yanadır, ve kapanır, işte o anda, neşe dolar, delice mutlu olur. Camdan gördüğü sallanan yapraklara ve yüzüne çarpan esintiye kapılıp, keske its up to you NY NYYYYork vari bir his veren, aynı tonda bir İstanbul sarkısı olsa..O derece melankolik, hem de umut dolu diye düşünür, aşığım İstanbul'a, hemen oldu, daha tanımadan..Tanımak istemek, herseye ragmen hep kalmak istemek ve sadece iyi yanlarını görmeye programlanmak kendiliğinden..

I did it my way , dedim hep, şimdi şuanki aklım ve şartlarımla eski kararlarımı deşmek neden?
No regrets..

Canım dustan cıkmak, üstümde bornozla, elimde sarap,yanında sadece üzüm ve elma, rumelhisarıvari bir yerden, önce bahce ve ağaçlar arkasından da boğazı gören bir evin yerlere kadar olan camından, şu anki salonumdaki leopar koltugumda oturup, sadece durmak ve içmek istiyor ve kapu calsın,i gidip açıyım , ve kim gelsin...Fly me to...

In other words hold my hand, fill my heart with song..

Cuma, Ağustos 24

Writer's Block!

Oldum galiba, daha çiçeği burnunda bir bloggerken, yazamaz oldum.

Sıcaklardan mı, hızlı düşünen kafamın iflas edip düşünemez olmasından mı, iş arayaşımdan mı bilinmez.. Yazamaz oldum.

Her zaman yazıyorum aslında, kafamın içinde, ne demiş Ferhan Şensoy,
esas yazar herzaman her an kafasının içinde yazar zaten demiş.
Hangi kitabında demişti hatırlayamadım.
Dedi ama biliyorum, vallahi dedi, billahi dedi!!

Antep'te yaşarken, Ferhan Şensoy "Ferhangi Şeyler" ile Antep'e gelmişti, izlemeye gittim,
bir şekilde oyunun sonunda , soru cevap gibi bir durum oluştu, geçmiş zaman tam hatırlamıyorum, bende "İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You" kitabında merak ettiğim bir konu hakkında soru sordum, Mustafa diye bir karakter vardı onunla ilgiliydi galiba, o da bana ,sana ne !!! bilmenizi istesem yazardım şeklinde cevap vermişti. Ne güzel yaşasın dedim! bende.

Bu da böyle bir anım orda olmak vardı tabii burda yazıda ne kadar komik oldu bilemedim. Yazmak ne güzel bir his, yazıklarının ekranda görünmesine ve verdana yazı karakterine bayılıyorum. İnsanlarda da sağlam karaktere bayılıyorum, özü ,sözü bir, kısa net anlamlı insanları severim, kendi olabilen, direk tiplere ise bayılırım! Şu hayatta kendimiz dışında biri olma ihtimalimiz ne kadar zor olsa da buna kasan cok kişi var, neyse onları da anlamak lazım, kimbilir her gece yatınca ne iç sıkıntısı ve daralma hissi geliyordur o tipte kişilere, ne de olsa herkes aslında kendi gerçeğinin o kadar farkında ki..

Keyifli gidiyor Cuma günüm, iyi hissediyorum, ruhen ve bedenen..

Salı, Ağustos 21

Love..

"If you love somebody, Set him free… If he comes back, he has brand loyalty If he doesn’t, reposition the brand in new markets."

Cumartesi, Ağustos 18

Annem ve Babam!

Çok doğru bir bir karışım olduğumu düşünmeye başladım. Bir cesit melezim. Annem ve babam birbirinden o kadar farklı ki, istedikleri kadar aynı milliyetten olsunlar. Annem beni dogurmus babam da su hayatta olana bitene karsı ne sekilde davramam gerektiğini bir sekilde anlatmıs. Aslında hayatta birşeyin olup bitmediğini hayatın ta kendisinin bu olduğunu..Olan birten birşey ok, hayat bu..Hayatın getirdiklerini tölere etmeyen annem bir yana babam herseyin insanlar için oldugunu anlatmıs bana duruşuyla..Bunu böyle kabul etmeyen annemi babam bu farktan dolayı mı sevmiş, belki de babam. Annemde, babamdaki hayatı-bilme-anlamayı mı sevmiş? Sevmek, aradan geçen kaç yıldan sonra söylenir? Sevmek ve uzak durabilmek? Bunların cevaplarını bilmek istiyorum.

Pazartesi, Ağustos 13

Notting Hill

Ne var ne yok?
Notting Hill!

Pazar, Ağustos 12

Hayat İnsana Tekrar Tekrar Komik Oyunlar Oynuyor!

Geçmişle olan çekişmemiz ne kadar haklı bir çekişme de olsa bizi ileriye götürmez. Hayatta unutulmaları tamamen normal ve sağlıklı olan bazı yaralar var. Bunları unuttuk, düşünmüyoruz bile diyelim, kesinlikle saklamıyoruz. Tamamen vedalaşıyoruz, bize yük olan enerjimizi tüketen maddi olmayan meselelerin atılması gerekiyor. Ve nihayet, neşeli bir yeni başlangıç ruh halinin oluşturulması gerekiyor.

Peki ya şimdi? Yavaş ol!
Bedeniniz varış halinde ruhunuz hala yolda olsun..
Aşırı yüksek hız, gözden kaçırma ile sonuçlanabilir. Belki de kendi hızımızı ve buna bağlantılı gözden kaçırma deneyimlerimizi incelemek isteyebiliriz.

Kime mi diyorum, kendime!

Kasım ayına kadar vaktim bol, Kasım'da aşık olmak, "sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum" diyeceğim birini istiyorum. Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var, bağımlı ilişkilerinden değil, bağlı, sıkı ancak özgür bir sevgi arzusundayım.

Onun kendi hayatı, benim kendi hayatım ve ikimizin ortak hayatı..